Ferhat Kentel

58 yazı
Son olarak, kapatılan İstanbul Şehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi olan Ferhat Kentel 1981’de ODTÜ’de işletmecilik lisans eğitimini tamamladıktan sonra 1983’te Ankara Üniversitesi SBF’den yüksek lisans ve 1989’da Paris, Ecole des Hautes Etudes en Sciences Sociales (EHESS)’den sosyoloji doktora derecesi aldı. 1990-1999 arasında Marmara Üniversitesi Fransızca Kamu Yönetimi Bölümü’nde, 2001-2010 arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Fransa’da Ecole des Hautes Etudes en Sciences Sociales (EHESS)’de ve Université de Paris I’de çeşitli dönemlerde misafir öğretim üyesi ve araştırmacı olarak bulundu. Türkiye’de ve yurtdışında çeşitli kitap ve dergilerde modernite, gündelik hayat, yeni sosyal hareketler, din, İslâmi hareketler, aydınlar, etnik cemaatler üzerine makaleleri yayımlandı. Yayınlanmış araştırma ve kitapları şunlardır: Ermenistan ve Türkiye Vatandaşları. Karşılıklı Algılama ve Diyalog Projesi (Gevorg Poghosyan ile birlikte), TESEV, İstanbul, 2005; Euro-Türkler: Türkiye ile Avrupa Birliği Arasında Köprü mü Engel mi? (Ayhan Kaya ile birlikte) İstanbul Bilgi Üniversitesi yayınları, İstanbul, 2005; Milletin bölünmez bütünlüğü: Demokratikleşme sürecinde parçalayan milliyetçilik(ler) (Meltem Ahıska ve Fırat Genç ile birlikte), TESEV, İstanbul, 2007; Belgian-Turks: A Bridge, or a Breach, between Turkey and the European Union? (Ayhan Kaya ile birlikte), King Baudoin Foundation, Brüksel, 2007; Ehlileşmemek, düzleşmemek, direnmek, (Söyleşi: Esra Elmas), Hayykitap, İstanbul, 2008, Türkiye’de Ermeniler. Cemaat-Birey-Yurttaş (Füsun Üstel, Günay Göksu Özdoğan, Karin Karakaşlı ile birlikte), İstanbul Bilgi Üniversitesi yayınları, İstanbul, 2009; Yeni Bir Dil - Yeni bir Toplum, (Söyleşi: M.Talha Çiçek, Gülçin Tunalı Koç), Bilsam yay., Malatya, 2012; “Kır Mekânının Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Dönüşümü: Modernleşen ve Kaybolan Geleneksel Mekânlar ve Anlamlar” (Murat Öztürk ile birlikte), TÜBİTAK araştırması, 2017.

Çerkes soykırımı vesilesiyle “iyileri” çoğaltmak

Geçtiğimiz 21 Mayıs vesilesiyle -aramızdan bazılarının aklından hiç çıkmayan- Çerkes soykırımını bir kez daha hatırladık. Bu yazının çıktığı mecrada da herhalde Çerkes soykırımını düşünmeyen, az veya çok Çerkesliğin yaşadığı yası tutmayan...

2021’de sivil toplumu yeniden düşünmek

Çıkarlar, hakları savunmak, tanınmak için verilen mücadelelerin, hak savunuculuğunun alanı olarak görebileceğimiz sivil toplumdaki üç unsur “sosyal hareketler”, “demokrasi” (ve demokrasi ile ilişkili olarak hukuk) ve “sosyal bilimler” (sosyolojik düşünce) şeklinde...

İrrasyonel çağ – duygusal aidiyetler

Falan ülkede, farklı bölgelerden muhalif siyasetçilerin başkentte bir araya geldiği konferansa polis baskını yapıldı. Baskında aralarında güçlü muhalif liderlerin de olduğu 200 kişi gözaltına alındı. Polis açıklamasında “katılımcıların koronavirüs kısıtlamalarını ihlal...

Travma aracı olarak eğitim

Çocukların olağanüstü bir dünyası var; büyük insanların ancak teorik çıkarımlarla tahmin ettikleri bir hayal dünyasına sahipler onlar. “Normal şartlarda” çocukların istekleri de neredeyse sonsuzdur ya da daha doğru bir deyişle, sınırsızdır...

Adına “dava” denen acımasızlık

Ruhumuzu karartma konusunda bir yanda Covid-19, diğer yanda popülizm, şiddet, mafya, hamaset, faşizm versiyonları adeta birbirleriyle yarışıyorlar… Arada sırada Umut Vakfı’nın derlediği bilgileri görüyorum, iç karartmak için ne isterseniz var… Sahte alkol...

Kibrin gündelik ve duygusal hali

Kibir tüm zamanların en büyük günahlarından biri… Bütün dinler lanetlemiş; faziletin tevazuda olduğu binlerce kez dile getirilmiş… Tevazu sahibi insanlar her zaman örnek gösterilmiş… Tarihte, kan dökmeden ya da korku ve...

Erkeklik ve din

Memleketimizde kadına yönelik şiddet uygulayan erkeklerin büyük çoğunluğu eşler, nişanlılar, ağabeyler, eski kocalar yani çok büyük bir çoğunlukla “aile içi fert” sıfatına sahip erkeklerden oluşuyor. Ve çok açık ki, bu adamlar...

On yıl sonra “yetmez ama evet”

Uzun zamandır kolay düşmanla yetinenler, ezberciler, ben bilirimciler her fırsatta günah keçisi ihtiyaçlarını tatmin ederken başvuruyorlardı ama 2010 Anayasa Referandumunda “yetmez ama evet” formülüyle tavır almış olan insanlara dönük bugünlerde gene...

Minareye yamalı mamalı kılıf dikilir

Bugün gündeme gelen sosyal medyanın kontrol edilmesi ya da kapatılmasına dair beyanlar tamamlanmaya çalışılan büyük bir resmin sadece bir parçası. Resim çok büyük; çünkü 80 milyonluk bir toplumu, üstelik küresel irtibat...

İhtiyaç duyulan düşmanı yaratmaya çalışmak

Türkiye, tarihi, siyasal ve kültürel arka planından gelen derin kutuplaşmalar yaşayan ve bunu aşmak için, en azından her dönem ideolojik vatandaş inşa etme peşinde olan devlet düzeyinde, pek çabanın harcanmadığı bir...