Image
2018 Mart

OSETLERİN SESİ - Mart 2018

Sayfa editörü: Alan Vakfı Ankara Temsilcisi Atsætı Ufuk Güneş

Hewingway’in “Çanlar Kimin İçin Çalıyor?” romanının ilham kaynağı

Mamşıratı Haci Umar Cioroviç

Ernest Hemingway’in filmlere, tiyatrolara, şarkılara konu olan “Çanlar Kimin İçin Çalıyor” romanı en önemli eserlerinden biridir. Bugün hala basımı ve çevirisi yapılan eser, Le Monde’un “Yüzyılın Yüz Kitabı” listesinde de sekizinci sırada yer almaktadır. 1936’da Florida’da savaş muhabiri Martha Gellhorn ile tanışıp birlikte İspanya’ya giden yazar, İspanya İç Savaşı sırasında muhabirlik yaparak romanda geçen pek çok olaya tanıklık etmiştir. Fidel Castro’nun öğrencilik yıllarında okuduğu ve dağda Batista güçleriyle çarpışırken yeni stratejiler geliştirme konusunda faydalandığı romanın yazımı 1940 yılında tamamlanmıştır.

 Ernest Hemingway’in bu ünlü romanının başkahramanı Amerikalı gönüllü Robert Jordan’dır. Roman kahramanı için Hemingway’e ilham veren kişi savaş sırasında tanıştığı ve etkilendiği, kendisini Makedon gönüllü olarak tanıtan Albay Aleksander Ksanti idi. Ancak Ksanti onun gerçek ismi değildi, üstelik Makedon da değildi. O, Sovyet Askeri İstihbarat teşkilatı “GRU”dan Oset Binbaşı Mamşıratı Haci Umar’dı.

 

Mamşıratı Haci Umar Cioroviç

 Haci Umar yoksul bir Oset köylü ailesinin çocuğu olarak Vladikavkaz’a bağlı Olginski köyünde 15 Eylül 1903’te dünyaya geldi. Babası Mamşıratı Gior, annesi Alıkkatı Lija, erkek kardeşi Qansau ve kız kardeşi Dunya ile birlikte ekonomik zorluklar ve Çarlık rejiminin baskısı altında çok zor şartlarda bir yaşam sürdüler.

 Haci Umar’ın amcası Şahangeriy ünlü bir devrimci, toplum ve siyaset adamıydı. 1905’te Moskova’da oluşan silahlı ayaklanmaya aktif olarak katıldı ve 1906’dan itibaren Bolşevikler içinde yer aldı. 1910 yılında tutuklandı ve Sibirya’ya sürgün edildi. Şubat 1917 Devriminden sonra Şahangeriy Sibirya’dan döndü ve Haci’yi yardımcısı ve koruması olarak yanına aldı. Ağustos 1918’de gerçek yaşı 15 olsa da iki yaş büyük gösterilerek amcasının tavsiyesi ile gönüllü olarak Kızıl Orduya katıldı. Vladikavkaz İşçi ve Asker Vekilleri Sovyetinin ayrılmaz parçası olarak kenti ve çevresini savundu ve bir ay sonra 11. Ordu’nun Dağ Süvari Birliğine alındı. Orada yılsonuna kadar savaştı, fakat tifüse yakalandı ve Vladikavkaz’a çekilen 11. Ordu tarafından terk edildi. 1919 baharında köyüne geri döndü ama beyazlar tarafından babası tutuklandı ve aile evden çıkarıldı. Haci, Nisan 1919’da Vladikavkaz bölgesinde savaşan partizanlara ulaşmayı başardı. Beyaz Ordu birimlerinin konuşlandırıldığı bölgelerde keşif yapma ve ayrı müfrezeler arasındaki bağlantıyı sağlamakla görevlendirilmişti. Haci bundan sonraki hayatında çok önemli yer işgal edecek keşif ve sabotaj faaliyetleri ile ilk defa bu görev esnasında karşılaştı. Bu yıllarda Rusça, İnguşça, Çeçence ve Adigece öğrendi. Mart 1920’de Kızıl Ordu’nun gelişiyle birlikte Haci, Terek Bölge Olağanüstü Komisyonu emrine gönderildi. Mart 1920’de Komsomol’a (Leninist Genç Komünistler Birliği) katıldı ve kısa bir süre sonra Komünist Partisi saflarında yer aldı. Mamşıratı Haci Umar Sovyet Devriminin önderlerinden Mihail İvanovich Kalinin tarafından keşfedildi. 1923 yılı Mayıs ayında bir Kuzey Osetya-Alanya köyünü ziyaret eden Kalinin’e saldırı düzenleyen devrim karşıtlarını püskürten ve Kalinin’i koruyan Kızıl Ordu müfrezesinin içinde Haci de vardı ve çatışmada bacağından yaralanmıştı. Kalinin onu Moskova’da Savunma Halk Komiserliği Ana istihbarat İdaresi Başkanı Yan Karloviç Berzin’e önerdi ve Haci’nin istihbaratçı kariyeri böyle ce başlamış oldu.

 Moskova’da eğitime gönderilen Haci 1924 yılında Askeri-Siyaset Okulundan mezun oldu. I924-1933 arasında Krasnodar’daki Süvari Okulunda öğretmenlik yaparken, Kuzey Kafkasya’daki çeteleri ortadan kaldırmak için defalarca askeri operasyonlara katıldı. Mahaçkale ve Vladikafkas’daki süvari birliklerinde Askeri Komiserlik yaptı, Leningrad Askeri Politika Akademisi’nde ve Genel Kurmaydaki bazı özel kurslarda eğitim gördü. 1933-1935 arasında Kazan’da süvari bölük komutanlığı yaptı. Şubat 1935’te gelişmiş istihbarat eğitimi için Moskova’ya gönderildi. 8 aylık istihbarat eğitimi sonrasında alay komutanlığına atandı. Ancak eğitimdeki başarısı nedeni ile göreve gönderilmedi ve merkezde kaldı. Ocak 1936’dan itibaren iki yıl Genel Kurmay İstihbarat Dairesindeki Özel Bölüm “A” bünyesinde (aktif istihbarat) özel ve gizli görevler ifa etti ve çok başarılı oldu.

 18 Temmuz 1936 sabahı, Ceuta kentinin radyo istasyonu tarafından yayınlanan meteoroloji raporunda söylenen “İspanya’nın tamamında gökyüzü bulutsuz” cümlesi ile İspanya’da General Franko liderliğindeki sağcı generaller sol cumhuriyetçi hükümete karşı 3 yıl sürecek silahlı isyan başlattılar. Cumhuriyetçi hükümete dünyanın pek çok ülkesinden gönüllüler geldi. Sovyetler Birliği de sivil görünümlü binlerce asker ve subayı İspanya’ya gönderdi. Bunların içinde “Makedonyalı Tacir Ksanti” hüviyeti ile Binbaşı Mamşıratı Hadji Umar da bulunmaktaydı.

 Cumhuriyet Ordusunda albay rütbesi verilen Haci, Buenaventura Durruti’nin siyasi danışmanı ve Cumhuriyet ordusuna askeri danışman olarak atandı. Haci İspanya’da gerilla hareketini organize etti ve yönetti. Kendisinin seçip eğittiği “Cuerpo 14” adlı özel bir müfreze ile düşman hatlarının gerisinde, pek çok sabotaj eylemleri gerçekleştirdi. Haci’nin gözüpekliği, cesareti, soğukkanlılığı, askeri dehası İspanya’da onu bir efsane haline getirdi. Gazeteci Ovidiy Savich, Haci’yi şu cümlelerle anlattı. “O, Puşkin, Lermontov ve Leo Tolstoy tarafından takdir edilen o umarsız Kafkas cesareti ile ünlüdür. Bununla birlikte cesaretinde gösterişli bir şey yoktu. Bu onun doğal haliydi. Savaşın en yetenekli danışmanlarından biriydi. O bir diplomat değildi, ancak cesareti, doğallığı, insanlara dostça yaklaşması diplomasiden daha fazlasını sağladı.” Haci, Ekim 1936’da Madrid’de, 1932’de SSCB’ye gelen ve İspanya’ya tercüman olarak gönderilen gelecekteki karısı Arjantinli Paulina Veniaminovna ile tanıştı. Paulina, “Komünist inançlara rağmen sıkı bir Kafkasya eğitimi içerideydi. Mamsurov oldukça zorlu bir adamdı ve yıllar geçtikçe bu karakter özelliği yoğunlaştı. Aynı zamanda İspanya’da duygusallığı sevmediğini farkettim, yalnızca meslek nedeniyle değil, daha çok yetiştirme nedeniyle” diye anlatacaktı kocasını.

 1937 Mart ayında savaş muhabiri Martha Gellhorn ile Madrid’e gelen Amerikalı ünlü gazeteci ve yazar Ernest Hemingway, hakkında çok şey duyduğu bu efsanevi savaşçı ile tanışmak, ondan bilgi almak istedi. Ancak konuşmayı ve yaptıklarını anlatmayı sevmeyen Haci bu talebi reddetti. Ama silah arkadaşları Cumhuriyetçiler lehine yapılacak propagandaya faydalı olacağını söyleyerek Haci’yi ikna ettiler. Birkaç kez Madrid’deki Florida otelinde Mamşıratı Haci Umar ve Hemingway kahve içip sohbet ettiler. Hemingway, onu gerçek kimliğini bilmeden Makedonyalı savaşçı Albay Ksanti ile konuştuğunu sanarak uzun uzun sohbet etti, bilgiler aldı. Hemingway onun anlattıklarından çok etkilenmişti ve “Çanlar Kimin İçin Çalıyor” adlı ünlü romanının başkahramanı Robert Jordan’ı kurgularken onu örnek aldı.

 Gönüllülerin tüm desteği yetersiz kaldı ve iç savaşı İtalya’dan 200 bin, Almanya’dan 50 bin asker desteği alan General Franko önderliğindeki sağ güçler kazandı. Mamşıratı Haci Umar da Ekim 1937’de Sovyetler Birliği’ne döndü. 1937-38 yıllarındaki “Büyük Kıyım”dan Haci de etkilendi. Osetya’daki yüzlerde aydın gibi amcası Şahangeriy de kurşuna dizildi. İspanya’dan dönen Haci, Şubat 1938’de albaylığa yükseldi ve Nisan 1938’de de Askeri İstihbarat Teşkilatı’nın “A” bölümü Başkanlığına getirildi. 1939’da Fin savaşı sırasında Fin cephesindeki Askeri İstihbarat Operasyon Grubunun Komutan Yardımcılığına ve Ocak 1940’tan itibaren de ek olarak Leningradlı sporculardan oluşan 9. Ordu Özel Kayak Birliği Komutanlığına getirildi.

22 Haziran 1941’de, Almanya’nın Sovyetler Birliğine saldırması ile Sovyetler Birliği de 2. Dünya Savaşına girmiş oldu. Haci Temmuz 1941’de, Kuzey Batı cephesinde gerilla birliklerini organize etmek ve sabotajlar düzenlemekle görevlendirildi. Ağustos’ta 311. Piyade Bölük Komutanı olarak atanan Haci 24 Ağustos 1941’de cephede (Chudovoj) iki bacağından birden silahla yaralandı. Ekim-Aralık aylarında Leningrad hastanesindeki tedavisinden sonra, yeni kurulmuş olan Moskova Ön İstihbarat Dairesi Başkanlığı yaptı ve ardından Kızıl Ordu Genelkurmay İstihbarat Müdürlüğü Özel Operasyon Grubuna komuta etti. Ocak 1942’de 114. Süvari Birliğinin komutanı ve Mayıs ayında Bryansk Cephesi 7. Süvari Kolordusu komutanlığına getirildi. Mart 1943’te kendi isteğiyle Güney Batı Cephesindeki 2. Kırım Süvari Tümeni Komutanlığına atandı ve Ağustos 1946’ya kadar bu birliğe komuta etti. Bu tümenin başında, başta Kiev olmak üzere Ukrayna’daki birçok şehri Almanlardan kurtaran muharebelere katıldı. Bölgedeki askeri operasyonlarının mükemmel liderliği için Haci, Suvorov 2. Sadakat derecesi ile ödüllendirildi ve Ekim 1943’te tuğgeneral oldu. Mart 1944’ te tümeni Kamenka - Strumilova şehri yakınındaki savaşta olağanüstü bir başarı gösterdi ve 70 km. genişliğinde bir cephede savaşmasına karşın, 8 bini aşkın Alman asker ve subayını imha etti. İkisi general olmak üzere 2 binden fazla Alman asker ve subayını esir aldı, 35 tank, 500 top ve havan topu, 3 bin otomatik tüfek ve 6 bin at ele geçirdi. Tümeni ise 1.200 kayıp verdi. Nisan 1945’te 2. Muhafızlar Süvari Birimi Elbe Nehri’ni zorladı. Batı sahillerindeki savaşlarda, 1.230 düşman askeri ve subayı, 3 ağır tank, 11 zırhlı personel taşıyıcısı yok edildi. 574 asker ve subay, 8 lokomotif, 250 vagon, silahlı 117 depo, mühimmat ve askeri teçhizat, 40 traktör, 480 araba, 5.700 at, 350 vagon yakalandı. İki toplama kampında 15.600 kişi serbest bırakıldı. Savaş 9 Mayıs 1945’te bitti. 29 Mayıs 1945’te savaşta 5 kez yaralanan Haci’ye Sovyetler Birliği Kahramanı unvanı ve madalyası verildi.

 Haci, savaştan sonra 10 yıl boyunca Doğu Avrupa ülkelerindeki Sovyet kuvvetlerindeki çeşitli birliklere komuta etti. Ayaklanma üzerine 4 Kasım 1956’da Macaristan’daki birliğin başına atandı ve çok kısa sürede ayaklanma bastırıldı. Buradaki başarısı nedeni ile 1956 yılı Aralık ayında, Sovyetler Birliği Genelkurmay Başkanlığı nezdindeki Askeri İstihbarat İdaresi “GRU”nun Birinci Başkan Yardımcılığına atandı ve ölünceye kadar bu görevde kaldı.

 Bu eşsiz istihbaratçı ve efsanevi komutan, 5 Nisan 1968 günü Moskova’da öldü. Mezarı Novodeviçi Mezarlığındadır. Ölümünden sonra ismi Vladikavkaz, Tskhinval, Beslan, Grozni ve Lutsk’taki sokaklara ve okullara verildi. İspanya da Haci’nin iç savaşta yaptıklarına kayıtsız kalmadı. İspanya’dan Archivo Guerra y Exilio’ya (AGE) ve Kuzey Osetya’dan Azanbék derneklerinin çabaları ile Madrid’in Fuenlabrada banliyösündeki merkez parka heykeltıraş Zaurbek Dzanagov ve mimar Zaurbek Bugulov hazırlanan bir anıt dikilmiştir.

 

Bimbaşatı Kemal Eyidoğan

 

Kaynaklar:

 

-http://artofwar.ru/g/gawrjuchenkow_j_f/text_0040.shtml

-https://www.e-reading.club/chapter.php/29995/19/Kochik_-_Razvedchiki_i_rezidenty_GRU.html

-http://survincity.com/2010/08/highlander-xanthi/

-Батыров У.А. Гордость Осетии., 2005.Иссы Плиева, Георгия Хетагурова и Хаджи-Умара Мамсурова

***

Türkiye Diasporası

Osetçe Atasözlerinden Seçmeler

Yalan ve Kötülük Üzerine:

-Gædıyı qax tsıbır u: Kedinin ayağı kısadır.

Gædı hem kedi hem de yalan demek. Kelime oyunu yapılıyor ve “yalancının mumu yatsıya kadar yanar” anlamında kullanılıyor. UG.

-Durın jaxta mæ bın şığjærin u, goppa jaxta æme æj kæmdæn:

Güveç demiş altım altın, kepçe demiş ya ben neredeyim. DE.

-Ævjær nıxaş toppı næmıgæy darddær xayı:

Kötü söz top mermisinden de uzağa gider. AA.

-Fıdkoy xæzar xalæg, dam-dum mæşıg xayı:

Dedikodu ev (kule) yıkar. AA.

-Jærond maşt færox væyyı, fælæ ’vjær nıhaş jærdæyæ nærox kænı:

Her acı geçer ancak kötü söz unutulmaz. AA.

-Fıdbon æmæ mæştıgær læg biræ næ hæşşınts:

Günün kötülüğü ile adamın siniri çok uzun sürmez. EG.

-Gædımæ min fændag, Raştmæ yu fændag:

Yalanın bin yolu, doğrunun bir yolu vardır. LK.

-Xorj xærinag akalını bæştı, æwjærı gubın aşkhuınæd:

İyi yemek kalacağına, kötünün karnı yırtılsın (kötü yemekten çatlasın). MÖ.

 

Kader vb. konular:

-Fıdbılıjı dur xærdwælæ dær tulı:

Beladan (musibetten) taş yokuş yukarı yuvarlanır. MA.

-Ænamondmæ tewayı rağmædær biræğ læburı:

Şanssız kişiye deve sırtında bile kurt saldırır. DE.

-Fışæy wærık, şæğæy şænık jayı:

Koyundan kuzu keçiden oğlan doğar. KK.

-Kalımæn yæ læppın dær kalım u:

Yılanın yavrusu da yılandır. DE.

-Şæræy xærgæ, bınæy axædgæ:

Üzerinden aldıkça dipten çoğalan. CP.

-Xærınæy ænkhælmæ kæşın xujdær:

Ummak, yemekten iyidir. KK.

-Alkæmæn dær y’amond kond u, alçıdær yæxi amondæy tsærı:

Herkes kendi kaderini yaşar. AA.

-Kalım bit’ınayı lığdi, bit’ına yæ hunkı bılı ırjadi:

Yılan naneden kaçıyormuş, nane deliğinin (yuvasının) dibinde bitmiş. DE.

-Ænæfæştag ærtsæwgæ fıtstsacı xorjæ (arğ) næy:

Sonu belli olmadan bir şey belli olmaz / değerlendirme yapılamaz. EG.

-Færæt yæ rajag tsæfæy bæræg u:

Balta ilk vuruştan belli olur. EG.

-Gaylag rodæy bæræg u:

İyi öküz buzağıyken belli olur. UG.

-Qumıx kardæy færæt hujdær, ıwjær tsardı mælæt hujdær:

Kör bıçaktan balta iyidir, kötü yaşamaktan ölmek iyidir. DE.

-Fırændam yæ dımæg warğ næw:

Koça kuyruğu yük olmaz. EG.

 

Karakterler üzerine:

-Wærdon aşætta şug, gal amæla fıd:

Öküz arabası kırılsa odun, öküz ölürse et. (Gamsız insanlar için söylenir). DE.

-Æwjæræn æfşænttæ biræ wæyı:

Kötüye (Tembele) bahane çok olur. DE.

-Næ jonınæn yæ qux næ rişi:

Bilmiyorumun eli ağrımaz. DE.

-Æwjæræn yæ ıwjag yæ wælday:

Kötünün dili fazlalığı. (Bir işe yaramaz olup söz sahibi olmaya çalışanlar için söylenir). DE.

-Furddam şuadonmæ dongur atsıd:

Okyanus çeșmeye su istemeye gitmiş. MÖ.

-Tsærgæş yæ bajırtæy bæræg u:

Kartal kanatlarından bellidir. LKu.

-Kuız kælmæy næ amælzæn:

Köpek kurtlanmakla ölmez. (Kötüye bir şey olmaz anlamında). DE.

-Xæræcı tsin dændagæy:

Eşeğin mutluluğu dişindedir. (Sevgisini dişleyerek gösterir). CP.

-Xorj qug khærtayı zag æxşır ratdta, ştæy yæ yæ khaxæy akhuırdta:

İyi inek bir kova dolusu süt verdi, sonra tepti devirdi. (Baştan iyi başlayıp sonunu getiremeyenler ya da iyilik yapıp sonra kötülük yapanlar için kullanılır). EG.

-Bon-ijærmæ fæxşæşta ‘mæ şıl ijæri ts’æmælttæ bakaldta:

Akşama kadar buğdayı eledi eledi sonra hepsini geri karıştırdı. EG.

-Biræğæn jağxtoy fıştæ ma xær, “fælævut ma şæğ fæsæw u” jağxta:

Kurda demişler koyunları yeme, “durun keçi kaçıyor” demiş. DE.

-Ængurştan ts’ıx, gollag gubın:

Yüksük ağız, çuval karın. DE.

-Adæm fædişmæ kuız ta khæbitsmæ:

Millet yardıma, köpek kilere. EYÖ.

-Kuız yæ xitsawı awænı ku tsæwı yæ kæzili awæn ænkælu:

Köpek sahibinin gölgesinde giderken, kuyruğunun gölgesi sanırmış. DE.

-Kuız wardonı bın bahussidi, æmæ zæğı; mæ awwon tsı dıncır u:

Köpek arabanın altına yatmış, gölgeye bakıp demiş ne büyük gölgem var. EG.

-Wærtstsı mardmæ æxşargard:

Bıldırcının ölüsüne kılıç (çekilmez). MÖ.

-Wajægı midæmæ næ waxtoy, mædam “mæ yæxş kæm ırsawınzon” jaxta:

Misafiri içeri bırakmıyorlarmış, “kamçımı nereye asayım” demiş. DE.

-Mælzıg dæm yæ xunkı næ tsıdi, yæ fæştı kædşæltæ laşta:

Karınca deliğine (yuvasına) sığmıyormuş, peşinden çalı çırpısını götürüyormuş. DE.

-Mışt yæxitsæn bınat n’artta, yæ gæzilıldam naş babaşta:

Fare deliğine sığmamış bir de kuyruğuna kabak bağlamış. EG.

-Galaw batsıdi æmæ qugaw ratsıdi:

Öküz gibi girdi, inek gibi çıktı. LKu.

-Waşag gædı mışt næ axşı:

Miyavlayan kedi fare yakalamaz. DE.

-Tsalınmæ yæ yu khаx işda, wædmæ yın yæ innæ khаx kuıdz bahærzæn:

Sen bir ayağını kaldırıncaya kadar, diğer ayağını köpek yer. LKu.

-Qug jayı, gal kærjı:

İnek doğuruyor, öküz inliyor. DE.

-Xærægæn yæ şær fıngmæ xaştoy, jæxxmæ tıldi:

Eşeğin kafasını sofraya götürüyorlarmış, yere yuvarlanıyormuş. DE.

-Kuız yæ kuızı tsæp tsæp akænzen:

Köpek köpekliğini yapar. MA.

-Xalon alkæwıl kutda, yæxiwıl kæwg næ wıdi:

Karga herkese ağlıyordu, kendisine ağlayan yoktu. DE.

-Xalonændam zaxtoy dæ læx xosu, mædam atsıdi avd dæncızı æxtsænı fælıtta:

Kargaya b.kun ilaçtır demişler gidip yedi denizin ortasına s..mış. CP.

-Ters bir kroşe: Æmbişændtæy bæxfældişæcı zırdtæ xuıjdær ıştı:

Sahibinin mezarına gömülecek at için verilen söylev atasözlerinden iyidir. UG.

 

Diguronca Atasözleri ve Deyimler:

-Ğogi kax væşi na farresun kandzay:

İneğin ayağı danayı incitmez. AIA.

-Madi revtæ tsart dætdak:

Annenin görüşleri yaşam kaynağıdır. AIA.

-Кæcær kægalay næ fal fedar favvıy:

Kapı çivi ile değil oğul ile sağlam olur. AIA.

-Lağuzan a fedis a xetsay favvuy:

Kötünün kötü örneği kendisinden olur. AIA.

-Æxsavay bona farnagundaray:

Gündüz geceden daha hayırlıdır. AIA.

-Xor adanan ana avustay:

Güneş herkese cömerttir. AIA.

-Donilast xuliyay na tarsuy:

Suyla gelen ıslanmaktan korkmaz. AIA.

-Xelagæn a bilta çiy fandi falman ku va vatdar a dandagi mark yes:

Yılanın dudakları ne kadar yumuşak olursa olsun dişinde zehir vardır. AIA.

-Şedzar nemkate ivazagay:

Yetim hepimizin misafiridir. AIA.

-Tarsagæ lagi kuytæ idartma arasmotuntsa:

Korkak adamın köpekler uzaktan kokusunu alır. AIA.

-Arani fedar zardi fedar:

Sınırları sağlam olanın canı sağ kalır. AIA.

-Yeşi ğorz anbalay nayyeşi lağuz anbal ğozdardaray:

Varlığın iyi arkadaşından yokluğun kötü arkadaşı iyidir. YA.

-Kizgi ğorz madama biccevi ğorzba fidama anğasay:

Kızın iyisi anaya, oğulun iyisi babaya çeker. YA.

-Buduri kuybal batdan na favvuy:

Çoban köpeği bağlanmaz. YA.

 

Kaynak kişiler:

Elmas Güneş, Demet Eren, Mutlu Öğün, Lüda Kuleeva, Mehmet Alankuş, Ali İhsan Aydoğan, Kemal Kılıç, Cemil Polat, Levent Kılıç, Azmi Alpay, Nilgün Güngör, Emine Yetişik Özkan, Katya Hadaæva, Şermin Kuş, Melek Özkan, Hayriye Duran, İlhami İlhanoğulları, Yavuz Aydoğan, Hayri Ata, Ufuk Güneş.

***