‘Yaşasın anadilleri, yaşasın kadınlar!’

0
374

-Anadili Kadınları’nı geçen yıl yine mart sayımızda tanıtmıştık. Sonrasındaki zaman dilimi, kadın dayanışmasına katkısı ve grubun hedefleri açısından nasıl geçti? 

-Anadili Kadınları olarak bir çalıştay düzenlemek amacıyla bir araya gelen kadınlar, birbirini tanımaya yönelik geçirilen bir sürecin sonunda faaliyetlerini kurumsal kimlik barındırmayan bir oluşum olarak sürdürmeye karar verdi. Toplumsal cinsiyet rollerinden arınmış, eşitlikçi ve özgürlükçü bir bakışla kadının anadili mücadelesinde varlığını göstermek, azınlık/baskı altındaki dil grubundan kadınların ortak sorunlarını ve mücadele yollarını tartışmak gibi daha pratik bir ihtiyacın sonunda bu kararı aldık. Bu oluşumla, farklı anadillerinin deneyim paylaşımını, ortak konularda işbirliği geliştirmeyi, kadın ve anadiline özel günlerde sesimizi yükseltmeyi ve dayanışmayı hedefledik.  

 Evet biz, birbirinden farklı kültürel gruplardan gelen kadınlar olarak öyle bir enerji yakaladık ki 21 Şubat Dünya Anadili Günü, 8 Mart Kadınlar Günü ve 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele günü gibi özel gündemlerde yürüttüğümüz kampanyalarda ve kendi içimizde deneyim paylaşımına yönelik atölye çalışmaları gibi farklı alanlarda birlikte birçok şey üretmeye başladık. Böylesi gruplarda özel gündemde yoğunlaşmayla zaman zaman enerjimiz yükselse ve bazen düşse de yeniden toparlanma ve birlikte söz üretme potansiyeli yüksek bir oluşumuz.  

Son bir yıl özelinde baktığımızda pandemiye rağmen birçok çalışmaya imza attık. 21 Şubat-8 Mart 2021 döneminde çoğul dillerimizden şarkılarımızla çalma listesi oluşturarak her gün bir paylaşımda bulunduk, dillerimizin sesini yükselttik. 8 Mart için çok dilli döviz ve pankartlar hazırlayarak 6 Mart’ta ilk defa Anadili Kadınları olarak kendi pankartımızın arkasında Kadıköy mitingine katıldık. Yine çoğul dillerimizde hazırladığımız kartlar ve bildirimizle sosyal medya kampanyası yürüttük.  

Yayımladığımız bildiride, “Aynılaşmayı estetik diye dayatanlara bütünlüğün içinde farklı olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Hayatlarımız, tercihlerimiz, dillerimiz, bedenlerimiz kimliğimizdir. Biz Anadili Kadınları ne bir kadın ne bir dil eksilmemek için mücadele ediyoruz” diye seslendik. 21 Mart’ta Newroz Bayramı için çok dilli bir çocuk hikâyesi anlattığımız animasyon (stop-motion) filmimizi yayımladık.  

Bu dönem grup içi çalışmalarda dört atölye düzenleyerek karşılıklı deneyim paylaşımında bulunduk: “Doğa, kadın ve dil”, “15 Mayıs Kürt Dil Bayramı”, “Toplumsal cinsiyet bağlamında dil” ve “Egemen dil karşısındaki deneyimlerimiz”. Ayrıca 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında, “Konuşma Zamanı: Kenti Kadın+’ların Sözü ve Sanatıyla Donatmak” başlığıyla gerçekleştirilen billboard aksiyonu, sanal sergi ve kitap çalışması için Anadili Kadınları olarak çeviri desteği sunduk. 

Bu yönüyle bakınca bir arada olduğumuz, çokça tartıştığımız, fikir alışverişinde olduğumuz, paylaştığımız bir yılı geride bıraktık diyebiliriz. Şimdilerde de 21 Şubat Dünya Anadili Günü nedeniyle ayrı bir heyecan içindeyiz. “Anadilleriyle Yaşayan Kadınlar” ismiyle çevrimiçi bir söyleşi ve sosyal medya kampanyasına hazırlanıyoruz.  

Bu vesileyle herkesin Dünya Anadili Günü’nü kutluyoruz. Yaşasın anadilleri, yaşasın kadınlar! 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here