Image

Ali Çurey
Kalem (Тхыпкъэ)
[email protected]
Tüm Yazıları

01 Ekim 2019, Salı

Âdemoğlu

    

       Sevgili dostlarım, bir kısım kardeşim, yazılarımda konu ettiğim, “ŞEYİN” içeriğini, kendi doğruları çerçevesinde yorumlayıp, bir hükme varıyorlar. Defalarca yazdım. Ben, DİNSEL İNANÇLARIN (Göksel-Görsel) doğru, yanlış, eksik veya anlayışların, oluşlarıyla ilgilenmiyorum. “Tanrı bilir. Tanrı çok büyüktür. Tanrı emri!” sözlerinin neresini neye göre tartışabilirim ki? Hangi bilimsel ve somut doneleri kullanabilirim? Tanrının ne kadar “Büyük” olduğunun ölçüsü, ona inanan her kişinin aklı ve hayali ile orantılıdır. Tanrı tanımazlar için de…

       Dostlar, “DİL” diyorum. “DİN” anlıyorlar. “İNANÇ” diyorum. “Benim inancım ve inandığım ‘şey’ en doğrusudur” diyorlar. Olabilir…..!

       Sevgili dostlarım, unutmayınız; doğanın yasaları vardır. Hemen, “kim koydu bu yasaları?” diyeceğinizi de biliyorum. Ama bu yasalarda hata ve kusur aramanın bir yararı yoktur. Müdahaleyi de kabul etmez. Merhameti ve acıması yoktur. Örneğin, depremlerde “şu yaşlı, şu çocuk, şu iyi, şu kötü, zengin ve fakir” hiç önemli değildir. Yıkar ve geçer. Haa, sen insansan ve insan aklı taşıyor ve onu kullanmasını biliyorsan “FAY” denilen, cehennemi varlığın, yolculuğunu ve onun güzergahını “BİLİMİN” öğretisi ile bileceksin (ama sen bilimden de nefret ediyorsun). Onun için, dereleri yok edip, kenarlarına konmayacak ve denizleri geriye sürüp, yol ve meydan yapmayacaksın. Ormanları yakıp maden aramayacaksın. Doğa canlılarını yok edip, yerine bir başka zararlıya ortam yaratmayacaksın. Yerlere tükürüp, izmaritleri atıp, “Herkes atıyor, ben de attım” demeyeceksin. vs. vs... Hani ya, sen çok inançlısın ya? Farklı olacaksın. Hiç hesaba katmadığın topraktaki böceğin görevini merak edeceksin. Anlayana…

       Sevgili dostlarım, o halde “İNSAN” denilen bu varlığın rolü nedir? Her şeye müdahale ve kendine göre düzen yaratma hırsı, bunun temelinde ne vardır? Ben diyorum ki, İNSAN, sanıldığı veya tanımlandığı gibi “var olanların en üstünüdür” hükmü doğru değildir. Neden mi?

       Eylediği işlere bakarsak,

        1.İNSAN EGOİSTTİR

        2.İNSAN DEFOLUDUR

       Egoisttir. Çünkü, her şeyi “BEN” merkezlidir. Defoludur. Çünkü, bunca zamandır, TESBİT (Hz. Musa), TEBLİĞ (Hz. İsa), ve TEMSİL (Hz. Muhammed) üçgeninde dokunan İNSAN, ISLAH olamamıştır. Ayrıca, Tanrının cennetten çıkarttığı, bir ana-baba’nın ötesinde ilk cinayetin de objeleridir. (KAİN-HABİL) Yani Âdemoğlu, maktul ile katilin soyundan gelmektedir. Sonradan doğan, ŞİT isimli çocuğun, soyundan olanlar varsa, eh, bir kısım insan “Ben temiz olan ŞİT’tenim” der. Ama onun da Babası ve Annesi, cennetten çıkarıldığına göre…?

        Sevgili dostlarım, “bunlar, dinsel verilerdir” diyelim. Evrim kuralları da bir başka dram. Onda da defo var. Goril-maymun vs. vs... Aslında devam eden, İNSAN AKLININ EVRİMİDİR. Tekâmül etmesi gereken de budur. Kısaca, İNSAN, ÖLDÜRMEYİ, ÇALMAYI ve YALAN söylemeyi önleyemiyor. Ya ben, ne yapıyorum? Valla her an, her şeyi… Ama “yılanla dalaşmaktan, daha iyidir, çalıyı dolaşmak”. Ve “гъэгумахуэ сикъуэш” diyorum.

       Peki ne yapacağız? Yanıtım, bu gerçekleri kabul edip, canlıların içinde “AKIL” sahibi olduğumuzu görerek, asgari hata ile kötü olanlardan sakınacağız. Zaten olan da budur. Olacak olan da…! Ben, en yakınlarıma inançtan, ahlaktan, namustan, şan ve şereften ve “Dünya malı dünyada kalır” gibi sıkça ve gereksiz yere bu tekerlemeleri yapanlardan uzak durmalarını salık veriyorum. (İlgili ve görevli olanlar hariç). Çünkü, bu tip insanların söylediklerine değil, yaptıklarına bakarım. Dikkat ederseniz, böyle konuşanların çoğunun dünya malına ne kadar sadık olduklarını görürsünüz. “Ya sen Ali Çurey?” derseniz, “ben, bildiğim bu dünya ile ilgileniyorum. Kendimce doğru yaşamaya çalışıyorum. Ötesini bilmiyorum.”

       Sevgili dostlarım, Sn. Rasim Ozan Kütahyalı beyefendi “Boşnak kardeşlerimize hakaret sayılan sözlerine karşılık, 10 ay hapis cezası almış. Gerekçe “HALKLARIN BİR KESİMİNİ ALENEN AŞAĞILAMA SUÇU”. Peki, Sn. Murat Bardakçı, Sn. Fatih Altaylı ve “D” Kanalın Çerkeslerle ilgili sözleri, halkın bir kesimini yüceltmek midir? Herhalde, söz konusu Çerkesler olunca akıllara kazınan “Hain Çerkes Ethem çağrışımlı, Çerkesler iyilik bilmez, nankör. Ve bir sinema filmi üzerinden her hakaret normal”. Öyle mi? Sayın yetkili ve etkililer, arz olunur. Biliyorum, “Biz, hain değiliz. Biz, nankör değiliz. Biz, iyilik biliriz” savunmasını yaptıracaksınız. Acaba, amaç bu mu? Ancak suçlular kendini savunur.

       Notlar;

       1-Hangi dinsel inançta iseniz, onun buyruklarını anadilinizle okuyun. Ben öyle yapıyorum. Faydalı da oluyor.

       2- Daha önceleri yazılmış, söylenmiş ve yaşanmış yazı ve sözlerden örnekler vererek övünmeyelim. Tamam, söylenenler de söyleyenler de ve yaşanmışlar da çok değerli. “Ben, sen ve o”, söylenenleri tekrar ederek ne kadar bilgili olduğumuzu mu kanıtlıyoruz? Muhabbet kuşu misali.

       3-Din ile kin, ibadet ile siyaset, sadakat ile liyakat, küfür ile kelam, bir arada olamıyor, vesselam!

       4-Bilimden uzak, egemen dünyadan bihaber, ömründe bir kez olsun sanat etkinliklerine katılmamış kardeşim; habire bilmediğin ve hiçbir zamanda bilemeyeceğin soyut bir alemden dem vurman ne anlama gelmektedir? Sen, Tanrıdan alacaklarını aldın ve sen kendini kurtardın ve garantiye aldın da mı, başkalarını kurtarmaya çalışıyorsun? Yapma, sen kendine bak. Söyleminle eylemin uyum içinde olsun. Seni görürler, merak etme.

       5-Ankara-Moskova dostluğunun, giderek artmasını diliyorum. Abhazya’nın, Ankara tarafından tanınması için, her birimize görevler düşmektedir. Lütfen, bunu küçümsemeyelim.

       6-Bir halkın kadim toprağı, yaşadığı coğrafyada bıraktığı yerel isimlerden hareketle tespit edilebilir. Ama herhangi bir nedenle el değiştirmiş bu topraklardan söz etmek güzel de; mevcut durumumuza katkısı nedir? Övünmek ile dövünmek gel-gitinde kulaç atmak, sonucu değiştirmiyor. Peki ne yapacağız? İşte üstünde durulması ve çalışılması gereken mesele bu sorunun yanıtında saklıdır.

       7-Лъэпкъ - Ulus - Halk

          Лъакъуэ - Ayak

          ЛIакъуэ - Soy - köken

          Лы - Et

          Льы - Kan

          ЛIы – Adam

          Къупщхьа - Kemik

          Пщащэ - Kız

          Анэ- ны – Anne

          Нысэ - Annelik için eğitilen insan

          Шхьагьусэ - Eş (Erkek-Kadın

          ЩэкI - Kumaş

          Щыгъын - Giysi

          Хъун - Güve

          ХьэпIацIэ - Mikro-organizma

          Мэз -Orman (koku süzen зын - süzmek)

          Мей - Maya

          Мэ- Iэй - Kötü koku

          Мэ - Koku

          Фымэ - Çürük kokusu

          Бамэ - Hoşa gitmeyen, kötü koku

  “Хъун хьэпIацIэ зэIуса, щэкIым, щыгъын, хащIы чIыр кьым.”

 

Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.