Image

Alaattin Bayram
Sözcüklerin dili
alaattin.bayram@jinepsgazetesi.com
Tüm Yazıları

01 Aralık 2018, Cumartesi

İlksel Dil, Orijinal Dil (1)

 

Bir ön açıklamayla yaparak yazıma başlamak istiyorum: Bazı okuyucularım, yazılarımın çoğunluğu dil ile ilgili olması nedeniyle bütün dillerin Adyge Dilinden geldiği görüşünü, savunduğumu sanabilirler. Bu çıkarım yanlış bir çıkarımdır. Şöyle demek belki daha doğru olacaktır. Adyge dilinde ilk dilin izlerini bolca görmek mümkündür. Başka bir deyişle mevcut dillerin içerisinde Adyge dili ilk dile, o dil hangisi ise, en yakın bir dildir. Bu yakınlık sadece Adyge diline özgüdür diye bir iddiam da yok; ancak bu ana arter diller iki veya üç tane ise bunlardan biri Adyge dilidir. Bunun doğruluğu ya da yanlışlığı özel komisyonla mukayeseli ses tarama sistemiyle bir proje çerçevesinde ve onlarca dilin iştirakiyle tetkik edilmelidir.

Ben Max Müller’in dilsel ses, yansıma kavramı, tanrı inancı ilişkilerinin doğru olduğu görüşündeyim; dolayısıyla, yeni bir önermede bulunmuyorum. Dillerin yansımadan doğmuştur, görüşü yineliyorum ve örneklemelerle altını doldurmaya çalışıyorum. 

Ferdinand de Saussure, Noam Chomsky ve başka birçok bilim insanı da çok ciddi görüşler beyan etmişlerdir. Keşke bu bilim insanlarından en azından birisi Adyge dilini biliyor olsaydı. Max Müller için bu artık mümkün değil. (6 Aralık 1823 – 28 Ekim1900 – Filolog) Ancak Noam Chomsky için aynı şey geçerli değil.

Orijinal dil kavramı dışında bir de karma dil kavramından bahsetmek mümkündür. Prof. Dr. Ahmet BURAN (Fırat Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi), ‘KARMA DİLLER ve İKİ ÖRNEK: Klasik Osmanlıca ve Kürtçe’ adlı çok değerli çalışmasında, karma dil konusunda detaylı bilgiler vermektedir.

Elbette ki orijinal dilin özellikleri, bütünüyle bir gazete köşe yazısının çok ötesindedir.

Bir dilin orijinalliği ile dilin doğuş yılı yaşıt olmayabilir. Herhangi bir dil, mensubu bulunduğu anaç dilden kopup kendi kimliğini kazanmışsa artık o dil farklılaşmış, farklı ve yeni bir dil olarak yoluna devam edecektir. Aradan geçen uzun zaman dilimi içerinde farklılaşan bu ikinci dil orijinalitesini sürdürüyor ya da orijinalitesini kaybetmiş de olabilir. Örneğin Arapça orijinal bir dil olmakla beraber ilksel dile (pere bze - ilk dil) en yakın dil değildir. Elbette ki Arapçada da ilk dilin izlerini bulmak mümkündür ancak bu örneklemelere açık veriler taşıyor olsa bile dilin kendi dilim bilim mantığıyla bunu bulmanız oldukça zordur. Bugün Arapçadan onlarca başka dillere ödünç kelime olarak geçen Allah lafzını inceler ve kökeninin Arapça olduğunu bulabilirsiniz. Ancak Arapça Allah kelimesinin neden Allah yani yaratıcı anlamını taşıdığını bulmak, bu soruya doyurucu cevap vermek adeta mümkün değildir. Kelimenin çözümlemesini yapabilmek için kelimeyi oluşturan A-L-H seslerinin başlangıçta birer kelime olduğunu ve bunların her birinin birer anlam içerdiğini, her birinin birleşik kelime mantığıyla bir araya geldiğini, zamanla bu kelimeler kaynaştığını ve asli orijinalitelerini yitirdiklerini bilebilmeyi gerekmektedir. Terminolojik kelimelerin takip ettiği yol da budur.

Özetle Arapça, orijinal bir dil olmakla birlikte en eski dil demek değildir. Arapça; İbranice Aramice gibi diller üç heceli diller olması nedeniyle kuvvetle muhtemel 3. Evre dilleridir.

Bir dilin, hem ilksel dil (pere bze) hem de orijinal dil olduğunun ayrımını nasıl yapacağız? Kelimeyi orijinal haliyle o dilin kendisi üretmiş olabilir ancak dilin doğuşu sürecindeki seslerin aynı zamanda anlamlarını çıkarabilmemiz de gereklidir. Yani bir dilin kelimeleri, en azından kahır ekseriyeti, kelimeyi oluşturan seslerin anlam içeriyor olması gereklidir. Bu durumda o dil hem orijinal hem de ilksel dil (pere bze) özellikleri taşıyor demektir. Buna, Adyge dili ilginç ve güçlü bir örnektir.

Peki Allah kelimesi bugün etimolojik (köken) ve semantik (anlam) yönünden Arapça olduğu halde, yani kendi dilinde anlam içerdiği halde kelimenin taşıdığı anlamın nasıl oluştuğunun ya da bu kelime neden bu anlamı taşıdığını neden çözümleyemiyoruz? Yukarıda değindiğimiz gibi kelime artık kökleşmiştir. Dolayısıyla bugünkü dil bilim verilerine göre kök kelimeler ayrıştırılamaz.

Konunun daha iyi anlaşılması için aynı kelimeyi Adyge dilinde düşünelim. Bakalım her bir ses yani her bir kelime ne gibi anlamlar içermektedir. İrdeleyelim…

 هللا/ E –L –H: Allah kelimesinin bugün için kökü budur. Yani bugünkü aksanımızla ALLAH diye seslendirdiğimiz kelime.

E: burada sesi yani kelimeyi A şeklinde okumamak gerekir. A şeklindeki okuyuş çok yanlış olmamakla birlikte daha çok aksan ve tecvitle ilgili bir olaydır. Fazla inceltmeden, kısa E şeklinde okunmalıdır. Çünkü aslı öyledir. Anlamı ise bildiğimiz EL kelimesidir. Oysa bugün Arapçada el kelimesi için yed kullanılmaktadır.

L: LE ya da LO şeklinde telaffuz edilen kelime ise, çizgi, çizme, boyama, makyaj yapma, profil vb anlamlar içerir. AirLine, profil, coLor, redLine kelimelerindeki L kelimesi aynı kelimedir. Ancak birçok dil için buna artık kelime değil ses çeklinde değerlendirmekteyiz.

H: Bu kelime de insan anlamını taşımaktadır. Uzakta olma halini, (HU), diri olma, yüce vb anlamları da içermektedir. Bu tarz kelimelerin oluşmasında dil psikolojisi devreye girmektedir. Ayrıca dillerdeki anlam genişlemesi, anlam daralması, anlam kaybı gibi semantik yapıları da atlamamak gerekmektedir. 

Kelime, geçmişte doğmuş insanı değil yaratılmış insanı ifade ederken günümüz insanı bu ayrımı kaybetmiştir. Hacı (yeni insan, misafir), Homan, Hades (Adygecede ölmüş insan, mitolojide ölüm tanrısı), Haç’e (yeni inşa, misafir), Hoca (okuyan insan) vb kelimelerde geçen H insan anlamındaki aynı kelimedir.

Toparlayacak olursak, Allah kelimesi eliyle insana şekil veren anlamını içeren, orijinalinde birleşik bir kelimedir. Ancak bugün için dilin kendi yapısında yalın ve basit bir kelimedir. Özetlersek orijinal bir dilin ilk özelliği kelimelerin dilin kendisine özgü olmasıdır.

Bir dilin ilksel dil (pere bze) olması için en önemli göstergesi de, o dilin içerdiği kelimelerin, en azından kahır ekseriyetinin, tek heceli olmasıdır. Çünkü diller yansımadan doğmuştur. Birkaç heceli yansıma sözcükler ise ilksel zamanlarda pek mümkün görünmemektedir.  Bir dilin kelimeleri hem tek heceli hem de kendine özgü ise o dil hem ilksel dil hem de orijinal bir dil demektir.

 (Devam edecek)

 

Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.