Kökeni Adige dili olan ve farklı dillerde yaşayan bazı kelimelerin örnek çözümlemeleri – 4

0
1320

Bu yazım, üç seri olarak devam ettiğim yazılarımın 4.sü. Güzel dönüşler alıyorum. Yazılarımın takibi, sadece Jineps gazetesi sayfasından değil, gazete internet sayfası, kendi özel sosyal medya sayfalarım gibi farklı yerlerden yapılmaktadır. Okuyucularıma teşekkür ediyorum. Ülkemizde son birkaç yılda etimoloji çalışmalarında bir artışın olduğunu gözlemliyorum. Bunda benim de tuzum biberim, bir nebze katkım olduğu kanısındayım. Ne var ki görebildiğim kadarıyla ülkemiz bu konuda çok ama çok gerilerde. Nedenini, etimoloji dilbilimin konusu olmasına rağmen eğitim kurumlarında yeterince yer verilmemesi şeklinde görüyorum.

Her zaman hatırladığımız gibi yapalım. Otej Teoremi’ne göre sesin/kelimenin doğuşuna yönelik temel argümanları yenileyelim:

  1. Kelime, öncelikle yansımadan doğar.
  2. Kelime tanımlama yapar.
  3. Kimi dilbilimcilerin görüşlerinin aksine anlam-ses ilişkisi vardır.
  4. Zamanla anlam kaymalarına uğrar, anlam genişlemelerine uğrar.
  5. Aynı zamanda başlangıçta ses halinde olan kelimeler, zamanla birleşik kelime mantığıyla bir araya gelir ve kökleşir, yeni birleşik kelimeler oluşturur.
  6. Bunlar zamanla kaynaşır ve kökleşir iki heceli diller evresi doğar.
  7. Aynı mantıkla üç heceli diller evresi başlar.
  8. Kelime mutlak surette bir adrese yani kökene dayanır. Başka bir deyişle her sesin bir doğuş hikâyesi vardır. Bunun da Otej Teoremi kurallarına bağlı olarak dilbilimsel bir açıklaması vardır ve olmalıdır.

 

Kalp kelimesinin etimolojisi

Nişanyan etimolojik sözlüğü kelimeyi, kalp1: Arapça ḳlb kökünden gelen kalb قلب “yürek” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Akatça aynı anlama gelen kablu sözcüğü ile eş kökenlidir. 

 kalp 2: Arapça klb kökünden gelen kalb قَلْب “değişme, dönme, tersine çevirme” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça kalaba قَلَبَ “döndürdü, çevirdi” fiilinin fail vezninde mastarıdır. şeklinde tanımlar. Diğer sözlüklerden alıntı yapma gereğini duymadım. Burada yeri gelmişken kalp kelimesiyle kökteş olarak sunulan Akatça kablu kelimesi için bir paragraf açalım.

Akatça kablu kelimesiyle kalb kelimesini incelediğimizde aynı cismi tanımlıyor olsa bile aynı etimolojiyi paylaşmaz. Kablu kelimesi tanımlaması kan kelimesi üzerinden tanımlama yapmıyor. Kelime temel anlamı LI / et kelimesi üzerinden yapar. bu açıdan farklı bir tanımlama yapmaktadır. Kablu kelimesini bugünkü Türkçe ile anlam verecek olursak kabaran et şeklinde bir tanımlamaya oturur. Kelimenin tam açılımı, khe + be + lı/u şeklinde olmalıdır. Khe /къэ: Eylemin yönünü belirten önek. Be: çok, çoğalma, artma. Lı / лы: et kelimelerin bileşenleridir.

Kalp-(قلب) – къалб – khalb. Adige (Çerkes) dilinde tam telaffuzu кхъэлъып|, şeklindedir. Anlamı ise kan mezarı yeri, kanın gömülü olduğu mezar şeklinde açıklanabilir. Kelime irdelendiğinde yapısı itibariyle her bir sesin aslında birer kelime olduğu, zamanla kaynaşarak kök kelime halini aldığını göreceksiniz. Burada birleşik kelimeyi oluşturan her bir sesi (kelimeyi) tek tek ayrıştırarak görülecektir.

Khe-ق-къэ: Kabir, mezar demektir.

L-ل-Л: Bu ses lh / лъ sesinden evrilmiştir. Geçmişte kök fonetiği Lh / Лъ olan sesler Adige L sesi tarafından yutulmuştur. Ancak lh / лъ sesi günümüzde de yaşayan canlı bir sestir. Oysa Lh sesi en az L sesi kadar orijinal ve kadim bir sestir. Anlamına gelince hı / лъы: kan, demektir.

