Oset sineması asil ‘Dağlı’sı Cusoytı Murat’ı kaybetti, RUXŞAG U!..

0
177

Osetyalı yönetmen ve senarist, onurlu kültür çalışanı Cusoytı Murat (Dzhusoev) 17 Nisan’da 65 yaşında vefat etti. Sinemanın gelişimine yaptığı katkılardan ve uzun yıllar süren verimli faaliyetlerinden dolayı Cusoytı Murat’a “Osetya’nın Zaferi İçin” şeref madalyası verilmişti.

Birçok uzun metrajlı film ve belgeselin yaratıcısı olan Cusoytı Murat’ın yaratıcı kaderi ayrılmaz bir şekilde Oset sinemasıyla bağlantılıydı, eserleri izleyicilerin gönlünde özel bir yer tutuyordu, bu ona “Oset sinemasının yüzü” unvanını kazandırmıştı. Murat Georgieviç, Oset sinemasının gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur, tüm yeteneğini Osetya sinemasının hizmetine adamış ve memleketi Osetya’yı yüceltmiştir. Yaratıcılığı ona dünya vizyonunu sanat yoluyla paylaşma fırsatı verdi. Kuzey Osetya’da sinemanın gelişiminde mihenk taşı oldu. Cusoytı Murat derin anlamlarla yüklü eserleriyle önde gelen birçok Rus ve uluslararası film festivaline katılmıştır. Murat, ulusal sinemanın gelişimine paha biçilmez bir katkı yaptı, eserleri izleyicilerin gönlünde özel bir yer edindi. Yüksek profesyonel niteliklerinin yanı sıra büyük, parlak bir ruha sahip, inanılmaz derecede nazik, merhametli ve bilge bir insandı.

Cusoytı Murat Georgeoviç (Dzhusoev) 19 Eylül 1959’da Güney Osetya’nın o zamanlar sadece yedi evin bulunduğu dağ köyü Nagutni’de doğdu. 1976’da Kuzey Osetya’da liseden mezun oldu. Enstitüye girmeden önce Kuzey Osetya Devlet Drama Tiyatrosu’nda sahne montajcısı, ardından yardımcı kadroda sanatçı ve Gençlik Spor Okulu’nda serbest stil güreş antrenörü olarak çalıştı. 1979 yılında Birlik Devlet Sinematografi Enstitüsü’nün (VGIK) İktisat Fakültesi’ne girdi ve 1983’te “sinema ve televizyon ekonomisti” olarak mezun oldu (24 Haziran 1983 tarihli Diploma No. IV-598678). 1983 sonbaharından 1985 baharına kadar Sovyet ordusu saflarında görev yaptı. Hizmetinin ardından Odessa Film Stüdyosu’nda uzun metrajlı film ekibinin yönetmen yardımcısı olarak çalışmaya başladı ve 1998 yılına kadar burada çalıştı. 1986’da VGIK’in senaryo bölümüne girdi ve 1991 yılında mezun oldu (29 Temmuz 1991 tarihli Diploma No. UV 043230 N.N. Figurovsky’nin atölyesi -sinema ve TV’de edebiyat işçisi, film oyun yazarı). 1999’dan 2008’e kadar Kuzey Kafkasya Haber Filmi Stüdyosu’nda belgesel film yönetmeni olarak çalıştı. 2009’dan bu yana bağımsız stüdyolarda yönetmen olarak çalışıyordu. Uluslararası film festivallerinde ve Kuzey Kafkasya’nın belgesel filmleri ve televizyon orijinal programlarından oluşan açık festivali “Kunaki”de jüri üyeliği de yaptı.

Albina Kochieva, Reyon15 sitesi için 60. yaş günü dolayısıyla 09.19.2019 tarihinde yaptığı “Oset Sinemasının Dağlısı” söyleşisinde Cusoytı Murat, doğduğu dağ köyünde elektrik olmadığı için çocukluğunda sinemayı ancak hikâyelerle duyduğundan bahisle “Erken çocukluğumda elektrik yoktu: Yaklaşık 5 yaşındayken bir radyomuz oldu ve biraz sonra köye elektriğimiz geldi. Filmlerden Tiflisli ve Tskhinvalli çocukların akraba ziyaretlerinin hikâyeleri sayesinde haberdar oldum. … tam olarak ne olduğunu bilmiyordum ama izlemeyi hayal ettim! 6 yaşındayken hayalim gerçek oldu. Nagutni’ye sinemayı getiren bir kamyon geldi. Ne kadar mutlu olduğumu hatırlıyorum. Sonra ilk filmim ‘Komünist’i izledim. Eser Rusça olmasına rağmen o zamanlar neredeyse hiçbir şey anlamadım ama resimlere baktım ve çok sevindim” diye anılarını paylaşıyor. Daha sonra, okul yıllarında yönetmenin izleyeceği çok sayıda film vardı; önce filmlerin her hafta gösterildiği Tskhinvali yatılı okulunda, ardından Ardon ve Oktyabrsky’de çünkü 10 yaşındayken ailesi Kuzey Osetya’ya taşındı. Genç Murat, hayatını söz konusu işlerle birleştirmeyi hayal ederek özellikle araştırmacılar ve savaşçılarla ilgili filmler izlemeyi severdi.

10. sınıfı bitirdikten sonra Cusoytı Murat arkadaşı ile birlikte Moskova’da oyunculuk bölümüne girmeye karar verdi, denedi ama başaramadı. Aynı üniversitede sinema ekonomisi okumaya başladı. Sinema dünyasına yaklaşma girişimlerinden vazgeçmeden cumhuriyet üniversitelerinde okudu, bir Oset tiyatro stüdyosunda çalıştı ve hikâyeler yazmaya başladı. Zamanın gösterdiği gibi, Cusoytı Murat istediğini elde edenlerden biridir. Birkaç yıl sonra nihayet Sinematografi Enstitüsü’ne girdi. “Üniversiteden mezun olunca Odessa’daki bir film stüdyosunda görevlendirildim, bir ay sinemada çalıştım, ardından orduya katıldım” diyor yönetmen. Ordudan dönen Cusoytı Murat, senaryo bölümüne kaydolmak için teklif aldı. Odessa’daki bir stüdyoda yönetmen yardımcısı olarak çalışmaya devam ederken aynı zamanda başka eğitimler de aldı. “1989’da önemli bir teklif geldi, karate ile ilgili bir senaryo yazmam teklif edildi, bu sporla ilgilendiğim için ilgimi çekti (Murat ayrıca serbest güreşte spor ustasıdır, sambo ve judo da çalışmıştır). Görevi tamamladım ve senaryoyu teslim ettim. Sansasyonel ‘Fan’ filmi böyle ortaya çıktı. Satıştan para kazandım ve neredeyse senarist oldum. Hatta görüntüleri yeniden düzenledim, bu da herkesi şaşırttı. Film endüstrisindeki ilk ciddi faaliyetim böyle başladı” diye anımsıyor Cusoytı Murat.

Gelecekteki başarısını belirlemek açısından ilk sırada yer alan “Doğuya Kurye” filminin senaryosunu da yazdı; filmin 25 milyon izleyici çekeceği tahmin edildi. Birçok stüdyo senaryoyu satın almak istiyordu ancak yazarın önemli bir şartı vardı: “Kendim çekeceğimi söyledim. Bunu stüdyolardan biri kabul etti. Böylece çalışmaya başladık. Bu benim yönetmen olarak ilk filmimdi. Süreç içerisinde ekiple tartıştık ama grup profesyoneldi. Ben kendi vizyonumda ısrar ettim, herkes şaşırdı, ‘Murat kim ki bu deneyimli kameramanla tartışıyor?’ falan diyorlardı. Ama ben yönetmendim ve onu uygun gördüğüm şekilde filme almaya zorladım. Film bittikten sonra kameraman beni kenara çekti ve ‘Murat, sen artık bir yönetmensin!’ dedi. Görünüşe göre içsel, doğal bir vizyonum vardı, filmin ve mesleğin temellerini hızla kavradım.”

Cusoytı Murat senarist ve yönetmen olarak başarılı bir çıkış yaptı. Kariyer basamaklarını hızla yükseliyordu. Odessa Film Stüdyosu’nda yıllar süren çalışmaları boyunca, “Avrupa’nın Tecavüzü”, “Yeşil Kimonolu Adam”, “Fan”, “Doğuya Kurye” gibi hem senarist hem de yönetmeni olduğu filmler ortaya çıktı. Farn yapım merkezinde, senarist ve yönetmen olarak, Aşkabat’taki (1992) Uluslararası Gümüş Hilal Film Festivali’nde Jüri ödülünü kazanan uzun metrajlı “Dağlı” (“Xohag”) ve “Bolluk” (“Farn”) filmlerini çekti. Daha sonra, Kuzey Kafkasya haber filmi stüdyosunda çalıştığı yıllarda, “Bulutların üstünde Atlantis” (Uluslararası Film Festivali “Altın Şövalye”, Ryazan, 2002’de diploma aldı), “Tsovkra” (IFF “Radiant Angel”, Moskova, 2007), “Kim?” (IFF “İnsan ve Savaş”, Yekaterinburg, 2008), uzun metrajlı belgesel film antolojileri “Ihlamur” ve “Sarışın İnsanlar Gelecek”i yaptı. 2011 yılında “Sanatçının Genç Bir Adam Olarak Portresi” filmi LLC Film Şirketi “D&D” tarafından gösterimdeydi. 2012 yılında Murat, “Kandahar. Beşinci Bölük” (IFF “İnsan ve Savaş”, Yekaterinburg, 2011) adlı belgesel filmin yönetmenliğini yaptı ve köklü kuruluş “Combat Brotherhood” için bir filmin yapımcılığını üstlendi. 2014 yılında IrMon LLC’de kendi senaryosuna dayanan uzun metrajlı filmi “Maden”i çekti. Bu eserin aynı zamanda zengin bir uluslararası festival geçmişi de var. “Maden”, Ufa’da “Gümüş Akbuzat”, Magas’ta “Altın Kule” festivallerinin de katılımcısıydı ve Lanusei’de filmi En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı, film İtalya’da Sardunya Festivali’nde “Tarihi Film” kategorisinde Onur Diploması kazandı. 2015 yılında modern Nogayların yaşamını anlatan “Göçebe Rüzgârın Beşiği” adlı bir belgesel film çekti.

Murat’ın son eseri, Oset edebiyatının kurucusu K’oşta Xetagurov hakkında kısa bir filmdi. Yönetmen filmi, “Yaklaşık 1898 yılını ele aldım, bu onun Kherson’a son sürgününden önce ve St. Petersburg’da bacağından geçirdiği ikinci ameliyattan sonraydı. Bu, onun ilk kitabı ‘İron Fændır’ı yayına hazırlandığı dönemdi… O dönemde Kosta, Oset aydınlarının ve genel olarak mülk sahibi sınıfın sözcüsü durumundaydı, ulusal bir yol arayışı vardı” diye açıklamıştı. Kosta rolünü ulusal Oset müzik topluluğu “K’ona”nın solisti Tamu Berozty canlandırmış ve yönetmene göre iyi bir iş çıkarmıştı. Kısa film “K’oşta” hem Rusça hem de Osetçe gösterime girdi -Osetçe konuştukları yerde Rusça altyazılı, Rusça konuştuklarında ise tam tersine Osetçe altyazılı- sunuldu.

Yönetmen bir söyleşisinde iki çalışma daha planladığından bahsetmişti: “Muhterem Sarmatyan” ve “İnsan ve Savaş”. Gerçekleşseydi mutlaka Oset sinemasının birçokları için klasik haline gelecek iki yüksek kaliteli filmle daha zenginleşeceği anlamına geliyordu, maalesef olmadı.

 

Oset ulusal sineması

Yıllar sonra yazar “Dağlı” ve “Maden” eserlerinin her birinde yaşadığı özel endişeden bahsetti: “Bütün çalışmalarım özellikle değerlidir, her film sadece yönetmen olarak değil ideolojik açıdan da belirli bir gelişim aşamasıydı. Ama yine de ‘Dağlı’ ticari filmden ulusala geçiş aşaması oldu. Yaratıcılığımın daha derin bir aşaması, ciddi bir film. Senaryoyu German Gudiev’in ‘Dağların Ruhu’ şiirinden etkilenerek yazdım. ‘Maden’ ise gerçekten Oset gelenekleri çerçevesinde insan ruhunun eğitimini gösteren kült bir film haline geldi.” Film Aşkabat’ta Jüri ödülünü aldı. Yönetmenin ulusal eseri “Maden” İtalya’daki festivalde büyük ödüle layık görüldü. Yazarın da belirttiği gibi filmin asıl amacı gençlerimizin yetişeceği bu tür hikâyelerin bir örneğini göstermekti.

2010 yılındaki bir söyleşisinde Andrey Babitsky’nin “Bir şekilde Oset kültürüne bağlı olduğunuzu hissediyor musunuz?” sorusuna şöyle cevap veriyordu: “Çalışmalarımda farklı dönemler vardı. Her şey senaryosunu yazdığım ‘Fan’ filmiyle başladı. Tamamen ticari bir projeydi, sonra başka filmler de vardı, ayrıca romantik-macera türünden. Zamanla kişinin dünya görüşü değişiyor, ben de Oset temalarına yöneldim. ‘Dağlı’ filmi zaten bir Oset temasıdır. Ben bir vatanseverdim. Bu kelimenin kastettiği anlamda vatanseverdim. Daha sonra insanların kaderi ve benzeri birçok şey hakkında düşündüm. Ve şu sonuca vardım ki insan kendini değiştirmedikçe hiçbir şey değişmez. Yani vatanseverler arasında belki birileri bir şey için, komşular veya başka biri için suçlanabilir ve bu ebedi bir sorundur: insanlar çıkarlar tarafından yönlendirilir, devletler çıkarlar tarafından yönlendirilir, ancak kişinin kendisi değişene kadar, özfarkındalığa ulaşana dek hiçbir şey değişmeyecek. ‘Farn’ filmi Oset dilindeki en son uzun metrajlı film, kalitesi pek iyi değil, kendi hikâyesi var, bu bir kişinin tüm sorunların kendisinde olduğunun farkına nasıl vardığını anlatan bir film. Daha sonra Kuzey Kafkasya’daki bir haber stüdyosunda belgesel filmlerde çalışmaya başladım. Kuzey Kafkasya halklarına dair farklı konuları ele aldım. Stüdyo yönetmeni bana güvendiği için şanslıydım ve filmleri şahsi görüş açımla yaptım. Yani bu filmlerin ana karakteri bendim diyebiliriz. Önemli olan benim belirli şeylere, belirli sorunlara veya belirli insanlara ilişkin görüşlerimdi. Kuzey Kafkasya’nın her yerinde çekim yaptık. … Bunlar oldukça eğitici televizyon programlarıdır. Pek çok trajedi yaşayan Osetyalılar prensip olarak ‘Neden?’ sorusuna yanıt ararlar. Yani bu neden hem Kuzey hem de Güney Osetya’nın başına geldi. Elbette birçok açıdan geçmişe, kökenlere, geleneklere vb. dönme çağrısında bulunan bazı filmlerin savunularına katılmıyorum: Şimdi farklı bir zaman ve birçok kişinin istediği gibi bir ulus olarak hayatta kalabilmek ve insanlığa bir şeyler verebilmek için başka yollar, başka öncelikler aramalıyız. İnanıyorum ki, diğer milletler gibi Osetyalılar da diğer milletlere, dünyaya faydalı bir şey sağlamazlarsa, onların ortadan kaybolması veya yok olmaması, dünyada önemli bir şeyi değiştirmeyecektir.”

Sanatsal bir bileşen olarak Oset dilini kullanan Cusoytı Murat’ın filmleri Oset kültürünü ve yaşamını çok makul bir şekilde anlatıyor. Seyirci geleneklere dair derin bilgisi karşısında hayrete düşüyor; o kadar ki, sanki bir kitap okuyormuş gibi hissediyor. Yazarın kendisinin de itiraf ettiği gibi, pek çok şey genellikle sezgisel düzeyde doğmuştur. “Oset gelenekleriyle büyüdüm, babamın beni okşadığı bir zamanı hatırlamıyorum. Daha önce tüm bunların içinde tam anlamıyla küçük yaşlardan itibaren yetiştirildik. Ayrıca çok fazla tarih ve kurgu okudum ve Osetya tiyatrosu da rol oynadı. Sezgisel olarak çok şey biliyordum ve bir süre sonra bunun böyle olması gerektiğine ikna oldum ve literatürde onay buldum. Bu filmlerde asıl olan o zamanın ritmini hissetmektir. … Ayrıca filmlerde çok iyi danışmanlar vardı” diye ekliyor Cusoytı Murat.

Yönetmenin ulusal filmlerindeki bir diğer önemli özellik ise neredeyse tamamen Oset dilinin kullanılmasıdır. Yazar, “Çalışmalarımda Oset dili, filmin bir bütün olarak algılanmasının sanatsal bir bileşenidir, çünkü karakter, yüzlerde olduğu gibi konuşmada da ortaya çıkar” diyor. Pek çok uzun metrajlı film ve belgesel çekildi, senaryolar ve hatta kitaplar yazıldı: “Yalnız” ve “Atsamaz Zamanı”. Bir süre sonra hayatını sinemaya bağlayarak ne kadar doğru bir seçim yaptığına emin oluyor. “Bu alanı seçtiğime pişman değilim. Hiçbir zaman zengin olmayı istemedim. Tüm yeteneğimi, tüm enerjimi işe koydum. Filmlerim sayesinde insanların daha iyi insanlar haline geleceğini, ruhsal olarak gelişip ahlaki değerlerinin güçleneceğini hayal ettim. Sinemamın sadece eğlendirmesini değil, aynı zamanda terbiyeli, nazik, asil insanları eğitmesini de istiyorum. Örneğin, ‘Dağlı’da Osetyalıların biraz idealize edilmiş bir imajını göstermek istedim. Her durumda, ben de böyle olmak isterim. Sonuçta her eser, yazarın kendisinden başka bir şey değildir” diyor yönetmen. Murat, filmlerinde Oset dilinin kullanımına özel önem veriyor ve karakterlerin organik doğasını yalnızca anadilin melodisinin doğru bir şekilde aktarabileceğine inanıyor.

Albina Kochieva, Cusoytı Murat’ın filmlerinde “izleyicinin gerçekte düşünmeye bile cesaret edemeyeceği bir hayatın suç ortağı haline geldiği sanat dünyasına ustalıkla köprüler kurduğunu, belki de bu yüzden eserlerinin kendine has bir üslubu olduğunu ve yüreklere dokunduğunu” söylüyor. Cusoytı Murat’ın filmleri derin felsefi göndermeler içerir. Eleştirmenlere göre bu hikâye anlatımı tarzı Oset efsane anlatıcılarınkine benziyor. Uzun süre vizyon filmi çekemeyen Murat’ı yeniden kamera arkasına getiren, 2014 yılında Osetçe çektiği “Maden” filmine onun vasiyet filmi gözüyle bakabiliriz. Bu filmde Murat hem yönetmen hem de senaristtir. Kaba senaryo kendisine verildikten sonra döneme uygulama fikri yazardan çıktı ve gerçeğe uygun olarak anlatılan tarihi kesit, senaryo yazıldıktan hemen sonra işbirliği yaptığı tarihçiler tarafından da doğrulandı. 19. yüzyılda Osetya’nın Çarlık Rusya’sına ilhak edilmesinin ardından Oset halkının tarihinde yeni bir sayfa başladı. Filmde elbette Rus-Oset ilişkileri konusuna filmin ana karakterlerinin kaderi prizmasından değinildi. Filmde farklı hikâyeler iç içe geçiyor: Aşk, dostluk, aile ilişkileri; yaşlı ve genç nesiller arasındaki ilişkiler ve Oset toplumu içindeki çekişmeler. Dini olanlar da dahil olmak üzere ilgi alanları burada çatışıyor. Film eleştirmenlerine göre bu daha çok tarihi, sosyo-psikolojik ve ahlaki bir eserdir. “Maden” Oset dilinde çekildi, ulusal dildeki filmlerin, başta gençler arasında olmak üzere, anadili yaygınlaştırmanın etkili yollarından biri olduğu göz önüne alındığında, filmin ulusal kültür açısından önemini daha iyi anlarız. Osetyalı blog yazarı Alan Parastaev’e göre “Maden” bütün bir Oset neslinin ana filmi olup, geçen yüzyılda Osetya’da günlük yaşam, giyim ve hijyenden başlayarak manevi yaşam, yasalar ve etno-psikolojiye kadar insanlarımızın nasıl yaşadıklarını yargılamak için kullanılacak. “Bu, ekrandaki hayatımızın bir tür ansiklopedisidir… Bugün birbirimize davranışımızın doğasını gösterir. Şaşırdığımız şeyin doğası muhtemelen en çok kendimizdedir. Yani, neden zorlukta birlik ve yardımlaşmacı olduğumuzu ancak zengin ve güçlü olma fırsatı ortaya çıktığı anda birbirimizin boğazını kemirmeye ne denli hazır olduğumuzu bize hatırlattı” diyor Parastaev. Filmde Fiagdon, Dargavs, Yukarı Zgid ve Nar köyleri aksiyonun ortaya çıktığı ana set oldu. Çekim sürecine sanatçılar da dahil olmak üzere yaklaşık 50 kişi katıldı; hem profesyonel oyuncular hem de “yerel” insanlar. Kabardey aktör de dahil oyunculara Osetçe konuşmaları öğretildi. Murat, Svetlana Lukyanchikova ile film üzerine yaptığı söyleşide “Benim için profesyonel olmayanlarla çalışmak zor değil, onların görünüşlerine ve iç sesimin tasarımlarımla buluşmasına önem verdim. … onların içsel özü kahramanlarımın içsel özüyle buluşuyor” diyor. Bu filmde ses teknisyenlerinden makyözün işine hemen her şeyiyle bizzat ilgilendi Murat: “Dekorasyon ve ek çizimler için param yoktu. Osetya’yı tanıyorum ve senaryoyu yazma aşamasında her zaman nerede çekim yapacağımı tahmin ediyordum. … Çerçevede teller olmasın diye dağlara çıkmamız gerekiyor. ‘Maden’ filminin çekim şartları çok zordu; rüzgârın, soğuğun ve yağmurun doruğunda. Ayak uydurabilmek için çok hızlı çekim yapmamız gerekiyordu.” Çalışma birkaç kişinin özel bağışları üzerine gerçekleşti. Başlangıçta yönetmene bu dönemi gösterme görevini koymuşlar, çünkü o dönemde çağdaşlarına model olabilecek kişilerin var olduğuna inanılıyor. Rus biliminsanı, Osetya dağlarındaki cevher yataklarını araştıran kişi ve Kabardey aristokratı, aileler arasındaki çatışmanın tarafları oluyor. Cusoytı Murat, bu dönemde Rusya’nın Güney Osetya’daki etkisinin arttığını söylüyor. … “Oset toplumunun yaşam tarzı dramatik değişikliklere uğradı – insanlar ovaya, Vladikavkaz Kalesi’ne taşınabiliyor. Rus unsuru her bireyin aileden, kökeninden kopup daha bağımsız olmasını sağladı, genel olarak devrimci bir bilincin varlığı gelişti. Filmde geleneksel değerleri temsil eden karakterler olduğu gibi çağa ayak uydurmak isteyenler de var. Bugünün yaşamında da aynı şeyler yaşanıyor.” Toplumların derin dönüşümlerden geçtiği zamanların (filmin geçtiği, Rusların Vladikafkas’ı kurdukları zaman ya da şimdiki zamanın) insanlara geleneklere bağlı kalma ya da yeni oluşumlarda yer alarak bağımsızlaşma (bir de geleneği dönüştürmeyi eklemeli bence) fırsatı verdiğini söylüyordu. RF Görüntü Yönetmenleri Birliği ve RF Belgesel Filmciler Birliği üyesi, eleştirmen Indira Cherdzhieva film hakkında şunları söylüyor: “Murat’ın filmlerinde özgürlük seçilmiş birkaç kişi içindir. Özgürlük, alışılmış varoluş normları çemberinin ötesine geçerek bu çembere geri dönme, insanlara yeni bir yasa verme iradesinin varlığıdır.” Ankara’da filmin gösteriminin ardından yaptığımız söyleşide de aynı noktaya dikkat çekmiş ve belki de ilk kez ulusal kimlikte geleneklerin formlarının hiçbir değeri olmadığını, aslolanın geleneğin yansıttığı öz olduğunu düşünmeme vesile olmuştu benim de.

Murat Georgieviç, belgesel filmler ve orijinal televizyon programları hazırladı, “Kunaki” festivalinin jüri üyesiydi ve izleyicilere ve genç izleyicilere dersler verdi. Murat’ın yeteneği çok yönlüydü ve bu muhteşem insanın çalışmaları yalnızca sinemayla sınırlı değildi. Oset Müzik Festivali «Ацамæзы уадындз» “Atsamæz’in Sihirli Flütü” Müzik Festivali’nin ortak kurucusu ve ana organizatörlerinden biri olmasının yanı sıra “Monzal/МОНЗÆЛ” (“Ruhun Sesi”) müzik projesinin mimarı ve ideolojik ilham kaynağıydı.

O Osetya’yı tüm kalbiyle sevdi -ve bu aşk tüm çalışmalarında okunabilir-, ruhu Oset dilinin korunmasına içtenlikle kök salmıştı ve bu nedenle kendi anadilinde filmler yaparak izleyiciye halkının kültürünü, geleneklerini, zihniyetini ve tarihini gösterdi. Vefatı kültürümüz için büyük bir kayıp, ışıklarda ol sevgili Murat, ruxşag wæd…

 

Cusoytı Murat Georgieviç filmografisi

1989 “Fan”, uzun metrajlı. (Odessa Film Stüdyosu-SSCB). Senarist, yardımcı yönetmen.

1991 “Doğuya Kurye” filmi, uzun metrajlı. Kurgusal film (Odessa Film Stüdyosu-SSCB). Senarist, yönetmen.

1989 “Yeşil Kimono Giyen Adam” filmi, uzun metrajlı. (Odessa Film Stüdyosu-SSCB). Senarist, yardımcı yönetmen.

1991 “Avrupa’nın Tecavüzü” filmi, uzun metrajlı kurgusal film (Odessa Film Stüdyosu-Ukrayna). Senarist, yönetmen.

1992 “Dağlı/Highlander”, uzun metrajlı (Bakanlığa bağlı Üretim Merkezi “Farn”-RF) Kuzey Osetya-Alania kültürü. Senarist, yönetmen. Film, IFF’de Jüri ödülüne layık görüldü. Aşkabat’ta “Gümüş Hilal” (1992).

1999 “Farn”, uzun metrajlı (Üretim merkezi “Farn”-RF). Senarist, yönetmen.

2002 “Bulutların Üzerindeki Atlantis”, 2 saat, belgesel film (Kuzey Kafkasya haber filmi stüdyosu-RF). Yönetmen. Altın Film Festivali’nde diploma aldı. Ryazan’da “Vityaz” (2002).

2004 “Kim?”, 2 saat, belgesel film (Kuzey Kafkasya haber filmi stüdyosu-RF). Yönetmen.

2004 “Kuzey Kafkasya. Yüzler”, 6 saat, belgesel film (Kuzey Kafkasya haber filmi stüdyosu-RF). Senaryo yazarı, yönetmen.

2006 “Tsovkra”, 2 saat, belgesel film (Kuzey Kafkasya haber filmi stüdyosu-RF). Yönetmen.

2008 V/f “Sanatçının Genç Bir Adam Olarak Portresi”, 26 dk. Belgesel film (LLC K/k “D&D”-RF). Senarist, Yönetmen.

2011 V/f “Kandahar. Beşinci Bölük”, 30 dk. Belgesel film. (Kıdemli örgüt “Kardeşlikle Mücadele”-RF). Yönetmen.

2014 “Maden/Ærjæt/Rudnik”, uzun metraj. (LLC “Irmon”-RF). Senarist, sahne yönetmeni. Uluslararası Ödül Töreni’nde Onur Diploması’na layık görüldü; Yerli film festivali “Görünümler. Görüş; Tarih” Tarihi Film kategorisinde, Lanuzei, Sardunya, İtalya (21.11.2015).

2015 “Göçebe Rüzgârın Beşiği”, 26 dk. Belgesel film. (LLC “Film Şirketi “Edelweiss”-RF). Yönetmen.

2017 “K’oşta/Costa”, Orta metrajlı (Devlet Televizyon ve Radyo Yayıncılığı Şirketi “Alania”, 2017). Yönetmen.


Cusoytı Murat’ın internette bulunan filmleri

Фанат (SSCB, 1989): www.youtube.com/watch?v=byi2bUNSsGU

Хохаг (Горец) (RF, 1992): www.youtube.com/watch?v=fYbSrLm4TMM

Фарн (RF, 1995): www.youtube.com/watch?v=0b8szu1nFVU / www.youtube.com/watch?v=1UmIgirfIn8&list=PLBB8FABA6CEDEF06D

Рудник (RF, 2014): www.youtube.com/watch?v=BogdTtUJkgw

Cusoytı Murat’ın kısa filmleri

Бараег ивгъуыдаей (Cusoytı Murat’ın Taimuraz Khadzhety hakkındaki filmi): www.youtube.com/watch?v=sUbu86VZydQ

Xonga dzivgis: www.youtube.com/watch?v=mglLR8F_FMM

“K’oşta/Costa”: https://www.youtube.com/watch?v=im9LMoaUwkQ

Cusoytı Murat’ı konu alan filmler

Фильм “Рудник Мурата”, реж. Мадина Икаева: www.youtube.com/watch?v=fk7sHz83LC4

Кто Я? (Ben kimim?): www.youtube.com/watch?v=BIqWKdtGXM4

Ола Монзар & Мурат Джусоев – Зӕгъ-ма: www.youtube.com/watch?v=hidAqfg1nhQ

Osetya şarkısı hakkında: www.youtube.com/watch?v=Nvlwaw7P5Qg

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz