Sürdürülebilir kültürel miras

0
190

Sürdürülebilir kültürel miras


Çocuklar, bir halkın kimliğini ve kültürünü yansıtan anadilleriyle kimlik kazanır ve sosyalleşir. “10 sene sonra bulamayacağımızı düşündüğümüz Adıgabze çocuk seslerini kayıt altına almak istedik” diyor Ahmet Cevat Benk ve 2-7 yaş grubunu hedefleyen “Sabiy Film” projesi kapsamında oluşturmaya başladıkları, başrollerini çocukların paylaştığı video serilerini anlatıyor.


-“Sabiy Film” projesiyle ilgili süreci anlatır mısınız?

-Çocuk filmleri projesi uzun zamandır gündemimizde idi. Hatta 2 yıl önce bu konu ile ilgili denemelerimiz de oldu. Projeyi anavatanla birlikte yürütmeye çalışıyoruz. 2 yıl önce tasarladığımız çocuk filmleri çekimi için küçük bir bütçe hazırladık. Bu bütçeyi anavatana gönderdik, çekim yaptırdık. Ancak çekimler başarısız oldu. Oradakiler bizim beklentimizi anlayamamışlar. Çocuk filmleri aynı zamanda teknik bir konu. Zira çocuk filmlerini çocuklara göre belirlenmiş bazı konuları işlemek amacıyla yapabilirsiniz. Bunlar temizlik alışkanlığı kazandırma, ulusal bilinç verme gibi amaçlara yönelik olabilir. Ya da bilgi dağarcığını geliştirmeye yönelik konular olabilir. Örneğin, hayvanlar âlemi, bitkiler âlemi ya da diğer fen bilimleri ile ilgili temel bilgileri öğretmeyi amaçlayan konular olabilir. Oysa bizim projemiz tamamen farklı.

Bizim projemiz, Adıgabze bilmeyen çocuklara Adıgabze öğretmeye, az bilenlerin geliştirmesine yönelik. Bu nedenle bizim çekimlerimiz daha çok çocuk-anne, çocuk-çocuk ilişkisi içinde, davranışla sözün bir araya geldiği bir anı yakalayıp belgelendirmek üzerine kurulu. Bu, Japonların ve İskandinavların dil öğretiminde kullandıkları bir yöntem. Konu ile ilgili araştırmalarımız oldu. 2-7 yaş grubu çocukların hangi tür filmleri izlemeye çalıştıklarını gözlemledik. O nedenle formatımızı bu şekilde oluşturduk.

-Projeyle neyi amaçladınız?

-Açıkçası, Adige dilinin çocuklar ve gençler açısından durumu anavatanda da Türkiye’de de aynı diyebiliriz. Dil, çocuklar ve gençler tarafından bilinmiyor. Dil bilen nüfus çok az. İşin kötüsü, bu durumun değişmesi için ailelerin de özel bir çabası yok. Durum kanıksanmış vaziyette. Adige dilinin yaşaması için derneklerin kendi bölgelerinde yoğun bilinçlendirme çalışması yapması gerekiyor. Aile eğitimleri yapılmalı. Yabancı evlilikleri azaltmak için çaba sarf etmek gerekiyor. Maalesef böyle çabalar yok. Anavatandakilerin daha duyarlı ve bilinçli olduğu anlaşılıyor. Ancak onların da olanakları kısıtlı.

Bu durumda bizim yaptığımız, Don Kişot gibi yel değirmenlerine savaş açmak benzeri bir şey. İki amacımız var. Birincisi, farkındalık yaratmak. İkincisi, 10 sene sonra bulamayacağımızı düşündüğümüz Adıgabze çocuk seslerini kayıt altına almak. Belki 5-10 yıl içinde yaşadığımız ülkeler demokratikleşir ve dillerin önemi anlaşılır, belki o zaman bu çekimleri kaynak olarak kullanırlar diye düşünüyoruz. Kısaca “sürdürülebilir kültürel miras” diyebiliriz.

 

“Her gün mesaiye gider gibi köylere gitmeye başladık”

 

-Proje ne zaman başladı?

-Adige Dil Derneği’nin yönetim kurulundaki öğretmen arkadaşımız Mücella Kılıç, ben ve eşim, 2023’ün temmuz ayında özel arabamıza eğitsel oyuncakları yükledik. Gürcistan Sarp Sınır Kapısı’ndan Osetya’ya geçtik. Oradan Nalçik’e gittik. Nalçik’te gece kalarak görüşmeler yaptık. Sonra Maykop’a geçtik. Orada Haçeş’e yerleştik. Her gün mesaiye gider gibi köylere gitmeye başladık. Gittiğimiz köylerde uygun yaş grubundan çocuklar ve anneler bulduk. Bu köylerdeki okullara uğradık. Okullar yazın kapalı ama yaz okulları açıktı. Onları ziyaret ettik. Anaokullarına gittik. Öğretmenlere ve ailelere projeyi anlattık. Anaokullarında ve evlerde deneme çekimleri yaptık. Kurgular oluşturduk. Birkaç aile de Maykop şehir merkezinden bulduk.

Denemelerden sonra uygun olan aileleri tespit ettik. Ailelere çekimler konusunda kısa eğitimler verdik. Müzik aletleri yapımcısı ve müzisyen Ğuçe Zamudin’in kızı Mezağo, Maykop’ta 4-5 çocuğa sanatsal eğitimler veriyor. Bu konuda son derece uzman. Onun eğitim verdiği alana da kamera koyduk. Maykop merkezde Adigece çizgi film seslendirmesi ve montajı yapan bir stüdyo var. Bu ofisi Marjana ve Aydemir adlı arkadaşlar yönetiyor. Her ikisi de son derece yetenekliler. Marjana aynı zamanda tiyatrocu. Bu arkadaşlar filmlerimizi toplayıp montajlarını yapıyor ve bize gönderiyor.

 

“Doğu diyalektini de kattık projeye”

 

-Şu anda çekimler devam ediyor mu?

-Evet, devam ediyor. Proje için eylül ayında tekrar gittim anavatana. İkinci gidişimde Doğu diyalektini de kattık projeye. Orada da bir çekim ekibi oluşturduk. Yaklaşık 10 civarında Doğu diyalektinde film oluştu.

 

“Her filme bir sponsor buluyoruz”

 

-Projenizi nasıl finanse ediyorsunuz?

-Bunun için duyuru yaptık. Her filme bir sponsor buluyoruz. Sponsorun ismini filmin sonuna yazıyoruz. Önce taahhüdü alıyoruz. Sonra Maykop’ta bu işle ilgili görevlendirdiğimiz arkadaşımıza parayı gönderiyoruz. Bir kişi birden fazla filme sponsor olabiliyor.

Toplam 100 film hedefleniyor

-Şu ana kadar kaç film çektiniz ve proje kapsamında toplam kaç film yapmayı planladınız?

-Şu ana kadar 30 film yaptık. Projeyi toplam 100 film olarak planladık.

-Filmleri hangi yaş grubu için hazırlıyorsunuz?

-2-7 yaş grubunu hedefliyoruz.

 

-Videoları nereden izleyebiliriz?

-Filmleri birkaç mecrada göstereceğiz.

YouTube’da “Danef TV Sabiy” adıyla girildiğinde izlenebilir. Danef TV’nin Facebook ve Instagram’daki sayfalarının yanı sıra Facebook ve Instagram’da bağımsız “Sabiy Grup” adıyla oluşturacağımız videolar izlenebilecek.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz