Image

Jiy Zafer Süren
-LAGARTA / ЛАГАРТА-
[email protected]
Tüm Yazıları

01 Şubat 2020, Cumartesi

Açaxu / Ace / Ake 1.Bölüm

 

                                                 -Bir tutam saç’ın 5000 yıllık hikâyesi

       Eski çağlardan günümüze uzanan, bir tutam saç bırakma geleneğinin izini sürmek için, önce dünyanın en eski destanı İLYADA’ya bakalım:

       Troya Savaşını (MÖ.1300-1200) anlattığı destanında Homeros şunları yazıyor;

       “Komutanları Ares’in filizi Elephenor’dur,

       Yürekli Abantların güdücüsü

       Khalkodon’un oğludur o,

       Buyruğunda kargıcı, çevik Abantlar,

       Enselerinden sarkıyor uzun saçları.”¹ 

                          *

      “Saçları tepelerinde top top Trakyalılar sarmıştı

      Uzun kargıları vardı ellerinde”² 

                         *

     “Troyalılara doğru tolgası ışıldayan Ares yürüdü,

      Uzun lüleli Phoibos’la okçu Artemis onunlaydı,

      Leto, Ksanthoa, gülümseyen Aphrodite onunla.”³

      Sonra en eski tarihe, Herodot Tarihi’ne göz gezdirelim:

      “Mısırlılar, bir hayvanın adanmış olduğu bir tanrıya dua edecekleri zaman, çocukların saçlarını kazıtırlar, ya bütününü, ya yarısını, ya da üçte birini, saçları bir teraziye koyarlar gümüş ile tartarlar; ne kadar tutuyor ise o hayvanın bakıcısına o kadar verirler, o da bir balık alır, parça parça keser hayvanlarına yedirir.”⁴

        “(Libya) Makhlyesler saçlarını enselerine doğru, Auseialar alınlarına doğru uzatırlar.”⁵ 

        “Triton ırmağı batısında Asueialara komşu çitçi Libyalılar vardır, ev yapmasını bilirler, adları Maxy’dir; başlarının sağ yanında saç vardır, solunu kazırlar ve gövdelerine zincifre sürerler, bu kabileler Troyalılar’dan ürediklerini savunurlar.”⁶

        Mitolojide ise şunları görürüz;

       “Theseus, Delphoi’ye gitti ve adet olduğu üzere orada tanrıya saçlarını sundu. Ama saçlarını tamamıyla kesecek yerde Abantlar (İlyada’da geçen savaşçı bir kavim) gibi başının ön tarafını tıraş etmekle yetindi. Bu suretle, tarihi devirlerde varlığını sürdüren bir adeti başlatmış oldu.”⁷

       “Peleus, oğlunun (Akhilleus/Aşil) saçlarını, seferden sağ dönmesi için, Sperkheios ırmağına bağışladı.⁸

       “Numa Pompilius’un (Kuruluş efsanelerinde Roma’nın ikinci kralı) İupiter ile bir konuşma yaptığı da söyleniyordu. Numa bu konuşma sırasında, tanrıyı, yıldırımlarının yönünü değiştirmek için, insan başları yerine, soğan başları, saçlar ve küçük balıklarla yetinmeye ikna etti.” ⁹

        Leukippe, Delphoi kâhininin talimatıyla, onları aramak için yola çıkmaya karar verdi. Saçlarını tıraş ederek rahip kılığına girdi.” 10

        Arkeolojide;

        “Heykelciklerde başlıktan çıkarak sırta doğru uzanan saçlar da Hitit geleneğinin bir yansımasıdır. Saç bazen, Kadıkalesi heykelciğinde olduğu gibi sırtı geçerek daha da aşağıya inmektedir. Bu savaşçı-tanrı heykelcikleri erkeği tasvir etmelerine karşın sakallı heykelcik sayısı azdır.”¹¹

       “(Birinci Tablet: Vs.I § II) “Ayrıca günlük kurban etlerini hazırlayanlar temiz olsunlar. Onlar yıkanmış (ve vücut kılları) kesilmiş olsunlar. Onların (saç ve sakal kılları kesilmiş olsun.) Temiz elbiseler giymiş olsunlar. Eğer (böyle) değil(seler) günlük kurban ekmeklerini onlar hazırlamasınlar.” ¹²

       “Alnın tam ortasında üst kısmında Mısırlıların uraeus’una benzer bir çıkıntı, daha olası bir saç tutamı, bir boynuz veya bir tür vizier, hit.gurpsı (HW,s.118) yer almaktadır.” ¹³

       “Hitit kanatlı güneş kursunun unsurları olan hathor saç ve bir çift kanat, hathor saçlı insan başından, bir çift kanattan ve aslan gövdesinden oluşan Hitit sfenksi ile de görülür.” ¹⁴

       “Zaten elinin üzerinde gösterilen tanrısal işareti de Fırtına Tanrısı olduğunu doğrulamaktadır. Saçlarının atkuyruğu şeklinde, sırtına dek uzanıp kıvrılması, sakalının şekli ve ucu yukarı doğru kıvrılan ayakkabısı Hitit geleneğine özgüdür.” ¹⁵

       “Alacahöyük’teki kabartmalar üzerindeki figürlerden biri, merdiven çıkan insan betimliyor. Adamın kafası kısmen tıraş edilmiş olup saçları tepesinde uzun bir örme şeklinde toplanmıştır.”¹⁶

       “Fransız arkeologlar Deschamps ve Cousin tarafından Komyrion kutsal alanında, Zeus Panamaros’a sunulan saç adaklarına ilişkin altmışın üzerinde yazıt günışığına çıkarılmıştır. Farklı bölgelerde yaşayan çok çeşitli halklar tarafından uygulanan saç adağı geleneği konusunda en doyurucu bilgiyi Antik çağ yazarları vermektedir. Bütün Yunanistan ve Küçük Asya’da uygulanan bu geleneğe göre bir erkek çocuğun, çocukluktan erkekliğe geçiş süreci olan17 yaşına basması, yani erginlik çağına girmesi ile bir genç kızın evlenmesi gibi iki önemli durumda gerçekleşirdi. Örneğin, Attika bölgesinin en ünlü kenti Atina’da ve Argolis bölgesi kentlerinden biri olan Argos’ta evlenecek gençler, saçlarını Hera Teleia’ya, Artemis’e ve Moiralara adarlardı.”

        “Pausanias, Kykladadalarından biri olan Delos’da Hyperborealı bakire kızların saçlarından kestikleri bir tutamı Hekaergos ve Opis’e adadıkalarını; Akhaia kentlerinden Megara’da ise genç kızların evlenmeden önce Alkathoos’un kızı Iphinoe’nin mezarını ziyaret ederek burada libasyon ve saç sunuları yaptıklarını anlatır.”

        “Plutarkhos, Phokis bölgesinde yer alan Delphoi’de çocukluktan erginliğe geçen gençlerin tapınağa gidip saçlarını tanrıya adadıklarını ve aynı uygulamayı Theseus’un da yerine getirdiğini yazar” “Bu geleneğin izlerini Suriye kenti Hierapolis’de de görmek mümkündür. Samosatalı (Samsat) Lukianos, Hierapolis’de saç sunuları yapıldığını ve bu sunuların kutsal kaplarda saklandığını; ayrıca, bizzat kendisinin de gençliğinde bu geleneği uyguladığını ifade eder.”

        Girit’te Knossos Sarayı’nın batı duvarından çıkarılan fresk parçaları arasında Minos sanatına özgü kadın ve erkek figürleri geniş yer tutmaktadır. Bunların arasında başının üst kısmı tıraşlı olup omzuna tek bir örgünün sarktığı kadın figürü dikkate değerdir. Son derece güzel olan bu kadın figürü Kuretalar (süslü saç örgüleri) ile yakın benzerlik göstermektedir.

      “Aigina’dan gün ışığına çıkarılan kırık bir plaka üzerinde yer alan erkek, başı saçsız ve yüzü sakalsız olmakla beraber, bağlanmış bir tutam saç ensesinden sarkmış olarak betimlenmiştir.”¹⁷

(Devam edecek)

       Hathor: Mısır Mitolojisi’nde tanrıça; “Hor” önde gelen Mısır tanrısı Horus’un özgün adıdır. Hathor, başındaki sığır boynuzlarının üzerinde bir güneş diski taşıyan bir kadın biçiminde tasvir edilirdi.

       Kaynakça:

       1. Homeros, İLYADA, eski Yunanca aslından çevirenler: Azra Erhat, A. Kadir, İş Bankası Kültür Yayınları, XI. Basım, Temmuz 2019- İstanbul, II.540

        2. Kaynak no:1, IV. 530-535

        3. Kaynak no:1, XX.35-35

       4. Herodotos, Herodot Tarihi, çeviren: Müntekim Ökmen, İş Bankası Kültür yayınları Ocak 2002, İstanbul, II.65

       5. Kaynak No:4, IV.180

       6. Kaynak No:4, IV.191

       7. Pierre Grimal, Mitoloji Sözlüğü, Yunan-Roma, Çeviri: Sevgi Tamgüç, Redaksiyon: Cenap Karakaya, Sosyal Yayınları 1997-İstanbul, S.789 a

       8. Kaynak No:7, S.43 a ve 747 a)

       9. Kaynak No:7, S. 545 b

       10. Kaynak No:7, S. 785 b

       11. Engin Akdeniz, Kuşadası Kadıkalesi kazısında bulunan bir Hitit heykelciği (LEV. 10-12) https://dergipark. org.tr/tr/download/article-file/765993

       12. Şükran Sevimli, Anadolu uygarlıklarında temizlik kavramı ve uygulamalarının evrimi http://libratez.cu.edu.tr/tezler/5742.pdf)

       13. A. Muhibbe Darga,Boğazköy-Hattusa Kral kapısındaki Tanrı’nın adı ve tanımlanması hakkında bir deneme, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/12592

       14. H. Kübra Ensert, MÖ. İkinci Binde ‘Kanatlı Güneş Kursu’ ile Taçlandırılmış Anadolulu Hitit Figürleri H., Anadolu / Anatolia 28, 2005 http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/14/718/9089.pdf

       15. Gülistan Bingöl, Demir Çağı’nda Anadolu’da Fırtına Tanrısı İnancı, https://katalog.marmara.edu.tr/ eyayin/tez/T0072102.pdf

       16. Vladislav Ardzinba, Eskiçağ Anadolu Ayinleri ve Mitleri, Rus. Çev. Orhan Uravelli, Kafdav yayınları Ankara-2010, s.69

       17. Ayşen Sina, Karia Panamara’da Bulunan Saç Adakları Yazıtları, http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/18/30/217.pdf

 

Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.