Afet için Feminist Dayanışma Grubu ve MOR TIR: Geleceğimiz çocuklar

0
752
-Dr. Ergün Özgür Liy*

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş’ın Pazarcık (7.7 büyüklüğünde, saat: 04.17) ve Elbistan’ın (7.6 büyüklüğünde, saat: 13.24) ilçeleri ile Gaziantep’te (6.5 ve 6.4) meydana gelen dört deprem ve binlerce artçı sarsıntı Türkiye’de 11 il [Gaziantep, Maraş, Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya ve Hatay] ile sonradan afet bölgesi kabul edilen Elazığ’ı, Suriye’de ise İdlib, Halep, Hama, Lazkiye ve Tartus’u etkiledi. Bunlar yetmemiş gibi 20 Şubat’ta Hatay’ın Defne ve Samandağı ilçelerinde iki deprem (6.4 büyüklüğünde, saat: 20.04; 5.8 büyüklüğünde, saat: 20.07) daha meydana geldi. Birleşmiş Milletler Mülteci Örgütü’ne göre depremler 1.7 milyonu geçici koruma altındaki mülteciler olmak üzere Türkiye’de yaklaşık 15 milyon (13.5 milyon Türkiye vatandaşı) ve Suriye’de ise 5.3 milyon bireyin hayatını altüst etti.(1) (2)

Bu yazıyı bitirmek üzereyken pek çok enkaza iş makineleri girmiş ve arama kurtarma çalışmaları sonlandırılmak üzereydi. Akrabalarına, sevdiklerine, komşu veya tanıdıklarına kavuşamayan binlerce insan, acaba onlara tek parça halinde ulaşıp cenazelerini kaldırabilir miyiz umuduyla hâlâ bekliyordu. Bugün itibariyle Türkiye’de ölen sayısı 41 bin 20 kişi, bunların 6.700 kişisi Suriyeli mülteciler (sığınmacılar). Suriye’deki kayıtlar ise tam olarak bilinmese de yaklaşık bu sayıya yakın, ancak hem Türkiye hem de Suriye’de bu sayıların 2-3 katına çıkması öngörülüyor.(3) Canlı kurtarılan insan sayısı ise 11 Şubat’ta AFAD tarafından 80 bin 88 kişi olarak açıklandı. 7. gün sonrasında nadir kurtarma haberleri basında yer aldı.(4)

Bu depremler sadece afet bölgesinde değil, Türkiye’nin pek çok yerinde deprem yönetmelikleri dikkate alınmadan binalar yapıldığının kanıtı. Deprem bölgesinde eski binaların yanı sıra yepyeni ve çok katlı sitelerin tamamen yıkılması denetimin de kuralına uygun yapılmadığını gösteriyor. Diğer taraftan en çok hasar olan illerden Hatay’ın Erzin ilçesinde tek bir can kaybı ve yaralı olmadığı belirlendi. Erzin de 1999 depreminde hiçbir kayıp vermeyen İzmit’in Tavşancıl ilçesi gibi narin bir çiçek olarak yerinde duruyor. Bu iki örnek ilçenin yetkililerinin demeçleri göz önüne alındığında, deprem yönetmeliğine uygun ve denetimli inşaatlar yapıldığında, şiddeti ne olursa olsun insan hayatının kurtulabileceği anlaşılıyor.(5)

Rant edinme amacıyla Türkiye’nin her yerinde mevcut yönetmeliklere aykırı binaların yapılması, denetimlerin yetersizliği, çevrede insanların sığınacağı boş veya yeşil alanların yok edilmesi, hâlâ canlı olasılığı varken enkaz kaldırma çalışmalarının başlatılması daha çok insanın kurtarılmasına engel oldu. Enkaz kaldırma çalışmalarının çok erken başlatılması yabancı arama kurtarma ekiplerinin protestolarına da neden oldu. Örneğin İspanyol ekipten bir görevli “Enkaza iş makinesiyle girmek ölüm demek ve biz buna alet olmak istemiyoruz” diyordu. Benzer bir tepki ise Slovak ekipten geldi.(6)

Depremin çok geniş bir alana yayılması, bölgede seçilmiş görevlilerin yerine kayyımların atanması, acil deprem müdahalesi yapabilecek AFAD, asker ve polis vb. gibi kurumların bölgelerde derhal harekete geçirilmemesi, yurtdışından yardıma koşan arama kurtarma ekiplerinin kısa sürede koordine edilmemesi, binalara müdahale edip insanlara ulaşacak resmi AFAD görevli sayısının azlığı (AFAD Başkanı’na göre 13 bin civarında (7) ) ve görevliler gelse bile ekipman eksikliği, yardım için yola çıkan gönüllülerin engellerle karşılaşması, hatta ırkçı söylemlerle onlara saldırılması, yaptıkları gönüllü işlere müdahale edilmesi ve daha pek çok neden ilk 72 saatte kurtarılabilecek insan sayısını azalttı.

OHAL, kayyım, engellemeler…

Depremin en çok etkilendiği 10 ilde 9 Şubat 2023’te olağanüstü hal ilan edilmesi kamu kurumlarının, AFAD ve valilikler, müdahalelerini artırdı, örneğin HDP yardımlarının koordinasyonun yapıldığı Hasankoca Köyü’ndeki Cemevi’ne Pazarcık Kaymakamı’nın kayyım atayarak yardımların koordinasyonun artık AFAD görevlilerince yapılacağına karar verilmesi, sivil toplumuyla barışık olmayan devletin uygulamalarının örneklerinden. Halbuki bu merkez AFAD’ın ulaşamadığı köylere yardım götürüyordu.(8)

Yakınları enkaz altında olan insanlar, güçleri yettiğince ellerinde ne varsa enkazları kazmaya, diğer taraftan da yakınlarının olduğu binalara donanımlı arama kurtarma ekiplerinin yetişmesi için seslerini duyurmaya çalışırken en çok yararlandıkları sosyal medya aracı Twitter’a erişim engellenerek, onların yardım çağrılarının sesi kısıldı. Tepkiler dolayısıyla 9 Şubat’ta Twitter tekrar erişime açıldı.(9)

Burada depremin 2. gününden beri takip ettiğim iki olaydan kısaca bahsetmek istiyorum. İlki, milli basketbolcu Nilay Aydoğan’ın babaannesini ziyaret için gittiği Malatya’da yakalandığı depremde ne kendisi ne de babaannesi kurtulabildi. Ünlü Hakimbey Apartmanı depremde tuzla buz oldu. Apartmana Nilay Aydoğan’ın ağabeyinin yayımladığı videoların paylaşılması sayesinde, ancak 3. günde, önce gönüllüler iki hiltiyle, daha sonra Çinli arama kurtarma ekibi yetişebildi. Koskoca apartmandan çok az kişi sağ çıkarılabildi(10). Bir diğeri, voleybol karşılaşması için Adıyaman’a gidip İsias Otel’de kalan Kıbrıs Mağusa Türk Maarif Koleji voleybol takımlarından hiç kimse sağ kurtulamadı. 11-14 yaşında 25 ortaokul öğrencisi ile 10 yetişkin hayatını kaybetti. Kafileden sadece 1 müdür yardımcısı ile 3 veli kurtulabildi. Aynı otelde kalan 30 rehber de hayatını kaybetti. Otelin 4 görevlisi kaçmaya çalışırken yakalanıp gözaltına alındı, soruşturmaları başlatılacak.(11)

Mülteciler, göçmenler, kadınlar, LGBTİ+’lar ve çocuklar

Bianet’ten Burcu Karakaş ve Evrim Kepenek’in Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) referanslı haberlerinde deprem bölgesindeki 4 milyona yakın üreme çağındaki kadından 214 bininin hamile ve 24 bine yakınının ise yakın bir dönemde doğum yapabileceği aktarılmış. 18 Şubat’ta Sağlık Bakanı Fahrettin Koca depremden sonra bölgede 6.447 bebeğin dünyaya geldiğini açıkladı.(12)

Diğer taraftan, bölgede deprem yönetmeliğine uygun yapılmamış hastanelerin çökmesi ve görevlilerinin de hayatını kaybetmesi ya da yaralanması nedeniyle bu kadınlara ve yaralılara uygun olmayan yerlerde müdahale yapılması gerektiği aktarılıyor. Örneğin, 20 Şubat’ta Açık Radyo’ya konuk olan yazar Çiğdem Toker, tarihçesi 1968’e dayanan ve 2012 yılında depreme dayanıklı olmadığı belirlenen İskenderun Devlet Hastanesi binasını -kendi web sitesindeki raporda yayımlanmasına rağmen- 11 yıldır devletin neden güçlendirmediğini sorgulayarak depremden sonra orada 70 kişinin hayatını kaybettiğini belirtiyor. Ayrıca aynı devletin 18 dev şehir hastanesi yaparken hiçbir masraftan kaçmadığını da vurguluyor.(13)

Depremden sonra kadın görevlilerle yaptığı röportajlarda Karakaş, “kadın görevli sayısının az olması nedeniyle kadınların ihtiyaçlarını rahatça dile getiremediğini ve sorunlar yaşandıklarının”, kadınların acil ihtiyaçlarının hemen karşılanması gerektiğinin altını çiziyor.(14) Kepenek ise Eşitlik için Kadın Girişimi’nden Özgül Kaptan ile gelen malzemelerin tasnifi sırasında yaptığı röportajda “Bak bundan da kadınlar için bir şey çıkmadı, öyle olsaydı kadınlar için daha çok destekleyici ürün çıkardı, kadınlar ve LGBTİ+’lar unutulmazdı” diyerek bölgedeki “Kadın Koalisyonu, Mor Dayanışma, Mor Çatı, Kadın Savunması, LGBT+ Dayanışma”nın çalışmalarının kadınlar ve lubunyalar için önemini vurguluyor.(15)

Mor Dayanışma, Samandağ’da kendi elleriyle kurdukları Kadın Dayanışma Çadırı’nda(16) kadınların ihtiyaçlarına uygun malzemeler toplayıp gönüllülerce dağıtırken Cemevi benzeri kayyım atanmasını kabul etmedikleri için çadırlarını kaldırmak zorunda kaldılar. Halbuki depremin ilk gününden beri, tuvalet bile olmayan yerlerde kadınların tuvalete gitmek veya pedlerini değiştirmek için karanlığı beklemek zorunda kaldıkları sahadaki bu gönüllüler tarafından dile getiriliyor, onlara destek vererek, seslerini duyurmaya çalışarak ihtiyaçlarının bir an önce karşılanabilmesi için gayret gösteriyorlardı.

Bu ve benzeri pek çok nedenle hayatta kalanlar arasında özel ihtiyaçları dikkate alınarak desteğin ön plana çıkarılması gereken gruplar, yıllardır devam eden savaş nedeniyle çok kez yerlerinden edilmiş mülteciler, göçmenler, kadınlar, LGBTİ+’lar ve tabii ki çocuklar. Bu durum erkeklerin depremden zarar görmediği anlamına gelmiyor, hatta afet bölgesinde arama kurtarma çalışmalarına katılanları çoğunluğu erkek. Bu durum Türkiye ve Ortadoğu coğrafyalarında ve özellikle kırsal kesimlerde, kadınlar yetiştirilirken onlara kendilerini koruma, tırmanma ve vücutlarını güçlendirmenin öğretilmesi yerine, başta aileleri olmak üzere çevresindekilere bakma, çocuklarını koruma ve kollama ya da hizmet etme öğretiliyor. Bu durum, kendilerini korumak yerine başkalarını korumaya çalışarak afet zamanlarında daha çok zarar görmelerine neden oluyor. Kendisi de arama kurtarma gönüllüsü olan inşaat mühendisi Özge Ozan, Kepenek’e verdiği röportajda “Enkazlarda kadınların cansız bedenlerini çocuk odalarında bulduk, önce çocukları kurtarmaya yönelmişlerdi” diyor.(17) Bu nedenle uçaklar kalkarken yapılan güvenlik açıklamalarında “Acil durumlarda önce kendi maskenizi takın, sonra başkalarının, örneğin çocukların maskesini takın” talimatı veriliyor.

Deprem olmasa bile ülkemizde her gün bir kadın genellikle eski veya sonradan edindikleri yakınları tarafından, örneğin eski eşleri veya erkek aile bireyleri, cinayete kurban gidiyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız platformunun şubat ayı görselinde, Ocak 2023’te 33 kadının cinayete kurban gittiği, 25 kadının ölümünün ise şüpheli olduğu yazılmış.(18)

Açık Radyo’daki sohbetinde öğretim görevlisi Özlem Aslan, 1999 depreminden sonra çadırlarda kalan kadınların çok fazla şiddete maruz kaldıklarını anlatıyor. Örneğin, erkeğin uygun görmediği bir kıyafetle çadırın önüne çıkılması şiddete uğramasının nedenlerinden birisi.(19) Deprem bölgelerine yardıma giden ekiplerin ya da gönderilen yardımların toplumsal cinsiyet perspektifi dikkate alınarak oluşturulması ve koordine edilmesi önemli.

Afet için Feminist Dayanışma

Şiddetin yanı sıra özel ihtiyaçları dolayısıyla, kadınlar, LGBTİ+’lar, mülteciler, göçmenler ve çocuklar “Afet için Feminist Dayanışma Grubu’nun hedef kitlesi. Afetin hemen peşinden bir araya gelen Afet için Feminist Dayanışma Grubu toplumsal cinsiyet perspektifini ön plana alarak hedef kitlesine destek sağlıyor. Grubun “Biz kimiz” metninde “Afet için Feminist Dayanışma, Türkiye’nin farklı illerinden ve Türkiye dışında yaşayan bağımsız feministler, sivil toplum örgütleri ve kadın örgütlerinden feministlerin yer aldığı bir dayanışma grubudur” deniliyor.

Depremden hemen sonra bir araya gelen ve hızla sayıları 375’i geçen Afet için Feminist Dayanışma Grubu, “depremin 2. gününün sabahında bütün kaynakların göçük altındakileri arama kurtarma çalışmaları ve hayatta kalanlar için ivedilikle seferber edilmesini söyleyen bir çağrı ile yola çıkarak bölgeye gitmeye ve İstanbul’da çeşitli mekânlardaki çalışmalara destek vermeye başladı”. Grup ayrıca saha koordinasyon, sosyal medya, bilgisayar ya da yurtdışı gibi çeşitli alt çalışma gruplarına ayrılarak yatay gönüllü örgütlenme ve hızlı koordinasyon ile dayanışmayı sürdürüyor. Gıda, barınma, ısınma gibi temel gereksinimlerin yanı sıra “kadınların, LGBTİ+’ların, hasta ve yaşlıların, çocukların ihtiyaçlarını görünür kılmaya” çalışıyor, kadınların ped, tampon gibi ihtiyaçlarının bir seferlik değil temel ve sürekli ihtiyaçlar olması nedeniyle “iç çamaşırı ve hijyen kampanyaları” yapıyor.(20)

Yazının kaleme alındığı sırada Afet için Feminist Dayanışma Grubu afet bölgesine yollanıp dağıtılmak üzere gönüllülerin katkısıyla “MOR TIR”a malzeme hazırlıyordu. Bunun için yaptığı çağrıda “Üzgünüz, kızgınız, öfkeliyiz! Bu yıkımın asıl sorumlusunun deprem değil ihmalkârlık, rant hırsı olduğunu biliyoruz. İlk günden beri farklı şekillerde kadın, LGBTİ+ ve çocuklarla dayanışmaya çalışıyoruz. Deprem bölgesinde özellikli ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığını görüyoruz. Felaketlerin kadınlar ve LGBTİ+’lar üzerindeki katmanlı etkisine ve ihtiyaçlara erişimde karşılaştıkları ayrımcılığa şimdiden tanığız. İstanbul’dan bölgeye yollayacağımız TIR’ı beraber doldurup feminist dayanışmamızı büyütelim” diyordu. Çağrıya pek çok gönüllü destek verdi.

Üç farklı mekânda toplanan malzemeler tasniflenip kolilere yerleştirilirken, eksik malzeme listesi sosyal medya üzerinden paylaşılarak, dayanışma büyütülerek yeni ihtiyaçların kutulara eklenmesi sağlandı. En son 19 Şubat’ta yayımlanan listede “günlük ped, tarak, nemlendirici krem, uçuk kremi, havlu peçete, tuvalet kâğıdı, sıvı sabun, kalıp sabun, deterjan, diş fırçası (yetişkin ve çocuk), lif, çocuklar için oyuncak, toz şeker, tuz, çay” yer alıyordu. MOR TIR’ın el konulmadan ve engellenmeden hedef kitlesine ulaşmasını diliyorum.

Refakatsiz çocuklar ve üniversite öğrencileri

Diğer taraftan depremde ailelerini kaybeden veya kurtarıldıktan sonra başka hastanelere vb. yollanan kimliksiz veya derdini anlatamayan pek çok çocuğun olduğu biliniyor. Konuyla ilgili olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, “Refakatsiz çocukların ekiplerimiz dışında hiçbir şekilde başkasına teslim edilmesi söz konusu değil” açıklamasını yapmıştı. Daha sonra Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) refakatsiz çocukların tarikatlara teslim edildiğine dair ihbar aldıklarını duyurarak İnsani Yardım Vakfı’nın (İHH) Beykoz’daki lüks konaklarını işaret etmişti. Bunun üzerine bakanlık tekrar bu evlerin incelendiğini, “refakatsiz konumda olan herhangi bir çocuğa rastlanılmadığını, evlerde Suriye’deki savaşta eşlerini kaybeden yabancı uyruklu kadınlar ile çocuklar olduğunu, çocuklar açısından herhangi bir ihmal ve istismar bulgusunun bulunmadığını” açıkladı. Bunun peşinden 17 Şubat’ta Önce Çocuklar ve Anneler Derneği Antalya’da da suç duyurusunda bulundu. Bu durum, Afet için Feminist Dayanışma Grubu dahil çeşitli kadın örgütleri ve insan hakları örgütleri ve hukukçular tarafından da takip ediliyor.

Evrim Kepenek’in 20 Şubat tarihli haberinde ÇHD’nin avukatlarından Tuğba Yılmaz’la yaptığı görüşme yer alıyor. Yazıda İHH evlerindeki çocuklarla ilgili olarak Aile Bakanlığı’nın Beykoz Savcılığı’na rapor yolladığı, Beykoz savcısının ise muhtar ve site yöneticisi ve bazı çocuklarla görüştüğü, ancak “çocukların tamamının anneleri ile birlikte orada olmadıkları” bilgisini paylaşarak, ÇHD’nin de süreci takip ettiğini aktarıyor.(21) Sadece tarikatlar değil, depremden zarar gören insanların organ mafyası vb. ellerine düşme olasılığı da var. Hal böyleyken Nurdağı Müftülüğü, deprem çadırlarında kalan oyun çağındaki çocukları (4-6 yaş) deprem korkularını yenmeleri için psikologlarla görüştürmek, oyunlar oynatmak ve onları yavaş yavaş eğitime yönlendirmek yerine acil çare olarak AFAD çadırkentinde birden fazla Kuran kursunu açmayı uygun görmüş.(22) Tüm bunlar, depremden sonra çocuk, kadın ve mültecilerin gerek kamu kurumları tarafından gerekse sivil toplum tarafından özenle korunması ve sürecin takibinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Bir diğer konu; COVID-10 pandemisi nedeniyle iki yıldır yüz yüze eğitime hasret, ancak bu yıl derslerine başlayıp bir dönem okuyabilen üniversite öğrencilerinin hemen gözden çıkarılabilmesi içimizi acıttı. Depremin ardından sömestr tatilinde olan öğrencilerin eşyasının karga tulumba boşaltılarak, ailelere hiç de uygun olmayan bu yurtlara depremzedelerin yerleştirilme kararı daha çok tartışılacak. Milyonlarca boş konut, oteller veya kamu misafirhaneleri varken iki yıldan sonra nihayet okullarına kavuşan gençleri tekrar evlerinde ekran başına oturtmak çok ciddi bir sorun. Umarım bu yanlış karardan biraz çabuk vazgeçilir. Bu konuyu başka bir arkadaşımızın detaylı inceleyeceği düşüncesiyle burada bırakmak, feminist bir politika yapmaya ve afetlere karşı feminist söz üretmeye çalıştıklarını söyleyen Afet için Feminist Dayanışma Grubu’nun bir paragrafıyla yazımı bitirmek istiyorum:

OHAL ilanına, deprem bölgesinde yıkılan yapıların denetimsizliğini ortaya serecek delillerin karartılma operasyonuna, mültecilere yöneltilen nefret ve hedef göstermeye, yurtlardan zorla çıkarılan öğrencilerin eğitim ve barınma haklarının gasp edilmesine; hâlâ enkaz altında canlı olabilecek insanlar ve hayvanlar varken, henüz deliller toplanmamışken ve devletin ölülere karşı yükümlülükleri varken başlatılan enkaz kaldırma çalışmalarına karşı çıkıyoruz. Dayanışmayı büyütmeye, bölgeye gitmeye, ihtiyaçları takip etmeye, feminist politika yapmaya devam edeceğiz.”

Sağlıcakla kalın ve dayanışmayla…

*Freie Universität Berlin

 1- CNN TÜRK (18 Şubat 2023). https://www.cnnturk.com/turkiye/bugun-enkazdan-cikan-var-mi-18-subat-deprem-enkazindan-kurtulan-mucize-isimler;
UNHCR, Türkiye- Syria Earthquake. https://www.unhcr.org/turkiye-syria-earthquake.html
Açık Gazete (16 Şubat 2023). Sığınmacı Hakları Platformu Sözcüsü Taha El Gazi ile yapılan röportaj. https://acikradyo.com.tr/acik-gazete/turkiyede-depremde-en-az-6-bin-700-suriyeli-oldu
2- Sözcü (21 Şubat 2023). Hatay deprem fırtınasıyla sarsıldı. https://www.sozcu.com.tr/2023/gundem/hatayda-hissedilen-siddetli-bir-deprem-oldu-7597893/
3- Bianet (20 Şubat 2023). Depremlerde 41 bin 20 kişi hayatını kaybetti. https://bianet.org/bianet/toplum/274506-depremlerde-41-bin-20-kisi-hayatini-kaybetti
4- Ensonhaber (11 Şubat 2023). https://www.ensonhaber.com/bilgi/enkazdan-kac-kisi-kurtarildi-10-ilde-kurtulanlarin-sayisi
5- Dinler, Murat (11 Şubat 2023). Euronews. Hatay’ın Erzin ilçesi depreme nasıl dayandı? Belediye Başkanı Elmasoğlu yanıtladı. https://tr.euronews.com/2023/02/11/hatayin-erzin-ilcesi-depreme-nasil-dayandi-belediye-baskani-elmasoglu-yanitladi
Cumhuriyet (11 Şubat 2023). 1999 depreminde tek bir binanın yıkılmadığı Tavşancıl nerededir? Tavşancıl’da neden yıkım olmadı? https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/1999-depreminde-tek-bir-binanin-yikilmadigi-tavsancil-nerededir-tavsancilda-neden-yikim-olmadi-2050706
6- Mezopotamyaajans (13 Şubat 2023). Türkiye’yi terk eden İspanyol ekip: Enkaza iş makinesiyle girmek ölüm demek. http://mezopotamyaajansi35.com/tum-haberler/content/view/198268
7- Evrensel (18 Şubat 2023). AFAD Başkanı Sezer, Maraş merkezli depremlerde 40 bin 642 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. https://www.evrensel.net/haber/482744/afad-depremlerde-40-bin-642-kisi-hayatini-kaybetti
8- Sayın, Ayşe (9 Şubat 2023). BBC-Türkçe OHAL Kararı TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi: Deprem bölgelerinde 3 ay uygulanacak. https://www.bbc.com/turkce/articles/cnd24wnr171o
Sancar, Altan – Diken internet gazetesi yazarı (15 Şubat 2023). @altansancarr -Twitter paylaşımı, Pazarcık Kaymakamlığı, Hasankoca Cemevi’ne kayyum atandığını ve günlerdir gönüllülerce yardımın organize edildiği alanı AFAD’ın devralacağını söyledi.
Pirha (14 Subat 2023). KESK deprem raporunu paylaştı: Yağma, rant, talan, ölüm! https://pirha.org/kesk-deprem-raporunu-paylasti-yagma-rant-talan-olum-362227.html/14/02/2023/
9- Ayhan, Deniz (9 Şubat 2023). Twitter’a 9.5 saat erişim engeli
https://www.sozcu.com.tr/2023/teknoloji/twitter-ve-tiktoka-erisim-engellendi-7584907/
10- Birgün.net (8 Şubat 2023). Çankaya Üniversitesi’nin milli basketbolcusu Nilay Aydoğan, Malatya’da babaannesini ziyarete gittiği evde depreme yakalandı ve göçük altında kaldı. https://www.birgun.net/haber/milli-basketbolcu-nilay-aydogan-enkaz-altinda-420657
11- Gazete Duvar (15 Şubat 2023). Kuzey Kıbrıslı öğrencilerin cenazeleri naklediliyor
Mutluyakalı, Cent (17 Subat 2023). “Evlatlarımızın hesabını tüm ülke birlikte soralım”. Yenidüzen. https://www.yeniduzen.com/evlatlarimizin-hesabini-tum-ulke-birlikte-soralim-20189yy.htm
Milliyet (17 Şubat 2023). İsias faciası böyle geldi! Boş apartmanı otele çevirdiler https://www.milliyet.com.tr/gundem/isias-faciasi-boyle-geldi-bos-apartmani-otele-cevirdiler-6904947
12- Cumhuriyet (18 Şubat 2023). Sağlık Bakanı Koca deprem bölgesinde görülen hastalıkları açıkladı: ‘Tedavilerine hemen başlandı. https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/saglik-bakani-koca-deprem-bolgesinde-gorulen-hastaliklari-acikladi-tedavilerine-hemen-baslandi-2053018
13- Açık Radyo (11 Şubat 2023). Çiğdem Toker: İskenderun Devlet Hastanesi’nin hasarlı olduğu 11 yıldır biliniyor. https://acikradyo.com.tr/acik-gazete/cigdem-toker-iskenderun-devlet-hastanesinin-hasarli-oldugu-11-yildir-biliniyor
14- Karakaş, Burcu (10 Şubat 2023). Depremden etkilenen kadınlar ne durumda?
HTTPS://WWW.DW.COM/TR/DEPREMDEN-ETKILENEN-KAD%C4%B1NLAR-NE-DURUMDA/A-64668577https://p.dw.com/p/4NLFZ
15- Kepenek, Evrim (14 Şubat 2023). Feminist bir afet yönetimi hayal olmamalı. https://bianet.org/bianet/yasam/274130-kadin-odakli-afet-yonetimi
16- Kepenek, Evrim (6 Şubat 2023). Mor Dayanışma Samandağ’da kadın dayanışma çadırı kurdu. https://m.bianet.org/bianet/toplumsal-cinsiyet/274210-mor-dayanisma-samandag-da-kadin-dayanisma-cadiri-kurdu
17- Kepenek, E. (20 Şubat 2023). Ozan: Kadınların cansız bedenlerini çocuk odalarında bulduk.
https://m.bianet.org/bianet/yasam/274504-ozan-antakya-yikintilar-icinde-terk-edilmisti
18- Kadın Cinayetlerini Durduracağız (Subat 2023). https://www.kadincinayetlerinidurduracagiz.net/kategori/veriler
19- Aslan, Özlem. Açık Radyo söyleşisi. Deprem ve Feminist Dayanışma, 14 Şubat 2023 https://acikradyo.com.tr/podcast/237631
20- Afet için Feminist Dayanışma, Biz Kimiz, (Şubat 2023).https://bio.biolinktr.com/afeticinfeministler; https://twitter.com/afeticinfeminst
21- NTV (8 Şubat 2023). Bakan Yanık’tan kayıp çocuk açıklaması. 
https://www.ntv.com.tr/turkiye/bakan-yaniktan-kayip-cocuk-aciklamasi,icX3ZVNZvUusmWtNJ-buHw
Gazete Duvar (18 Şubat 2023). Bakanlıktan ‘depremzede çocuklar İHH evlerine yerleştirildi’ iddialarına yanıt. https://www.gazeteduvar.com.tr/bakanliktan-depremzede-cocuklar-ihh-evlerine-yerlestirildi-iddialarina-yanit-haber-1604383
Gazete Duvar (14 Şubat 2023). ÇHD: Depremzede çocuklar tarikatlara mı teslim ediliyor?
https://www.gazeteduvar.com.tr/chd-depremzede-cocuklar-tarikatlara-mi-teslim-ediliyor-haber-1603567
Evrensel (14 Şubat 2023). Aile Bakanlığı: Tarikatlara teslim edilmiş depremzede bir çocuk söz konusu değil https://www.evrensel.net/haber/482289/aile-bakanligi-tarikatlara-teslim-edilmis-depremzede-bir-cocuk-soz-konusu-degil
Önce Çocuklar ve Kadınlar Deneği (17 Şubat 2023). https://twitter.com/oncecocukkadin. [Deprem sonrasında tarikatlar tarafından kaçırıldığı bilgisini aldığımız refakatsiz çocuklar için Antalya Adliyesi’nde suç duyurusunda bulunduk. Tarikat ve cemaatler çocuklar için deprem kadar büyük bir afettir. Çocuklarımızı istismarın kollarına bırakmayız!#çocuklarıntakipçisiyiz]
22-Foto:https://twitter.com/search?q=nurda%C4%9F%C4%B1%20m%C3%BCft%C3%BClC3%BC%C4%9F%C3%BC&src=typed_query
23-Foto:https://twitter.com/search?q=nurda%C4%9F%C4%B1%20m%C3%BCft%C3%BClC3%BC%C4%9F%C3%BC&src=typed_query

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz