Macar seyyah Kont Eugene Zichi’nin gözünden 19. yüzyıl sonunda Osetlerin dini inançları

0
131

“Osetler tarihleri boyunca üç kez din değiştirdiler; şu anda genel olarak Hıristiyanlar, tüm nüfusun sadece 1/4’ü Müslüman, bu din özellikle soylular arasında yaygındır. (Osetlerin dini özelliklerini ve tarihini araştıran Bzarov ‘Osetya’da hiçbir zaman Müslümanlar nüfusun %12-15’inden fazla olmadı’ sonucuna varmıştır. UG) Ancak ister Müslüman ister Hıristiyan olsun bütün Osetler eski ata dinlerinden (Уацдин / ‘Kutsal Din’ ya da Æцæг Дин / ‘Gerçek Din’ olarak da anılan Osetlere has ‘İron Din’, ki İngilizcede Assianism olarak geçmektedir. UG) kalma kalıntıları da yaşatırlar. Kiliseye de giderler ama aynı zamanda zuarlara (Ata dinlerinin kutsal mekânları. UG) da giderler ve orada kurban kesip dua ederler. Oset cennetinin en güçlü tanrısı Xuzan’dır (Zichi belli ki Osetçe ‘Хуысау’ -Xuısaw / Tanrı sözcüğünü bu şekilde işitip yazmış. Tanrı, Oset dünya görüşünde evrenseldir ve her şeyi kapsayan bir mutlaktır. UG); adı tüm Oset dualarında geçer, çünkü o iyi ve kötü her şeyi verendir; hasat, sağlık, mutluluk, av vb. konularla görevli yardımcılarını gönderen odur. Уатцилла (Wattsilla) yıldırım ve fırtınaların koruyucusudur, yıldırım dolayısıyla ölen bir kişinin cesedi başka yere taşınmaz, hemen düştüğü yerde defnedilir, yine Wattsilla’ya hürmeten yıldırım sonucu çıkan yangınlara da müdahale edilmez. Beyaz atı üzerinde resmedilen Уастирджи-Уаскерги (Waştırci / Waskergi) yani Aziz Yorgi (yazar burada halen, özellikle Hıristiyanlar tarafından yapılagelen bir yanlışı tekrar etmekte ve benzer konuların koruyucuları olmaları dolayısıyla Waştırci ile Aziz Yorgi’yi bir tutmaktadır. Birinin ölümünden sonra aziz ilan edilen bir ölümlü, diğerinin kutsal bir varlık olması bir yana, tamamen farklı inanç sistemlerine ait olan bu iki figürün karıştırılması, İsa’dan başlayarak, yerini almak istediği dinin kutsallarının özelliklerini ve hayat hikâyelerini kendi kutsallarıyla harmanlayarak insanların kabulünü kolaylaştıran geleneksel Hıristiyan politikasının sonucudur. UG) insanların, evcil hayvanların koruyucusu, kötülerin baş belasıdır ve birçok efsanede anılan en popüler yardımcısıdır Tanrı’nın. Тутыр / Tutır kurtların (ve sürüleri çalanların UG) koruyucusu; Фæлвæра / Fælværa küçükbaş sürülerinin (ve evcil hayvanların UG) koruyucusu, Æфсати / Æfşati vahşi hayvanların ruhudur, Барастыр / Barastır (Kelimenin tam anlamıyla; ‘üstün bir güçle donatılmış’. UG) ise ölülerin ruhudur. Barastır, ölüleri cehenneme (Зындон / Zındon) veya cennete (Дзæнæт / Zænæt) gönderir; saf ruhlara karşı nazik olduğu gibi, kötülere karşı da acımasızdır. Аминон / Aminon, dişi bir yaratık olup ölülerin krallığına giden kapıları koruyan heybetli bir muhafızdır. Semavi varlıklar olarak Güneş’in oğlu Махамат / Mahamat ve Ay’ın oğlu Хаматкан / Hamatkan’dır. (Daha sonraları Waştırci’nin Müslüman peygamberi Muhammet’in -Osetçesi Mahamat- damadı olarak anıldığı Nart hikâyesindeki karışıklığa bu isim benzerliği yol açmış olsa gerek. UG); Куырдалæгон / Kuırdalægon – hakkında birçok efsane olan göklerin demircisi; (Bir Nart’ın ölümü durumunda, ölen kişinin ölüler diyarında güvenli bir şekilde seyahat edebilmesi için. UG) ölülerin atlarını nallar (Ocağı göklerde olan demirci Kuırdalægon, Nartlar için ilk sabanı yaptı, savaşlarda kafatası yarılan Nartların kafataslarını onarıp, Nartı Soslan’ı ve Batraz’ı çeliklemişti. UG). Uyuyan çocuklar, ocağın koruyucusu Сафа / Safa’ya emanet edilirdi. [Anneler bunu, çocuklarını yatırdıktan sonra ocak zincirini tutarak ettikleri dua ile gerçekleştirirlerdi. Safa, geleneksel Oset dininde ve Nart destanında dzuar, ocağın ve ocak zincirinin -рæхыс / ræxıs- koruyucusudur. Gelinler de baba ocağına veda ederken ocağın etrafında üç kez dolaşır ve zincire dokunurdu. Aynı ritüeli gittiği evde de yapar ve bu şekilde artık ailesini (ocağını) değiştirmiş olurdu. UG]; özel torbalarda demir, yün ve haşhaş parçaları muska gibi boyunlarına asılırdı. Дубюттюр / Dubüttür – akarsuların efendisi, suların, balıkların ve balıkçıların hamisi; hepsi Amazon olan ve Şatana’nın oğullarını büyüten birçok kızı var (Yazar yine yanlış işitmiş: burada bahsettiği Донбеттыр / Donbettır. Bir efsaneye göre onuruna verilen şölende Nartı Soslan’ın sağlığı için içip temennilerde bulunan son kişi suların efendisi Donbettır oldu. Ve Nartların geleneğine göre Soslan, ona kalbinin derinliklerinden teşekkür ederek Donbettır’e şunu söyledi: ‘Donbettır, tüm suların efendisi! Ne kadar kudretli olduğunuzu biliyoruz, bu yüzden cesur Nartlara bir hediye verin.’ Donbettır ona cevap verdi: ‘Nartların evladı! Bundan sonra akan sularıma Nartlar değirmenler yapsın, ben de oyunbaz kızlarıma gece gündüz suda çarkları çevirme görevini vereceğim. Bu benim Nartlara ve insanlığa hediyemdir.” UG).

Bir Oset Zuar’ının renklendirilmiş fotoğrafı, Fransız seyyah Baron Joseph de Bai (1853-1931)

Zuar kutsal bir yerdir; ayrıca kayan yıldızlara da zuar diyorlar; bunların düştükleri yer de zuardır; zuarlar bir ağaç, orman, taş, mağara olabilir ve bazıları tüm Osetya’da meşhurdur; kimileri ise sadece bulundukları köyde bilinirler (Yazar burada Zuar’ı sadece mekân olarak kullanmış olsa da buralar aslında yüksek düzeyli göksel varlıklar olan Zuarlara adanmış kutsal alanlardır. Zuarlar, benim düşüncem, çoktanrılı dönemden tektanrılı döneme geçerken “Tek ve Büyük Tanrı”nın -Иунæг Стыр Хуыцау- yardımcılığı düzeyine çekilmiş eski tanrılar; bu süreçte üstlendikleri tanrısal işlevler -hastalık ve sağlık vermek, bolluk ve bereket sağlamak gibi- değişmemiş lakin. Zuarlar göksel varlıklar arasında en yüksek düzeyde olanlardır. Çocuklara çiçek ve kızamık hastalığı gönderen ritüel sofralarında adı her daim anılan Аларды / Alardı gibi ya da hırsızların ve soyguncuların koruyucu tanrısı Сау бæрæджы дзуар / Kutsal Kara Süvari gibi kötücül Zuarlar olsa da Nart destanında ve Oset mitolojisinde, Nartların dostane ilişkiler içinde olduğu yedi ana göksel varlıktan oluşan grup önemli bir yer tutar: Авд Дзуар / Yedi Dzuar. Diğer göksel ve doğaüstü yaratıkların –Зæдтæ ve Дауджытæ, Дуæгтæ’lerin- aksine, bu Zuar grubu her zaman Nartların yanında yer almış, onların ziyafetlerine ve Nart destanındaki diğer olaylara doğrudan katılmıştır. Nart destanında, genç Soslan onuruna düzenlenen bir ziyafete, kahramanın öğretmeni Safa’nın yedi Dzuar’ı nasıl davet ettiğini anlatır: İnsanların, yolcuların, savaşçıların ve iyilerin ve tüm Osetlerin hamisi, Şatana’nın babası Уастырджи, Уасгерги / Waştırci, Wasgergi; fırtınalarla -kötü ruhları yok ettiği- şimşeklerin ve ekinlerin efendisi Уацилла / Watsilla; vahşi hayvanların hamisi Afsati; evcil hayvanlarla küçükbaş sürülerinin hamisi ve bu nedenle adına kurban kesilmeyen tek göksel varlık olan Фæлвæра / Fælværa; göksel demirci Куырдалæгон / Kuırdalægon; rüzgârların efendisi Галæгон / Galægon ve suların efendisi Donbettır. Soslan onlara hizmet etti ve her birinden özel güçlerine uygun hediyeler istedi. Oset mitolojisine göre, göklerde yaşayan Yedi Dzuar, bazen büyük kanatlı, parlak ışıklı bir kuşun tek bir görüntüsüyle yeryüzüne iner. İnsan refahı, sağlığı, iyi bir tahıl hasadı ve sürülerinin artışı gibi olumlu şeyler, bu, bazı efsanelerde farklı Zuarlardan oluşabilen Yedi Dzuar’a bağlıdır. UG).

Oset atadini (Assianism) için önerilen bir sembol

Kafkasya’nın diğer halklarının da, kadim zamanlardan beri bilinen, benzer kutsal yerleri vardır; Hıristiyan misyonerler önceleri sadece buraları mabet olarak kullanmışlar ve böylece halkı Hıristiyan dinine çok daha hızlı bir şekilde ikna etmişlerdir (Tam da bu nedenle normalde Hıristiyan ibadethaneleri sadece yerleşim yerlerinde olduğu halde sadece Osetya’da, eskiden kadim ata dininin kutsal mekânları olan, ıssız dağ başlarında birçok kilise inşa edilmiştir ve Ortodoks Kilisesi bu cemaatsiz kiliselerin tüm çevresine sahip çıkarak gereksiz ve haksız gerilimlere neden olmaktadır. UG).

Osetler bu kutsal yerlere çeşitli adaklar getirir, burada toplantılar yapar, evlilikleri kutsar, ölülerini anarlar; kaçaklar buralara sığınırlar. Kesilmesi yasak olan kutsal ağaçların üzerine, hastalık onları terk etsin diye, hastaların elbiselerinden alınmış paçavraları asarlardı ve hatta eski yazıtlara göre erkek cesetlerini boğa veya manda derisinin içerisine koyup dikerler ve bunu bu ağaçlara asarlardı; sadece kadınlar gömülürdü.

Kafkasya’da bu tür kutsal yerler olmasına rağmen, sadece Osetlerin ormanın ortasındaki pınarların yanına küçük kulübeler yaptıkları, buraya zaman zaman gelen sevgili ölülerinin dinlenmeleri için bir sedir ve bir yatak koydukları söylenmektedir; burada yılda bir veya iki kez merhumun şerefine ziyafet verilir ve ona da yiyecek ve içecek bırakırlar. Halen, Digorya adı verilen Osetya topraklarında, Digoryalıların yılda iki kez saman hazırlama ve çavdar hasadı yapmadan önce kurban kestikleri Олиссаи-Дона / Olissai-Dona (Olissai eski bir şarkıcının adıdır ve don Osetçede su anlamına gelir) adında bir mağara vardır; bunlardan birinde geçen yılki kurbandan bu yana doğan çocuklar için dua ederler.

Mağaralardaki sunular çok farklıdır; kaşıklar, mermiler, oklar, av ganimetleri, geyik ve bufalo boynuzları; ve kurbandan yapılan çorbayı karıştırmaya yarayan 2 ila 3 fit uzunluğundaki kaşıklar; bardak görevi gören bufalo boynuzları. Tavandan iki halat sarkıyor; içlerine küçük tahta parçaları sıkıştırılmış; her parça bir kurban anlamına gelir, bu nedenle ip bir kurban takvimi gibi işlev görür.

Artık Osetlerin, hakkında konuşmaktan hoşlanmadıkları, kült törenleri gittikçe basitleşiyor; ama bu mağara eskiden en kutsal yerlerden biriymiş. Burada verilen yemini tutmamak en büyük ayıp sayılırdı ve kadınların buraya girmeleri kesinlikle yasaktı.

 

  1. Zichy, “Kafkasya ve Orta Asya’da Yolculuk”

Budapeşte, 1897

 

Bu yazı için Marat Tsagaraty’nin çevirisinden faydalanılmıştır.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz