2007 Ağustos

Özeleştiri

Merkezi Plan (sosyalizm)’a güvenim sarsıldı. Bu tanrısal yetki, bir kişi veya bir politbüronun elinde olmamalıydı çünkü yanlış bilme ihtimalleri vardı.

EMPERYALİZM, üretim araçlarının gelişmesine ve üretim artışına gerek duymadan, kol gücüne dayanarak üretim yapıp, ortaya çıkan artı değeri; işçi sınıfıyla pek de adil bir şekilde paylaşmadan, zenginliğini sürdürür iken; (bu cümle şöyle de söylenebilir: burjuvazi, işçi sınıfının kanını emerken) bir sürpriz oldu. Rusya’da BOLŞEVİK DEVRİM. Devrim’in dinamik güçleri; hem kendi temel ihtiyaçlarını karşılamak, hem de kendini, diğer dünyadan korumak için, müthiş bir teknolojik atak başlattı. Bu teknolojik atağın sonucu, Soyuz projesine kadar vardı sonunda. Bundan ürken batı, yarışa katıldı ve teknolojik gelişmenin önündeki engelleri kaldırdı. Olağanüstü bir silahlanma yarışı sonunda ortaya çıkan teknoloji ise, çok değil bir elli yıl içinde kol emeği-sömürü meselesini sarstı.
Bu rekabette batı; daha 1961 yılında, Kruşçef; emperyalizmi gömeceğiz diye böbürlenirken, Sovyet Rusya’yı çoktan geride bırakmış, Amerika’da beyaz gömlekliler ile mavi gömlekliler’in nüfusu eşit hale gelmişti. Ama bu arada, devrimden ürken batı; işçi sınıfını yeni haklarla donattı, zenginleşen işçi sınıfı, pazar ekonomisini büyüttü, demokratikleşmede ciddi adımlar atıldı. Batının işçi sınıfı devrim hevesinden epeyce uzaklaştı.
Toprakları üzerinde 2 adet dünya savaşı yaşayan ve faşizm gibibaşından bunca badire atlatan BATI, bu teknolojik gelişme sonunda zenginleşti, rahatladı, şeffaflaştı ve Avrupa Birliği gibi, bir insanlık projesi üretti. Hiç de LENİN’in dediği gibi çıkmamıştı, hem teknoloji ihraç ediyor, hem de çevresinde demokrasiyi geliştiriyordu.
BU ARADA SOVYETLER, bütün yer altı kaynaklarını harekete geçirdi, uçsuz bucaksız Rusya’nın hemen her tarafına alt yapı götürdü, tarım ve ağır sanayiyi geliştirdi ve bölgede refah yarattı. Ciddi bilim adamları, sanatçılar ( burada genellikle, klasik müzik ve bale gibi sanatlardan bahsedilir), sporcular yetiştirdi. Milli Mesele’ye el attı, irice nüfusu olan milliyetlerin hemen hepsinde devletler kurdu, kurdurdu. Daha küçük azınlıklara özerk bölgeler oluşturdu ve Rusya coğrafyasında belki de 100’den fazla dil ve kültürün yaşamasına olanak sağladı.
Bütün bunları MERKEZİ PLAN’la tepeden inme yaptı. Sıkıntıda buydu belki. Rusya halkı kendine değil merkeze güvendi, merkezde halkı dinliyor değildi, o herkes için en doğruyu biliyordu. Hesap vermeyen, sürekli hesap soran, satın alma özgürlüğü de dahil, her türlü özgürlüğün önünde engeller çıkaran bir polis devletine dönüştü. Bütün bunların sonucunda, dinamizmini yitirmiş, yarı alkolik, üretemez bir Rus halkı oluştu ve devrimin temel nedenlerinden biri olan üretimin arttırılması, tepetakla oldu. Son yıllarını güç bela idare edip yarışı kaybetti…çöktü.
BECEREMEMİŞTİ. Özgürlükler, refah, insan hakları, hukuk, hepsinde geride kalmıştı. Ama milli mesele önemli diye düşündük, doğrudur ama bu meseleyi Avrupa çoktan çözmüştü, Danimarka gibi ülkeler vardı ve onurlu bir şekilde ayaktaydılar. Özbekistan’da işe yaramıştı belki ama, Macaristan, sosyalizm olmasa, daha mı geri bir ülke olacaktı?
Merkezi Plan (sosyalizm)’a güvenim sarsıldı. Bu tanrısal yetki, bir kişi veya bir politbüronun elinde olmamalıydı çünkü yanlış bilme ihtimalleri vardı.
Basit anlatmaya çalıştım, durumum özetle budur. Sosyalizmin insanlığa katkılarını inkar edemem ama, değiştirilemez iktidarlar, insanlığın gelişiminin önünde engel, diye düşünenlerdenim artık…….. hele  PROLETERYA DİKTATÖRLÜĞÜ ??? ………
Not: Gazete olarak düşüncenin özgürce ifadesini savunduğumuzu yineliyoruz. Farklı düşüncelerin gazetemizde yer almasını samimi olarak istiyoruz. Bu anlayıştan hareketle farklı isimlere köşe yazısı yazmaları için öneride bulunacağız. İstanbul Kafkas Kültür Derneği YK eski başkanlarından Erhan HAPAE’ ye önerimizi kabul ederek yazı yazmaya başladığı için teşekkür ediyoruz. Jineps Yayın Kurulu