B: Bu ses Türkçeye P olarak geçmiştir. Olmayı, çoğalmayı, artmayı ifade eder. Adige dilindeki “Be: çok” İng. “be: olmak” Aynı kökene dayanır. Ancak ben buradaki B sesinin P’ (patlamalı ve baskılı P sesinden evrildiği kanısındayım. P’e, kelimesinin 1. anlamı yatak. 2. anlamı, yer, yurt, mekân şeklindedir. Shop (dükkân) derken sondaki P sesi de p’ (п|) sesinden evrilmedir. Sho (щэ), satmak, p’e / п|э yer, mekan olduğuna göre shop: Satış yeri, demek olur. Örnekte olduğu gibi kullanıma alan dillerin özelliklerine göre P’ / П|э sesi P veya B seslerine dönüşerek kullanılmaktadır.

Khэ:mezar, gömüt yeri

Lhı:kan

Be/(p’e):1. yatak 2. yer, yurt, mekan. Kelimenin aslı P’e şeklindedir. İlk ses B – P arası patlamalı P sesine daha yakın olan P’ sesidir. Arapçada P sesi olmadığı için P’ – P sesleri de B sesiyle söylenmektedir. Arapça üzerinden Türkçe’ye geçen Kalb kelimesi, Türkçe’de kelime sonlarında B sesi olmadığı için bu defa P sesine dönüşmüştür.

Özetlersek, aslı Adige dilinde Khelhıp’ / къэлъып| olan Kalp kelimesi Kan gömüt yeri olarak tanımlaması yapmaktadır. Günümüzde Arapçada khelb, Farsça ve Türkçede kalp şeklinde yaşamaktadır.

 

Latince kalp anlamındaki cordis kelimesinin etimolojisi

Cordis (kordis): Lat. Kalp ve kalp ile ilgili şeylere atıfta bulunmak için kullanılmaktadır. Kelimenin kökeni Cor (kor) olup doğrudan kalp anlamına gelmektedir. Adigece (Çerkesçe) gu kelimesi kalp anlamına gelmektedir. Kelimenin sonuna R sesi gelmesi durumunda kelime fiil ise isimleşir, kelime isim ise belirtili hal alır. Adigecedeki Gu kelimesinin gur şeklindeki kullanımıyla, Latincede kalp anlamına gelen cor (kor) kelimesini tesadüfle açıklayamayız.

Cor kelimesiyle kökteş olan İspanyolca Corazón, İrlandaca croí, İskoçça Cridte, Yunanca kardiâ, Galce Calon, Portekizce Coraçâo kelimeleri de aynı kökten gelmektedir. Dilbilimde yakın seslerin geçişkenliği bilinen bir konudur. Dikkat edilmesi gereken konu, yukarıdan beri dile getirdiğimiz kelimelerin arasında şive farkı olsa bile tamamı kökteş ve tamamı aynı cismi, yani kalp somutunu tanımlamaktadır. Özetle Cor (kalp) kelimesi Adigece gur kelimesinden birçok Avrupa dillerine geçmiş ve kendi dillerinde, lehçelerine uygun bir şekilde yaşamaktadır.

Gu(r) / Гу(р): (Ady. Kalp. Benim yukarıda irdelediğim kalp ve cordis (kordis) kelimeleri varlığı tanımlamaktadır. Seslerin/kelimelerin onuluşunda ikinci derece etkendir. Yukarıda sıraladığımız Otej Teoremi 2. maddesine tam da bu kelimeler örnek olarak verilebilir. Şimdi işleyeceğim Adigecede kalp anlamına gelen gu / гу kelimesi tanımlama değil yansımadan doğmuştur. Dil temeli olan sesler ortaya çıkarken anlamlarıyla birlikte oluşur; insanın zihninde ve gönlünde yerini alır. İnsan doğuştan duyu organlarıyla dünyaya gelir. Önce somut olan varlıkları anlama çalışır. İradesinin dışında yani özel bir isteği olmasına ihtiyaç duymadan, tabiattan çeşitli sesler işitir. Yerin, göğün, denizin, rüzgârın, canlıların vb. her birisinin değişmeyen, kendilerine özgü sesleri mütemadiyen dinler… dinler… dinler… İnsan zamanla işittiği bu sesleri tekrar etmeye başlar ve sesler ortaya çıkar, anlam kazanır. Bütün bu ilksel sesler varlıkların terennüm ettikleri kendi sesleridir. Yani tabiatta hareket eden, ses çıkartan her bir canlı kendi adını dillendirmektedir. Bu, yaratıcının her varlığa kodladığı bir tanımlamadır. Bu açıklamaları burada keserek Gu kelimesinin tahliline geçelim.

Gu / Гу (kalp) kelimesi kalbin kendi çıkardığı sestir. İnsanoğlu sesin sahibini, kendi sesiyle adlandırmıştır. Adige dilinde Go / Gu (Го / Гу) kelime ve bileşenleriyle birlikte tespit edebildiğim dört yüz yetmiş altı (476) temel anlamlı kelime var. Bazı kelimelere 2. ve daha fazla anlamlarını ilave ettiğimizde sayı beş yüzleri aşmaktadır. Kelimenin Go – Gu (Го – Гу) şeklindeki kullanımı dilin ses olaylarındandır, kelimenin anlamında herhangi bir değişime neden olmamaktadır. (Devam edecek)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz