Image
2018 Mart

“Diller yaşama dönsün”

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Halklar ve İnançlar Komisyonu, 21 Şubat Dünya Anadil Günü vesilesiyle bir etkinlik düzenledi. “Renkler dillere, diller yaşama dönsün” şiarıyla 18 Mart’ta Şişli, Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte ilk olarak HDK Yürütme Kurulu Üyesi Sedat Şenoğlu konuştu.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Halklar ve İnançlar Komisyonu, 21 Şubat Dünya Anadil Günü vesilesiyle bir etkinlik düzenledi. “Renkler dillere, diller yaşama dönsün” şiarıyla 18 Mart’ta Şişli, Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte ilk olarak HDK Yürütme Kurulu Üyesi Sedat Şenoğlu konuştu.

“Toplumsal varoluş dilsiz olamaz”

Dillerin, kültürleri var eden en temel öğe olduğunu söyleyen Şenoğlu, “Toplumsallık, toplumsal varoluş dilsiz olamazdı, gelişemezdi. Yeryüzündeki varoluşumuzun en temel kültürel ön koşuluna baktığımızda; dili, dilleri yaşatmanın, insanlığı, insanlığımızı yaşatmakla özdeş olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

“Türkiye dilbilimcileri suçludur”

Şenoğlu’nun ardından söz alan dilbilimci Necmiye Alpay, anadilin önemi üzerine sunum yaptı. Alpay, Türkiye’de anadil konusunda çeşitli dönemlerde adımlar atıldığını; ancak tekrardan dil üzerinde korku imparatorluğunun yaratıldığını söyledi. Alpay, “Anadil meselesini çok geç keşfettim. Çünkü dil konusu, ülkede en çok bastırılan gerçeklerden biridir. Türkiye’de dilbilimcileri bırakın eleştirilmeyi, suçlamamız gerekir. Eskiden beri olan tekçi zihniyet bugün yeniden dayatılıyor” dedi.

Bilime aykırı bir şekilde çocukların anadilinden uzak yetiştirilmeye çalışıldığını söyleyen Alpay, “Bir dönem Kürt dili ve edebiyatı demek bile cesaret istiyordu. Sonra sessizce enstitüler üzerinden bu sözlükler yeniden gündeme geldi. Anadillerin taşıdıkları kültürü bütünüyle temsil etmeye, geliştirmeye, izin yok” diye konuştu.

Alpay’ın konuşmasının ardından 14 farklı dil ve etnik gruptan katılımcı kendi dillerinde sunumlar yaptı. Çeçence sunum: A. Kadir Polat, Adigece sunum: Çurmıt Sebahattin, Abazaca sunum: Ataman Oğuz, Osetçe sunum: Muammer Tekin.

Şölen, BEKSAV Müzik Topluluğu’nun Kürtçe, Türkçe, Lazca, Hemşince ve Adigece seslendirdiği türkülerle sona erdi.