Image

Turabi Saltık
Kafkas Tarihinden Yapraklar
Turabisaltik@mynet.com
Tüm Yazıları

01 Aralık 2017, Cuma

Kimmerler

Küçük Asya’yı işgal eden Kimmerler’in kökeni üzerine Sicilyalı Diadoros, Rodoslu Apollonios, Darius, Plinius, Herodot, Aristo, Şair Khallmakhos, Strabon, Bizanslı Etienne, Arap yazarlar Zeyd Hasan ve Mesudi gibi eski tarihçiler değişik görüşler ileri sürmüşler. Kimmerler’i Thrak ve Treler’e bağlamaktadırlar. Plinius Treler’in Makedonya sınırında yaşadıklarını anlatmaktadır. Thraklar’ı ise günümüz Sofya topraklarına komşu bölgede yaşayan topluluk olarak dillendirmektedir. Treler bir yerde yerleşik olmayan çok hareketli halk topluluklarıydılar. Herodot ise Treler’i Küçük Asya’dan buralar göç etmiş topluluklar olarak göstermektedir. Thraklar, Treler Kimmerler’le akraba boylardı. Thraklar’ın Büyük Tanrıçasının adı Kimmeris’ti. Antik dönem yazarlarının ortak görüşüne göre Kimmer dilinde “Kimmeris”, “Toprak, Toprak ana” demekti.
Azak Denizi yöresindeki ay tanrıçası Kamaret nasıl bir etnik ismi de ifade ediyorsa Büyük Tanrıça Kimmeris de aynı zamanda bir etnik kökeni ifade ediyordu. Kimmerler Karadeniz sahillerinde Sinop çevresinden batıya doğru Sarganos (Sakarya) ırmağı ve Halys (Kızılırmak) arasındaki geniş bir bölgeyi istila etmiş, bir devlet kurmuşlardı. Bu coğrafyada devletleşmeleri yaklaşık 20 yıl sonra olmuştur. Kapadokya Kimmerler’in egemenliğine girmişti. Kapadokya halkının dili de kesin olarak bilinmiyordu. Kapadokya’da da Azak Denizi yöresindeki ana tanrıça kültürü Kamaret inancı etkiliydi. Kimmer diliyle Thrak ve Treler’in dilleri aynıydı. Günümüzde Kimmerler’in dili hakkında net hiçbir görüş yoktur. Ancak; “Özel adlarla Sandakşatru, Lygdamus/Tugdamme, Teuşpa, Kobas. Bu özel adların özellikle İran dili yardımıyla açıklanmasına çalışılmaktadır. Birinci ad Persçe olabilirse de, öteki adları Pers diliyleçözümlemek olanaksızdır. Özellikle Lygdamus/Tugdamme adı, Kimmer dilinde Avar-Çerkes ve Asya ses biriminin olduğunu göstermektedir ve bu ad Tlygdam olarak telaffuz edilmektedir. Bu sözcükteki ‘tla’ Çerkes dilinde ‘adam, erkek’ demektir ve gdam ‘ince uzun, büyük’ anlamındaki qudan olabilir.”
Hem Herodot, hem Darius Kimmerler’in MÖ 720’de İskitler’e uzun yıllar direndiğini, MÖ 718’de Urartu topraklarına girdiklerini yazar. Ayrıca Asur ülkesinde Urartulu Asur genel valisi Kral Sargon’a yazdığı metinlerde Kimmerler’in Urartular’ı yendiğini yazmıştır. Kimmerler istilacı topluluklardandı. Ele geçirdikleri toprakları batıda Frigya coğrafyasına kadar genişlettiler. Özellikle Frigya kralı eşek kulaklı Midas’ı yenmişlerdi. MÖ 717’de kral Midas bu yenilgi üzerine boğa kanı içerek kendini zehirleyerek öldürmüştü. Kimmerler’in Asurlar’la karşılaşması da MÖ 717-707’de olmuştu. Asur ülkesi Van yöresindeki topluluklarla uzun yıllar savaşlarda zayıflamıştı. Kral Sargon bu savaşlarda başarı sağlamışken Kimmerler de Urartu topraklarına girmiş, Asurlar’a saldırılar başlatmışlardı. Sargon’a yazılan bir mektupta; “Urartular’la istilacıların arasındaki savaşı anlatmaktadır. Sargon bir yazıtta Van ülkesinin, Azguza veya Aşkonxza kralı Ispakai’nin egemenliği altına girdiğini bize öğretmektedir. Azguza ülkesinin Ispakai’nin ordularına teslim olan ve kurtuluşu bunda bulan Van ülkesinin insanlarını yerlerinden attım.”
Urartu halklarından Manalar ve Biaynalar Gimirler’le ittifak yapmışlardı.Kimmer saldırılarına direnmişlerdi. Urartu topraklarına kalan Kimmerler, Asur ve Medler’in (Kürtler) ülkesine saldırdılar. Asur Kralı Assarhaddon (Assurbanibal’in babası) Kimmerler’le baş edemeyince, Kimmerler’i nankör kabul ederek tanrıların Kimmerler’i cezalandırmasını istemiş; “Kuşku içerisinde tanrıya danışmakta”, “Aşşur ile İştar’a yakardım” diyerek çare bulmaya çalışmıştı. Kimmerler aynı yüzyılda Lidyalılar’ı da bozguna uğratmışlardı. (MÖ652-615). 
Kimmerler atları ve ardlarında saldırgan köpekleriyle Efes’e de saldırmışlardı. Efes’teki bu saldırıda Artemis tapınağı yıkılmış yakılmıştı. Dönemin şairi Kallimakhs; “Tanrıçanın tapınağının yanmasının öcünü tanrıçanın aldığını, çok kudretli Lygdamus tapınağı yakmakla tehdit etmeye cesaret ederek, kısrak sütüyle beslenen, İnak geçidin kıyılarında oturan, denizdeki kum kadar çok olan Kimmerler’i üstüne saldı. Katil kral ve acıklı yazgı! Ne kendisinin, ne adamları arasından birinin ve ne de Kystros çayırında toplanmış savaş arabalarının İskitya’nın yolunu tutmamış olması gerekir. Efes’i korumak için hep oradasın.”
Küçük Asya’dan Batı Ege’ye kadar toprakları işgal eden Kimmerler’e en büyük darbeyi Asur ordu komutanı Assurbanipal vurdu. Kimmerler aldıkları bu darbeyle parçalandı ve küçüldüler. Bu, Kimmerler’in sonu oldu. Bu küçülme ve dağılmalarla güçlerini kaybeden Kimmerler bir daha da belini doğrultamadı ve Kapadokya’ya dağıldı. Ayrıca parçalanıp dağılan Kimmerler her yerde yenilgi almaya başlamışlardı. Lidya kralı Alayetes MÖ 630’da topraklarında Kimmerler’i yenmişti. Medler güçlenmiş, Med Kralı Kyaksares yönetiminde Ninova’yı ele geçirmişlerdi. Kapadokya’da egemen olan Kimmerler’i de MÖ 633’te Medler yenmişlerdi. MÖ 570’lerde artık Kimmerler işgal ettikleri tüm topraklarda yenilmiş, geride kalanları ise Kızılırmak boylarına çekilmiş, yer altı evlerinde yaşamaya başlamışlardı. Kimmerler Küçük Asya’dan başlayarak dört bir yanda yüz elli yıllık egemenliklerinin ardından her tarafta yenilen Kimmerler asimile edilmiş, tarihin akışı içerisinde geride adları kalmıştı. 
Yararlanılan Kaynak: NAMİTOK, Aytek; Çerkeslerin Kökeni, 2. kitap, Çev: ÇEVİKER, Aysel, KAF-DAV Yay., Ocak 2009, Ank.

Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.

Yorum Yapın

Sayın okurumuz, yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye girişi yapmak için tıklayınız.

Kalan karakter (600)

Henüz yorum eklenmemiş

GAZETE

ARAMA EKLENTİSİ

Banner