Image

İrfan Çağatay Aleksiva

[email protected]
Tüm Yazıları

04 Temmuz 2020, Cumartesi

Kelimelerin tarihinden

Jıneps’teki yazılarım tarih ve kültürel çalışmalarla ilgili olmuş hep. Ama bugün kelimelerin tarihinden bahsetmek istiyorum.
Lazcanın Arhavi-Hopa taraflarında malum çiftlik hayvanı “koyun” için kullanılan Lazca kelimemiz çxuri/mçxuri/nçxuri’dir. Viçe, Ardeşen ve Pazar tarafında Türkçeden alınan k̆oini kelimesi belli ki çxuri’nin yerine ikame edilmiştir. 
Megreller aynı hayvanı şxuri, Gürcüler ʒxvari, Svanlarsa ğolyāk/ğwelyāk/ğoläk şeklinde adlandırırlar.
Laz-Megrelce şxuri ve çxuri kelimeleri görüldüğü gibi aynı kökten. Megrelcede çx kompleksi şx halini almış; Lazca mçxu, Megrelce şxu “kalın” kelimesinde olduğu gibi.
 
Dilbilimciler Laz-Megrelce çxuri ile Gürcüce ʒxvari’nin birbirlerinin equavalent’i yani akraba diller arasındaki kurallı varyantları olduğunu ileri sürüyorlar. Bu varyantlardan Gürcücede yaşamak anlamındaki ʒxov- kökünden türemiş bazı kelimeler şunlar:
ʒxovreba “yaşamak”, 
ʒxovneba “yaşatmak, kurtarmak”, 
ʒxoveli “hayvan”, 
maʒxovari “kurtarıcı”, 
ʒxvari “koyun”,
saʒxovari “davar, davar sürüsü”. 
 
Bu kökün eski Megrel-Lazca formu *çxow- idi, ancak çağdaş Megrel ve Lazcada bu w sesi çoğu zaman düşüyor; bazen ise v ya da b’ye dönüşebiliyor. Günümüz Megrelcesinde bu kökten türeyen bazı kelimeler şunlar:
çxou, çxuu, çxu (<*çxow) “inek”,
oçxuule “mandıra, ahır”,
çxonapa “kurtarmak, korumak, rahmet eylemek”...
Buna demin bahsi geçen şxuri (< çxuri) kelimesini de ekleyebiliriz. Megrelcede fiil kökünün “yaşamak” anlamı düşmüş, sadece “kurtarmak” anlamı korunmuştur.
 
Laz-Megrelce çxuri kelimesi bahsettiğimiz çxow- kökünden -or- eki ile türetilmiş bir varyant: *çxow-or-i > *çxou-or-i > çxur-i. Bu kelime Eski Ermeniceye voçxar (ոչխար) şeklinde geçmiştir. Laz-Megrelceden Ermeniceye geçmiş diğer bir çiftlik hayvanı adı da xoz (խոզ) yani “domuz” kelimesidir. Birçok dilbilimci bu kelimenin Ermeniceye Laz-Megrelce *ğoc- (> ğeci) formundan girdiğini kabul eder. Bu ve buna benzer örnekler Eski Ermenilerle Laz-Megrellerin bir dönem oldukça yakın yaşadıklarını ve Eski Ermenilerin Eski Laz-Megrellerden tarımla ilgili bazı kavramları ithal ettiklerini gösterir.
 
Tekrar Lazcaya dönecek olursak, Lazca çxuri kelimesi Ardeşen ve Pazar Lazcasında kullanılmaz. Ancak pek çok Laz köyünde bu kökle türemiş onçxure “koyun ağılı” adına rastlanır (onçxore, onçxura, omçxura vs.). Ardeşen’de “sana kurban olayım” anlamındaki “gogançxurare!” kelimesi de aynı kökten gelir. Kurban ve koyun arasındaki ilişki aklınıza gelsin.
 
Bu kelimeyi anlatmak nereden geldi aklıma.
 
Geçenlerde Facebook’ta bir arkadaş Türkçede pisi kulağı adıyla bilinen Phedimus stoloniferus adlı bitkiye kendi köyü olan Mʒ̆anu’da mʒxuli uci dendiğini söyledi. Aynı bitkiye Dutxe’de şk̆uri uci dendiğini biliyordum. Bizim köyde de mçxuri uci diyorlar bu bitkiye. Bizim köydekiler her nasılsa kelimenin aslını korumuşlar, mçxuri uci yani “koyun kulağı” demişler. Fakat diğer köyler anlamını bilmedikleri bu mçxuri kelimesini, ya daha kolay söyleyebildikleri şk̆uri’ye ya da armut anlamındaki mʒxuli’ye çevirmişler.
Bu arada Çikobava’nın 1936 tarihli Lazca tekst kitabında mşkuri kelimesini Ardeşenli Kulaberoğlu’lardan birisinden koyun anlamıyla kayda aldığını belirtelim.
 
Diğer bir kelimemiz de Ardeşen’de manure denen bir kuşun adı olsun. Manure serçe demektir. Aynı kuşa Atina’da bağulya denir. Bağulya adı Lazca “kiler” anlamındaki bağu kökünden –ia diminutif ekiyle türetilmiştir: bağu-l-ia. Aynı kuşa Megreller bağire ve Gürcüler de beğura derler (Gürcüce beğeli “kiler” demektir). Bu kuşa yöre Türkçesinde serende kuşi [serender kuşu] de denir ki Lazca formun tercümesidir.
 
Hopa diyalektinde aynı kuşu ifade eden manaqure ismi Sarp tarafında bilinir. Manure ile manaqure arasında çok yaygın ancak yine de konuyla alakalı insanları hayrete düşüren bir ses olayı vardır. Bilindiği üzere, Hopa diyalektinde q sesleri büyük oranda korunmuş, ancak Hopa’nın batısındaki diyalektlerde bu ses düşmüş ya da k̆, ğ gibi benzer seslere evrilmiştir.
 
İşte manure de buna güzel bir örnek. Kelime aslında ma-naqur-e şeklinde türetilmiş. Bu ma-e kalıbı pek çok kuş ve böcek adında çok kullanılan bir sirkumfiks (çevrelek): mapuşk̆undale “mayıs böceği”, maʒ̆iʒ̆ile “leylek”, mainç̆ire “çıt kuşu”, mamjvabule “balıkçıl” vs. Türkçeye bu eki –cıl/-cil diye çevirebiliriz: balıkçıl, yılancıl, tezekçil, kurbağacıl gibi... Manaqure de “dövülen pirincin kabuğu, kepeği” anlamına gelen noquri kelimesinden geliyor (öndeki ma- hecesinin etkisiyle ikinci hecedeki o > a olmuştur).
 
Manure ise q düşmesi ve buna bağlı iki sesli harfin diftongu ile oluşmuş bir biçimdir: *manoqure > *manoure > manure.
Bu q sesinin düşmesiyle ilginç şekiller almış çok kelimemiz var. İlk aklıma gelen ikitanesi maqari > maari > mai “ağaç kurbağası” ya da qoqore > oore > ore “kabak”.
 
Buna benzer bir ses olayı da inç̆iri “mürver ağacı” adından türetilmiş mainç̆ire “çıt kuşu”. Bu kelime Ardeşen ağzında manç̆uri halini almıştır: ma-inç̆ir-e > manç̆ur-i.
 
Dilin kemiği yok derler, Allahtan kuralları var.

Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.