Sesimi duyanlar burada mı?

0
545

Merhaba, beni tanıyanlar iyi bilirler; fiziksel engelli, engeliyle barışık, yapabileceklerinin, hayallerinin, isteklerinin ve haklarının çok farkında biri olarak yaşıyorum. Durum böyle olunca arkadaşlarımın engelliler ve onlara destek, yardım, farkındalık, adına ne derseniz, söz konusu olunca danıştığı ilk adres benim çoğu zaman. Engel grubu, durumu ne olursa olsun ilk yapılması gereken, yapılan her şeyin iyilik için, sevap için ya da ‘onlar desteksiz olamaz’ düşünceleriyle değil, hak olduğu için yapılması gerektiğini fark etmek… Böyle yaklaşılırsa toplumda tüm kişiler ve kurumlar işin içine dahil olur ve çözümler zincirin hakları gibi birbirini izler, aksi durumda bireysel çabalardan öteye geçemez.

Dizilerin, filmlerin ilk sahnelerinde “Kurgudur, gerçekle ilgisi yoktur” yazar, benim bugün yazacaklarımın hepsi gerçek, ben ya da çevremdeki engelli bireyler veya yakınları tarafından yaşandı. O nedenle çoğu, davranış değişiklikleri ve küçük dokunuşlarla tekrar yaşanmayabilir. Neler mi onlar?

*İki engelliyi yan yana görünce “Evli misiniz? Kardeş mi?” diye sormak… Özel sorudur, sadece sinir bozar, yapılmasa harika olur.

*Engelli otoparklarının her an dolu olması ve %98 oranda engelli olmayanların park etmesi… Engelli otoparkları zaten yeterli gelmiyor, çoğu engelli park edip yürümemek için pes edip evinden çıkmıyor.

*Engelli tuvaletlerini kullanmayın, özellikle tekerlekli sandalye kullanıcılarının başka şansı olmuyor, o WC’ler boş bırakılmalı. Ayrıca iki konu daha var: Nasılsa geniş alan diye düşünülüp eşya vs. konup depoya dönmemeli, o haliyle kullanılamıyor. Bir de kapısı kilitli tutulmamalı, çoğu zaman anahtarı bulup açtırmak mümkün olmuyor.

*Tüm okullarda asansör olmalı, olmadığı durumlarda engelli öğrenci varsa sınıfı giriş katında ve merdivensiz olmalı. Engelin gerektirdiği durumlarda tabii ki özel eğitim sınıfı okulu olmalı ancak ben her zaman tüm zorluklarına rağmen karma sınıf olması gerektiğini düşünüyorum. Tüm anne-babalardan beklentim; lütfen “Çocuğumun sınıfında engelli olmasını, arkadaş olmalarını istemiyorum” cümlenizi kesinlikle “olmalı” cümlesiyle değiştirin, bunu talep edin. Özellikle anaokulu ve ilkokul düzeyinde bunu yaparsak önyargılar en baştan yok olur, çünkü çocuklar yargılar olmadan doğuyorlar, öğrendikleri her şey gibi onu da bizden öğreniyorlar.

*Herhangi bir ortamda engelli ile denk geldiğinizde hakkında öğrenmeniz gereken bilgiyi yanındaki kişiye değil direkt kendisine sorun lütfen, size yanıt verebilir, iletişim kurmanız yeterli.

*Görme engelli birini fark ettiğinizde izni olmadan kendisine dokunmayın, niyetinizin iyi olması onun özel alanına izinsiz girdiğiniz gerçeğini değiştirmez. Aynı şekilde baston kullanan ya da yürüteç kullanan birini düşünün, o sandalyeye oturur oturmaz kullandığı cihazları “Ben buradayım, sana geri veririm” diyerek uzağına bırakmayın, siz kendinize ya da geçişlere yol açmak için bunu yapsanız da bizdeki karşılığı hareket şansımızın elimizden alınması.

*Tüm binalarda engelli rampalarının, sesli asansörlerin olması, onların giriş ve çıkışlarının boş bırakılması, dikkatsizce eşya ya da araç bırakılıp gidilmemesi… Düşünün, girişte bunlar var ve rampaya ya da kapıya ulaşılamadı, ambulans ya da itfaiye hızlı ulaşamadı; sonuçları çok ağır olmaz mı? Ya da düşünelim; engelli birey her gün iş dönüşü rampasında park eden araçlar nedeniyle evine giremese bu nasıl bir duygu, kimin hakkı var bunu yaşatmaya?

*Meslek ayrımı olmadan herkesin Türk İşaret Dili öğrenmesi… En yaygın örnek; işaret dili bilmeyen doktorlar nedeniyle kendisine tercümanlık yapacak biriyle doktora gitmek durumunda kalıyor insanlar, doktorla paylaştıklarınızın bilinmesini istememek en doğal hakkınız değil midir?

*Bir şekilde yaşamınızda engelli birey varsa (kan bağı olsun olmasın; iş arkadaşı, okul arkadaşı) bir yere giderken ona da söyleyin, onun yerine nasılsa gelemez diye karar verip yalnızlığa zorunlu bırakmayın.

*“Engelliye ev kiralamam/satmam” demeyin, barınma hakkı kimsenin elinden alınamaz.

*Bulunduğunuz sitede havuz varsa merdiveni engelliye uygun olmalı, standart havuz merdivenleri yeterli olmayabiliyor.

*Sanat etkinliklerinde engelli biletleri ücretsiz ya da indirimli olabiliyor ancak gişeden gidip teslim alınması beklentisi var genel olarak. Bu, bilet ayrılması ve oyun günü teslimat şeklinde değişmeli. Kişi engelli değilse cezalar yüksek olursa kötü kullanım engellenir.

*Engellilerle, engelli yakınlarıyla zaman geçirmek için fırsat yaratırsanız tanırsınız ve önyargıların yerini sevgi ve saygı alır ve her şey doğal akışa yakınlaşır (Bunun en keyifli yollarından biri engelli sivil toplum kuruluşlarında gönüllülük yapmak).

*İşe alımda engelli personeli almak, sadece kâğıt üzerinde alıp “Sen gelmesen de olur, maaşın ATM’ye yatar” dememek, gerçekten ofiste olmasını istemek… Biri sadaka vermekten farksız, diğeri ise yaşama katılmaya davet etmek.

Okuduğunuz gibi örnekler sayısızca yazılabilir. Sakın “Ben sıradan biri olarak bütün bu yaşananlara ne yapabilirim?” demeyin. Her birimiz kendi mesleğimizin gereklerini yerine getirsek küçük küçük farklar büyük ideal resmi ortaya çıkarır ve yaşam renklenir. Bence yapabiliriz. Yaşamın her alanında insanca yer almak herkesin hakkı. Bunu başarmanın tek yolu, yaşamı sadece benzerlerimizle değil, bizden farklı olanla da paylaşacak cesareti ve saygıyı göstermek…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz