‘İktidarın yasağı varsa üniversitelinin alternatif festivali var!’

0
173
Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada ve basında “Yasaklar Varsa Her Sokakta Festival Var” diyen gençlerin sokak etkinlikleri yer aldı. Renkli görüntülerin arasında bizim için en dikkat çekici olan Çerkes müzikleri ile kendi başına dans eden gencimiz oldu. Festivallerde daha çok halay çekilmesine, belki horon tepilmesine alışkın olanlar için değişik ve güzel, bizim için ise çok özel bir durumdu. Bu görüntülerin kahramanı olan Merve Altıntaş’ı tanımak ve festival yapmaya çalışan gençlerin ne istediklerini ondan dinlemek istedik.

-Merhaba, çoğumuz sizi sosyal medyada, Kadıköy’de Alternatif Üniversiteli Festivali yapmak isteyen öğrencilerin arasındaki güzel dansınızla tanıdık. Kulaklarımıza çarpan akordeon sesini ve oyunlarımızın ritmini ayırt etmemek mümkün değildi. Söyleşi önerimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Siz bize kendinizi nasıl tanıtırsınız? 

-Merhabalar, öncelikle güzel sözleriniz için teşekkür ederim. Ben Merve Altıntaş. Abazayım. Şu an Boğaziçi Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı bölümü 2. sınıfta okuyorum. 

  

-Alternatif Üniversiteli Festivali yapmaya neden ihtiyaç duydunuz? 

-Böyle bir festival yapmaya ihtiyaç duyduk çünkü gençler olarak sosyalleşme alanlarımız oldukça daraldı.  

Türlü ekonomik sıkıntılarla okumaya çalıştığımız üniversitelerimizde derslerden başımızı kaldırdığımızda görüyorduk ki gönlümüzce eğlenebileceğimiz, bize hitap eden hiçbir festival yoktu.  

Var olan festivaller iptal ediliyor, sanatçılara keyfi ve ahlakçı tutumlarla konser yasakları koyuluyor. Bir şekilde gerçekleştirilen festivaller de ya AKP’nin ‘makbul eğlence’ anlayışını dayatıyor ya da biletleri sermaye dostu-öğrenci düşmanı fiyatlarla satılıyordu.  

Biz de kendi festivalimizi kendimiz yaratmak ve yasaksız festivalimizde arkadaşlarımızla hep beraber eğlenmek istedik. Bu yüzden “İktidarın yasağı varsa üniversitelinin Alternatif Üniversiteli Festivali var!” şiarıyla başladık festivalimizi organize etmeye. 

  

-Festivalde istediğiniz müziği çalabilir ya da istediğiniz dansı yapabilirdiniz, neden bizim oyunlar? 

-Aslında planımız tam da herkesin istediği dansı yapabileceği bir formattı. Dansın yanında voleybol maçı, takı ve seramik atölyesi, müzik dinletisi gibi birbirinden güzel etkinlikler programımızdaydı.  

Tüm bu etkinlikler için de hem alanı müsait olan hem de tüm arkadaşlarımız için ulaşımı kolay olan Moda sahilini seçmiştik. Bu etkinlik talebimiz İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildi. Festivalin gerçekleşeceği 11 Haziran sabahı ise üniversitelilerin kendi festivallerini düzenleyerek eğlenecekleri haberini alan emniyet güçlerinin Moda sahilinde bizden önce konuşlandığını gördük.  

Ne belediyenin önümüze koyduğu engeller ne de polis ablukaları bize engel olabilirdi. Biz de festivalimizi Kadıköy sokaklarına taşımaya karar verdik. Haliyle etkinliklerimizin sayısını azaltmamız ve formunu değiştirmemiz gerekti.  

Benim yürütücülüğünü yapmayı planladığım Kafkas dans atölyesi ise festivalimizin yasaklanıp ablukaya alınmamızla beraber solo yaptığım bir dansa dönüştü. Yani amaçladığımız şey bir dansı, bir el becerisini bilen birinin diğer arkadaşlara göstermesiyle dayanışmamızı büyüttüğümüz bir festivaldi fakat önüne barikat çekilen festivalimizde de şarkı söyleme, dans etme ısrarımızı sürdürdük. Yani dayanışmamızdan ve festivalimizden vazgeçmedik. 

-Festival günü tesadüfen Kadıköy’deydim, yoğun güvenlik önlemleri alınmıştı. Sonrasında neler olduğuna ilişkin sosyal medya görüntüleri var. Siz neler anlatmak istersiniz? 

-Sosyal medya görüntülerinde de görüldüğü gibi festivalimizi yapma ısrarımız üzerine her birimiz ters kelepçeyle gözaltına alındık. Gözaltı aracında da ağır şiddet gören arkadaşlarım vardı. Etraftaki insanlar da bu ablukaya ve gözaltına oldukça tepkiliydi. Biz alınırken onların da alandan uzaklaştırılmaya çalışıldığını görmüştük. 

  

-Kendinizi kadın, genç, öğrenci, Çerkes, Abaza kimliklerinizle ifade edebiliyor olmak sizce önemli mi, neden? 

-Her bir kimliğim benim için oldukça değerli. Çünkü her birinin taşıdığı farklı farklı anlamlar var hayatımda.  

Bu kimlikler bazen istemsizce kesişiyor. Örneğin üniversitelerimizdeki kayyımlara ve ahlakçı kararlarına karşı verdiğimiz mücadelede hem üniversiteli hem feminist kimliğim önemli yer arz ediyor. Bazen de farklı kimliklerimi kendim birleştiriyorum. Yasaklara karşı düzenlediğimiz festivalde dans ederken olduğu gibi… 

  

-Bu yaşananlar size ne düşündürdü? 

-Bu yaşananlar beni maalesef şaşırtmadı. Bizler iktidarın festival yasaklarına, ahlakçı tutumlarına karşı bu festivali gerçekleştirmek istemiştik.  

Yıldırma politikalarından birinin de baskı, şiddet, gözaltı olduğunu çok iyi biliyoruz. Ancak yasak koymak isteyenler de bilmeliler ki hiçbir zaman yılmıyoruz. Festivalimizi abluka altında da olsa gerçekleştirdik. Daha çok arkadaşımıza ulaşacağımız, daha çok dans edeceğimiz, yasaksız festivallerimizi de yine hep beraber yapacağız. 

  

-Mücadeleye devam mı? 

-Her şartta, her zaman. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here