Image
2019 Mayıs

“BİR DİLİN PEŞİNDE” Sergisi açıldı.

1990’lardan bugüne, Türkiye’de kültürel alanda verilen anadil mücadelesini konu alan “Bir Dilin Peşinde- 90’lardan Günümüze Kültürel Alanda Anadil Mücadelesi” Sergisi Karşı Sanat’ta açıldı.

 

1990’lardan bugüne, Türkiye’de kültürel alanda verilen anadil mücadelesini konu alan “Bir Dilin Peşinde- 90’lardan Günümüze Kültürel Alanda Anadil Mücadelesi” Sergisi Karşı Sanat’ta açıldı.

23 Mayıs-17 Haziran 2019 tarihleri arasında açık kalacak olan sergi, kültürel haklar mücadelesinin hikâyesini, geçtiğimiz otuz yılda anadilde yapılan kültürel üretimlerle, sürecin tanıklarıyla, eylemcileriyle ve kurumlarıyla anlatıyor.

Çerkesçe, Ermenice, Hemşince, Kürtçe ve Lazca’daki kültürel üretimlere odaklanan “Bir Dilin Peşinde” Sergisinin amacı, serginin tanıtım metninde şöyle aktarılıyor:

“Kültürel haklar ve kimlik mücadelesi, 1990ların başında Türkiye’de ve dünyanın pek çok ülkesinde kendisini güçlü bir biçimde hissettirdi. Neredeyse tüm dil ve inanç gruplarım etkileyen bu mücadelenin başlangıç noktası ise anadilde yaşama hakkının bir talep kamusal alanda kendini ortaya koymasıydı.

Anadilde kültürel üretim, son otuz yılda, çok geniş bir tartışma alanı buldu. Medya, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve onlara bağlı araştırma merkezleri, yayıncılar, müzik ve film prodüksiyon firmaları, bu alanın genişlemesine önemli katkılar yaptı. Anadil araştırmacıları ve aktivistlerinin üretimlerine ışık tutan bu serginin hazırlık sürecinde, görüşme yaptığımız herkes başlangıç noktasını “anadilin peşine düşme” olarak vurguluyordu. Serginin konusu ve ismi böylece kendiliğinden belirdi: “Bir Dilin Peşinde...”

“Bir Dilin Peşinde” sergisi, örnek olarak Çerkesçe, Ermenice, Hemşince, Kürtçe ve Lazcayı seçti. Bu beş dilin, ana akım medyada ve iletişim ortamlarında yer bulamayan ve çoğunluk tarafından bilinmeyen son otuz yıldaki kültürel üretim süreçlerini farklı yönleriyle görünür kılmayı amaçladı. Bu azınlık dillerinin ve onların peşindeki insanların öykülerine odaklanıldı. Serginin amacı, 90lardan günümüze bütün alt üst oluşlara rağmen devam eden bu süreci tüm derdi ve neşesiyle görünür kılmak, hafızaya geri çağırmak ve bu alanda yeni tartışma konularının açılmasına zemin oluşturmak.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Türkiye Kültürleri Çalışma Grubu sergiyi hazırlarken, beş dil örneğinde, dil mücadelesinin tüm dinamiklerini, karmaşıklığını ve üretim zenginliğini sergilemenin imkansızlığı önemli bir güçlük olarak belirdi. Araştırma ekibi, bu sınırlılığı kısmen aşmak amacıyla, resmin tamamını görmeye yardımcı olacak verilere de sergide yer verdi. 1990larda başlayan söz konusu süreç, tüm bu kültürleri ve dilleri kapsayan ve genelde çok-kültürlülük / kültürel çoğulluk meselesini uğraşı alanı olarak seçen veya dert edinen önemli kurumların doğmasına da tanıklık etti Bunlar arasında öne çıkanlardan, Türkiye’de var olma mücadelesi veren pek çok dil ve inanç grubunun müziğini derlemeyi amaç edinmiş ve kültürel grupların müziklerini derlerken araştırmacılar için bir “okul” olmuş Kalan Müzik’e ve her yıl Dünya Anadili Gününe özel yayınlar hazırlayan, çok dilli yayıncılığı benimseyen Bianet’e sergide özel yer ayrıldı.

Bu sergi aracılığıyla, farklı kurumların ve emektarların bir dilin peşindeyken deneyimledikleri başarılar, hezimetler, mutluluklar ve hayal kırıklıktan ile dolu hikayeleri, tüm karmaşıklığı, dinamikliği ve çok katmanlılığıyla anlatılmaya çalışılmaktadır. Hem aşılamayan kompartımanlar hem de dayanışma örneklerini barındıran Türkiye dillerinin mücadelesi kamuoyunun dikkatine sunulmaktadır.”