Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Üzüm yapraklarında pişirdiğin ekmekler

Çocukluğuma dair anıları, güneşin verniklediği ormanların arasından sızan ışığın gözümde yarattığı bulanıklıkla anımsıyorum. Çamurdan yaptığımız pastaların üstüne koyduğum çürük vişneleri, kestane ormanının içindeki kulübeye ulaşan patika yolu ve tüm bunlarla beraber hatırladığım güzel insan babaannemi…

Tarladan dönünce tavukların bile onu koşarak kucakladığı küçük Abhaz köyünün Gürcü tatsası*, bahçesindeki ortancalara dağıttığı sevgi tohumlarından ben doğduğumda yüreğime de serpmişti.

Şimdi düşününce, emeğine hep kollarını sıvayarak başlardı. