Image

Alaattin Bayram
Sözcüklerin dili
[email protected]
Tüm Yazıları

01 Eylül 2019, Pazar

Borejer

 

      (ÖZET)

      Kafkasya dil yönünden zengin olduğu kadar kültür ve edebiyat yönünden oldukça zengin bir bölgedir. Özellikle sözlü edebiyatın bilmece, ağıt, şarkı, masal, destan, tarihi hikaye anlatıcılığı yönünden tarih boyu dikkat çekmiştir. Max Müller, Çerkesleri kendine özgü medeniyet yaratmış dört milletten birisi olarak görür. Bu medeniyet algısı içerisinde ‘Zêqo’ tüm Çerkes boylarının ortak bir kültürüdür. Borej zêqo kültürünün duayenidir; ne var ki kim bilir belki jübilesini oldukça hazin bir şekilde sonuçlandırmıştır. Borej özellikleri nedeniyle destanların hemen tüm özelliklerini gösterir. Sadece kahramanları olağanüstü özelliklere sahip değil. Borej, kendisi gibi zeqoye çıkmış oğluyla gece yarısı yolda karşılaşır ve olanlar olur.

      GİRİŞ

      Bore: Destan kahramanımızın asıl adı. Adige dil yapısında j sesi isim olan kelimeye birçok anlam katar: Bir şeyin duayeni, yaşlı, ihtiyar, eski, bir şeyin ileri derecesinde olan, hoşa gitmeyen, bir şeye hars yani kıdem vb. Fiil olan kelimeye ise tekrar, yeniden yapma, özne merkezine yeniden dönüş gibi anlamları kazandırmaktadır. Kelimenin sonundaki R sesi ise ismin sonuna gelmişse belirlilik anlamı katar. Türkçedeki iyelik ekinin karşılığı sayılır. Kelimenin sonundaki R sesi fiil olan kelimelerin sonuna geldiği zaman ise fiil olan kelimeyi isim yapar. Burada Bore-J şeklindeki ifade tarzında J sesi kelimeye kıdemlilik, yaşlılık, hars gibi anlamlar kazandırır. Borej dedindiği zaman, işinin duayeni olmuş ve herkes tarafından bilinen kişi olarak anlaşılmalıdır. Destan okunduğu zaman anlaşılacağı üzere Bore artık Borej olarak ünlenmiştir ve bu şekilde adlandırılacaktır. Çünkü kültürün emrettiği tarz budur. İşte bugün Bora şeklinde kullanılan erkek isminin de etimolojisi budur.

      Borej, geceleri zéqo (akıncı veya sürek avı) yapan, iki evli, bir erkek çocuk sahibi, attığını vuran, iyi at binen, korkusuz, yiğitliğine laf ettirmeyecek kadar gururlu Adige biridir. Borej’in iki evli olması oldukça ilginçtir. Zira, Adige kültüründe çift evlilik pek rastlanır bir şey değildir. Belki hikâyeyi ve Borej’i ayrıcalıklı kılan konulardan bir tanesi de bu olsa gerek. Borej’in zêqoya çıktığı zaman oğlu da babası gibi zêqodan dönmektedir.

      Zêqo, Çerkeslere özgü bir eylem. Günlerce süren avcılık gezileri. Geceleri çoğunlukla gruplar halinde, kimi zaman ise bireysel halde çıkılır. Bunu Borej’in arkadaşları tarafından davet edilerek zeqoya çıkılmasından ve Borej›in oğlunun da zeqoda yalnız oluşundan anlıyoruz.

      Bu açıklamalardan sonra Borej’in orijinal Adıgabze şeklini ve Türkçeye çevirisini verebiliriz. Езбэрэу къэзы1оу непэ къытлъынэзгъэсыгъэр: Брам Хьамди ипхъу Щазиэ ары.Зыгъэнафэу зытхыжыгъэр: Брам Щыкури икъо Алаудин ары. Коблых Derleme Tarihi: 2008. Мэзай. 13

      ВОРЭЖЪЭР

      О борэжъэр, яlощый чэщэ къэсы къаджэ гущэхэтый,

      Мы хьамэщы чlыбымэ ращэхый.

      -Зекlо укlотымэ къежэ Борэжъ, къыраlощый,

      Арэдэмэ кеджэхый.

      Шъуз нахьымэ икъэкlожыгъо чэщы гущэтый,

      Дэнапlэмы ишъхьагъы рытэу щытыт.

      -Нычэпэ къаджэрэмэ щыд къыуаlорэр, риlощый,

      Шъуз нахьыжэрэ Борэжым еупчый.

      -Зекlо укlотымэ къежэ Борэжъ, къысаlощый,

      Арадэмэ къысаджэхый.

      -Къо закъо гущэо уиlэрый,

      Хьацlэ пlацlэуу губгъо гущэмэ итый.

      Зэгущэмэ уизекlо кlоныхэр быгъэlылъыжыныба, иlощый;

      Борэжъэр игъэгъолъыжый.

      Шъуз нахьыкlэмэ икъэкlожыгъо чэщы гущэтый,

      Дэнапlэмы ишъхьагъы рытэу щытыт.

      -Зекlо укlотымэ къежэ Борэжъ, къыраlощый,

      Арэдэмэ къеджэхый. -Чэщэ къэсымэ тыкъыплъыкlонадэ,

      Зэгущэ укъежэба Борэжъ, къыраlуй.

      Шъуз нахьыкlэрэ Борэжъым еупкlый:

      -Нычэпэ къажээрэмэ щыд къыуаlорэр,

      Риlощый Борэжъымэ еупкlый.

      -Зекlо укlотымэ къежэ Борэжъ, къысаlощый

      Чэщитlу мэхъущый къыслъэкlохый.

      -Нычэпэ къаджэрэмэ уафимыкlэу,

      Зекlо кlорэмэ уадэмыкlомэ,

      Шъаохэмэ садэкlожыныджэрэ,

      Мыуашъухъор тикъан, иlуй.

      Борэжъэр лlы пхъащэ гущэтый,

      Ищэмрэ ищабзэмрэ зэlуилъхьый,

      Еогущый ежый Борэжъэр.

      Кlо гущэзэ Мысэбырэ lОшъхьэмэ зынэсымэ,

      Кlэсы гущэрэ дахэу диlыгъэу,

      Шахъогъорэ къифэу,

      Зы шыу цlыкlу къакlоу къыфэзый.

      -Къауэ шыу цlыкlу, иlуй,

      Борэжъэр зэджэ гущэхэмэ:

      -Сиатэхэмэ пэрыор ахабзэп,

      О къао тхьаматэ имаф, иlуй

      Арэдэмэ къеджэжый.

      Борэжъэры ео гущэщый,

      Сэмэгор рабгъоо,

      Шэпэмэ пылъэу рирыгъахьыхый.

      Ишъхьэ гущэрэ шъуихынэу зышъхьарылъадэмэ,

      Нэбэ набэо къыдэплъыый,

      Еплъыхы гущэмэ къо закъор иукlыжый.

      Борэжъэрэ Тхьа еукlый.

      -Тхьа гущэмэ сигъэунэхъуй,

      Щыд мыгъо гущэджэ удэзхьажына,

      иlуй Чlэкlуарцlэмэ къыкlоцlыщахьый,

      Щыкlэмэ къыриукlэпхый,

      Къо закъо гущэрэ хьадэо къыдихьажыщый,

     Борэжъэ къыдэхъажый.

     Унэшхом ипшъашъэ гущэхэр, lаэ пlоу къэмгъан.

     Унэжыэм ипшъашъэ гущэхэр, дахэ пlоу къэмыщый. Унэжыэм ипшъашъэхэр ар дэбжъыкъу лалэт.

     Унэшхом ипшъашъэхэр ар lакъыл закlый.

     Иlощый иухыгъый.

    

     Türkçe çevirisi

      Ey Borej, diyorlar da her gece sesleniyorlar.

      Bu harman yerinin arka tarafına götürüyorlar.

      Zéqo’ye1 gideceksen yola çık Borej, diye söylüyorlar.

      Arada bir böyle çağırıyorlar.

      Büyük karısının geleceği geceydi.

      Karyolanın başucunda – kocasını - beklemekteydi.

      Bu gece seslenenler ne diyorlar, diye

      Büyük karısı sordu Borej’e:

      Zéqo gideceksen yola koyul Borej, diyorlar bana.

      Arada bir çağırıyorlar, dedi Borej.

      Sahip olduğun biricik oğlun da

      Hats’ep’e ts’aşe2 gibi nerede olduğu belirsiz

      Artık senin zéqo gitmelerini bir kenara bırakmalısın,

      Diyerek Borej’i yatırdı.

      Küçük karısının geleceği geceydi.

      Karyolanın başucunda küçük karısı beklemekteydi.

      Zéqo gideceksen yola koyul Borej, diye söylüyorlar,

      Arada bir -böyle- çağırıyorlar.

      Her gece senin için gelelim mi? –yani

      Artık bir yola koyul Borej, diyorlar.

      Küçük karısı Borej’e sordu:

      Bu gece çağıranlar, sana ne diyorlar?

      Diye Borej’e sordu Zéqo gideceksen yola koyul Borej, diyorlar bana.

      İki gecedir benim için geliyorlar.

      (Küçük karısı):

      Bu gece çağıranlar için çıkmaz isen,

      Zéqo gidenler ile gitmez isen,

      Erkeklerle birlikte gideceğime,

      Mıwoşxhor tikhan,3 dedi.

      (Yemin etti küçük karısı Borej’in)

      Borej sert adamdı.

      Okuyla yayını buluşturdu,

      Yürüdü, yola koyuldu Borej.

      Giderken Mısebıre4 tepesine varınca,

      Terkisindeki güzel(ce) beraberinde,

      At sürüsünü sürüp getiren,

      Küçük bir atlıya rastladı.

      At (okunu) küçük atlı, diye

      Borej ona seslenince:

       Atalarımda ilk atış âdet değil,

      Sen at (okunu) Thamate-i maf,5 diye

      Cevap verdi (Borej’e.)

      Borej ateş etti.

      Sol tarafından,

     Okun ucunda aşağı uçurdu.

     Başını kesmek için üzerine atılınca,

     - Yaralı- dik dik yukarı baktı.

      - orej- aşağı bakınca da biricik oğlunu vurdu/ ğunu gördü.

     Borej’i Allah vursun.

     Allah’ım mahvoldum,

     Seni nasıl götüreyim, dedi.

     Cesedi yamçıya sardı,

     Atın terkisine bağladı.

     Biricik oğlunun cesedini –evine- getirdi, dedi ve bitti.

     Borej –köyüne- döndü.

     Wuneşxo Pşaşeleri6 kötü diye terk etme,

     Wuneji pşaşeleri7 güzel diye alma (evlenme.)

     Wuneji kızları, uçarı - hafif - olurlar.

     Wuneşxo kızları her tarafı akıl olurlar.

      Adige toplumu yiğitliği ve insanlığı birlikte yürütmüş ve her zaman insani öğeleri öne çıkarmış bir toplumdur. Birçok millet talan hesapları yaparken Adigeler Xabze’nin ve insan terbiyesinin muhabbeti yapıyor ve bütün emeğini ona vererek Adige olmayı yani Xabze normlarında yaşamayı bir tarz haline getiriyordu. Peki, kimdi bu toplumun idolü8? Neden aradan sivrilip birileri ünlenmemiş. Can alıcı bir soru. Bu toplumun elbette ki öncüleri var. Ancak bu toplumun idolü, toplumun bizatihi kendisidir. Burada toplumsal bir idol vardır. Tarzı ise Xabze’dir. Xabze, yani insanın kendisi, insan olmanın diğer adı.

      Toplumda yüzyıllarca anlatıla gelen, hatta destanlaşan konular toplumda derin yara açmış olan hadiselerdir. Bunlar günü birlik rastlanan ve çoğu kez bütün öğeleriyle toplumun benimsediği durumlar değildir. Günü birlik konular ise toplumlarda destansı öğeler oluşturmazlar. Borej tek evli olsaydı, sürek avına giden, nişancı ve hatta silahını sol eliyle kullanan, düelloya giren, sonuçta ölümle burun buruna yaşayan, hatta oğul katili birisi olmamış olsaydı bu destan yapılmaz ve bugün bize kadar da ulaşamazdı.

      Bütün olumsuzlukların olmasına karşın hikâyede asıl verilmek istenen ders sona saklanmış ve mükemmel bir aile vurgusu ile bitirilmiştir. Adige toplumunda Hattilerden beri kadın hep saygı görmüş, lafı dinlenmiştir. Borej her iki karısını da dinliyor. Borej’in büyük karısı bir Adige pşaşe, bir wuneşxo paşedır / унэшхо пшъашъэ. Wuneşxo pşaşe’nın sözlük karşılığı “büyük ev kızı” demektir. Burada artık bir deyimdir. Wuneşxo paşe, Adige terbiyesi almış; iyiyi, kötüyü ayırabilen; topluma girmesini ve çıkmasını bilen, yol yordam bilen kız demektir. En önemlisi bu kızlar teşrifatı çok iyi bilen, konuşmasını çok iyi bilen, zamanlamasını iyi yapabilen; fikrini anlatabilen, anlatılanı anlayabilen olmalıdır. Haddizatında wuneşxo pshashe sosyolojik bir terimdir. Destanda söylendiği gibi her tarafı akıl olan biri olmalıdır. Wuneşxo pşaşede asıl olan fiziki güzellik değildir. Onda aranan güzellik shen / шъэн ‘dır. Yani güzel huydur, güzel ahlaktır, akıldır, bilgeliktir.

      İnsan nefsinin her isteğine boyun eğmek insanı olgunlaştırmadığı gibi şımartırda… Adigeler tarihleri boyu devasa yapıları önemsememişlerdir. Gururu, böbürlenmeyi, övünmeyi, dilenmeyi, yalan söylemeyi, çalıp çırpmayı, tembelliği, kir pas içinde yaşamayı, çok yemeyi, bağırarak konuşmayı, saygısızlığı, huysuzluğu, soysuzluğu, namussuzluğu, aileyi terk etmeyi, anne babayı yalnız bırakmayı ve daha binlerce insani ve sosyolojik hastalık diyebileceğimiz davranışlardan uzak olmaya azami dikkati göstermişlerdir. Birde bunun yapılmaması gerekenlerin yanında yapılması gerekenler de vardır ki konumuzu fazla dağıtmamak adına o konulara girmiyorum. Bir kısmına zaten bir üst paragrafta değinmiştik. İşte wuneşxo pşaşe bu değerleri taşıdığı gibi bu değerleri taşıyacak nesilleri de doğuran ve yoğurandır.

      Wunejiye pşaşe / унэжыэ пшъашъэ de bir deyimdir. Wuneji küçük ev, wuneji pşaşe küçük ev kızı demektir. Deyimleşmiştir. Wuneji pşaşe deyimiyle anlatılan tipleme de elbette ki insandır. Ancak o tipleme Adigelıkh / Адыгэлыкъ değildir. Tercih edilen, öne çıkarılan bir tip değildir o. O debjıkhu lal / дэбжъыкъу лал dır. Bu tipler hiçbir zaman tercih edilmezler. Adige terbiyesi almamış tiplerdir. Hafif, hoppa... Basit insan. Olmadık yerde, olmadık zamanda ara yere –girmek bile değil- sarkandır. Wunejiye pşaşe, Wuneşxo pşaşenın tam tersidir. Delidolu cilveleri, işveleri tercih nedeni olmasını; güzel olması bir itibar gerekçesi edilmesini gerektirmemelidir. Zira bu tip tavırlı insanların öne çıkması, önde olan insanlara büyük hatalar yaptırabilecektir. Dahası kafası estiğinde evini terk edip erkeklerle sürek avına çıkmaya kalkacak kadar yanlışlara kalkışabilecektir. Gerçi burada Adige kızının cesareti de anlaşılmıyor değil, ancak burada asıl olanın aklın ve basiretin hatta aile yönetiminin mutlaka ve mutlaka Adige Şen xabze / Адыгэ шэн хабзэ ile donatılması gerektiğidir. Bunu da ancak wunejiye pşaşe / унэжыэ пшъашъэ değil, wuneshxo paşe / унэшхо пшъашъэ sağlayabilir.

      Burada çok önemsediğim bir diğer şey debjıkhu lale / дэбжъыкъу лалэ kelimesidir. Bu ifade en az MÖ 2000 yıllarına kadar bir geçmişe sahip olduğu bilinen altından imal edilen küpe şeklindeki aksesuardır. Debjıkhu laleyi küpeden ayıran şeyin kulağa değil kulak önünden lüle şeklinde aşağıya doğru sarkan saçların aksesuarın ucundaki halkaya geçirilerek takılmasıdır. Debjıkhu laleyi kullananların sınıfsal ya da mesleki olarak ayrı özelliklere sahip olup olmadıklarını bilmiyoruz. Bildiğimiz şeyin wunejiye pşaşenın, debjıkhu lal ile ifade edilmesi ve bunun da bir yergi ifadesi olarak kullanılmasıdır. Bir çift debjıkhu lal örneği bugün Miyakhuape Müzesinde bulunmaktadır. Arzu edenlere bu mütevazı müzeyi ziyaret etmelerini tavsiye ederim.

      Debjıkhu laleyi sembolize eden Borej’in küçük karısı, kim bilir, kocasını bu ateşe sürüklemesinin nedeni, kendisinin yiğit bir kocaya sahip olduğunu kanıtlama duygusu muydu? Kadın ihtirasıdır ya da. Öyle ki kahramanımız Borej bilmeyerek de olsa dahi, biricik oğlunu öldürebilecek kadar yiğitlik duygusu tahrik olmuştur. Evet, Borej düelloya girdiği kişinin ise kendi oğlu olduğunu bilmemektedir. Ancak onun da bir insan olduğunu da çok iyi bilmektedir. Asıl olanın ise düelloya kalkıştığı kişiyi saf dışı bırakarak ayakta kalabilmektir

      Artık Borej küçük karısının bu tahrikinden sonra evde oturacak durumu kalmamıştır. Av yapmalı ve avıyla evine dönmelidir. Hem de insan avı. Çünkü küçük karısı Borej’in henüz bir yiğitliğini görmediğini ifade etmiştir. Hatta ne yazıktır ki Boreje, büyük karısı tarafından, biricik oğlunun da zéqolerde olduğu hatırlatılmış olmasına rağmen. Küçük karısı, sen gitmez isen erkeklerle beraber ben giderim, şeklindeki Borej’i korkak derecesine düşüren bu söz, onu çileden çıkarmış ve aklıyla değil hissiyatıyla hareket eder hale sokmuştur. Destanın sonunda anlaşıldığı gibi insanı yiğit yapan başkalarını alt edip onlara açı tattırmak değildir. Zira gün gelir tattırdığınız acıların benzerlerini insan kendisi de tadabilir. Öyleyse asıl yiğitlik okun ucunda değil, insanın hissiyatını yenen sağduyusunda ve akıldadır, insanın kendi sabrındadır.

      Destan bize ulaşana kadar neleri kaybetmiş, neleri kendine eklemiş bilmiyoruz. Ancak canım halacığım Şaziye Bayram (Özkan) babaannesinden, çocukluğunda ne duymuşsa olduğu gibi ezberinde saklamış. Şaziye Halamın babaannesi Havva Nenej, ihtiyarlığı ilerlediği zamanlarda gözleri görmez olmuş. Evin yetişkinleri iş yaparken, o zamanlar çocuk yaşta olan Şaziye Halamı ninesine bakıcı olarak bırakırlarmış. Yaşam yeri köylerdir. Her yerde olduğu gibi işlerin çoğu evin dışındadır. Çoğunlukla erkekler tarla, harman ve hayvancılık işlerini yapmaktadır. Uzunyayla’da Adigeler hiçbir zaman kadınları meraya, tarlaya ve ağır işlere göndermemişlerdir. Ancak onlar da hayvanların sağılması gibi ev önlerinde yapılabilecek işler ve ev işlerini yapmışlardır. Bu işler de sanıldığı kadar basit işler değildir. Bu durum, gözleri görmeyen babaannesine bakıcılık yapan Şaziye halama, babaannesinden geniş ve müsait bir kültür aktarımı fırsatı sağlamıştır. Şaziye halamın canı sıkıldıkça babaannesine sokulur “Borej”ı söyletirmiş. Tabi ki daha başka destanları, masalları, weredlerı, bilmeceleri, tekerlemeleri ve hikâyeleri de… Aşmez, Borej, Dâmen re Dîbem re, Nıse Tepçe, Kamber Tay, Thayémın re Yemne ChIaqore… Bunlar akılda kalanlardan bazılarıdır.

      Aşmez diğerlerinden tamamen farklı. O destan öğelerinin tamamını taşıyor. İçerisinde doğaüstü öğeleri barındırıyor. Hatta Borej’de olduğu gibi notasıyla söylenebiliyor. Belki günümüzde notasıyla söylenen tek destan o. Hem de öyle üç beş yüzyıllık değil, Nart destanlarından biri. Günümüze ulaşmış notayla, makamıyla söylenen bilebildiğimiz tek destan. Bunu inşa Allah ayrıca işleyeceğim.

      Borej’i Adigey’den günümüze taşıyan Şaziye halamın babaannesi Hatice Nenej ile canım Şaziye halam ve canım annem Femihan’dır. Hepsine sonsuz şükranlarımı sunarım. Nenej’e Allahtan rahmet diliyorum. Kalanlarına ise Allah’tan uzun ömürler vermesi diliyorum.

      Hatice Nenej (R.1270)-1854 Kafkasya doğumlu. Şaziye halam ise 1938 Türkiye doğumlu. Şaziye halam dünyaya geldiğinde Hatice Nenej 84 yaşında. Demek ki Hatice Nenej 90 küsur yaşında iken Şaziye Halam babaannesinden Adige Destanları dinlemiş. Bu açıdan Şaziye Halamın bu destanı söyleyiş biçimini son derece önemsedim. Defalarca, dinledim. En ufak bir değişiklik yapmadan metne aktardım. Çünkü küçük yaşta öğrenilen şeyler olduğu gibi insanın dimağına ve aksanına yansır. Vurguların, ses yapısının, kelimelerin doğal biçimiyle korunmuş olmasını önemsedim. En az 145 yıldır aynı kelimeleri orijinal biçimleriyle koruyabiliyor olmakta bir vefa örneğidir. Ayrıca bu Adige toplumunun emanete ne kadar önem verdiğinin ve onda ihanet kültürünün bir eseri dahi olmadığının canlı bir kanıtı olsa gerektir. Borej destanının olabilecek tüm eksilmeleri de göz önüne alarak Orijinal biçime son derece yakın olduğunu artık kesindir.

      Hatice Nenej ise 1854 Adigey doğumlu ve tek bildiği dil Adige dilidir. Dolayısıyla bu edebi eserlerin sahip olduğu bütün özellikler orijinaldir. Zira halam da Türkçeyi sonradan öğrenmiştir. Bu ve benzeri açılardan bu edebi eserlerin notayla söylenme biçimlerini de saklamak son derece önemlidir. Bu hem bir tarihi borç hem de bir insanlık borcudur. En azından benim açımdan böyledir.

      Destanda Borej’in eşlerinin adı geçmemektedir. Bunun gerekçesi de Adige toplumunda, gelin adıyla çağrılmasından çok nıse / gelin şeklinde çağrılıyor olmasından olabilir. Burada, Adigelerde gelinin adı yoktur, gibi bir sonuç çıkarılmamalıdır. Gelinin adı vardır üstelik kız evlendikten sonra ona ayrı bir isim verilmektedir. Bu belki de aileye verilen önemin bir ifadesidir. Bilindiği gibi Adigelerde boşanma hemen hiç yok gibidir. Evlilikle beraber insanoğlu yeni bir hayata başlangıç yapmaktadır. Adeta dönüşü olmayan bir yoldur evlilik. Gerçekte de öyle değil midir? Dini algılarda da böyledir. Hz. Peygamber, boşanma Allahın sevmediği tek helaldir, şeklinde bir sözünü hatırlıyorum. Kim bilir belki de gelinlerin adı verilerek toplum nezdinde onların ya da akrabalarının hor görülmeleri istenmemiştir. Beklide önemli olan isimler değil karakterler ve karakterlerle verilmek istenen mesajlardır. 

      Bütün bu yorumların ötesinde bana en gerçekçi gelen şudur: Adigelerde kız gelin gittiği evin büyükleri onu, ona verilen yeni ismin dışında, çoğu kez nıse / gelin, diye çağırırlar. Bu gelenek Hz. Âdem’den beri süre gelen bir adettir. Hz. Âdem de Havva annemize, Nıse, diye seslenirmiş. Halk arasında Hz. Havva’nın adı nıse denmesinin nedeni işte budur.

      Destanda diyaloglar önemli yer tutmaktadır. Çünkü Adige toplumunda söz son derece önemlidir ve söz senettir. Bir Adige atasözü psem yipe nape der. Candan önce namus demektir bu. Söz ise gerçek olarak söylenendir. Yalancı kişi ve yalan söz son derece yadırganan bir durumdur. Yalancı için sadece pts’ıwus / пц1ыус değil, yalan söyleyene duyulan nefreti vurgulamak için pts’ıwusıjj / пц1ыусыжъ denmektedir çoğu zaman. Bu toplumsal yapı edebiyatta da kendini göstermektedir.

      Borej, barındırdığı dil, nota, sosyal yapı, kültürel doku gibi bütün toplumsal değerler için paha biçilmez bir hazinedir. Aşmez’ı, Borej’i, Nıse Tépçe’yi, Dânem re Dîbem re’yı canlı olarak bir televizyonda dinlemek ne kadar hoş olurdu. Özellikle Aşmez ve Borej’in canlı söylenmesi herhalde dünyada bir televizyon kanalında ilk kez bir destanın makamıyla yayımlanması olacaktır.

      Bu nadide eserleri yeniden kayıt altına almayı bana nasip ettiği için Rabb’ıma müteşekkirim. Şaziye halam ve Femihan annemle beraber bu güzel eserleri Adigey Devlet Televizyonu’nda makamıyla söylediklerini görmeyi ve dinlemeyi de ne kadar çok isterdim. Bunu Rabb’ımın bana nasip etmesini yine O’ndan diliyorum.

     *Emekli Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni, Çerkes Dili ve Edebiyatı Yüksek Lisans Mezunu

     1 Zéqo: Her türlü düello, her türlü av.

     2 Hats’ep’e ts’aşe: Börtü böcek gibi nereden ne zaman çıkacağı belli olmadan, nerede olduğu, ne yaptığı bilinmeden yaşayanlar için kullanılan bir deyim. Türkçede “it ayağı yemiş gibi dolaşmak” tabirine denk düşer.

     3 Mıwoshxhor tikhan: Bir türlü yemin tarzı. Yere göğe yemin etme gibi.

     4 Mısebıre: Muhtemeldir ki Sibirya’da bir tepedir. Adige Abrecleri Sibirya topraklarına kadar giderler kışlaklarda sürü halinde başıboş dolaşan sahipsiz yılkı atlarını toplar getirirler ve onları eğitirler, evcilleştirirlerdi. Bu mesleğinden dolayı aile / sülale adı şıwbıt olan Wubıx’lar vardır. Tokat ilinde yaşamaktadırlar. Adigelere, at hırsızı, denmesinin temelinde bu yatmaktadır. Getirilen atlar aslında kimsenin malı olmayan yabani yılkı atlarıdır. Bu olay hırsızlıkla izah edilemez. Hırsızlık yapılacaksa başka konularda da yapılabilirdi. Oysa bugüne kadar Adigelere hiç kimse hırsız dememiştir, diyememiştir.

     5 Thamate-i maf: Büyükler için kullanılan saygınlık ifadesi bildiren bir deyim. Thamate: Bilge, saygın, halkın ileri gelen kişisi. Toplumun olduğu her yerde olur. Gurup lideri konumundadır. Yaş, bilgi ve tecrübe, asalet gibi konulara da toplumun ileri gelenlerinin içinden seçilirdi. Kendi kendine Thamade olunmaz toplum kişiyi o makama layık görür ve seçer. Sümerlerde Yargıç Thanmade demektir ki aynı şeydir. Maf(e): Gün, hayırlı, uğurlama. Deyim olarak Thamadeye hayır olsun, şeklinde tercüme etmek mümkündür.

      6 Wuneşxo Pshashe: Deyim. Aile terbiyesi almış, aklı başında Adige kızı.

      7 Wuneji Pshashe: Deyim. Aile terbiyesi almamış, hafif meşrepli, Adige kızı, denemeyecek tarzdaki kız. Şen Xabze Zımış’ere. (Ahlak ve örf bilmeyen)

      8 İdol: Mini put demektir. Ancak burada Bireysel model insan, kurtarıcı, lider gibi mecazi anlamında kullanılmıştır.

 

Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.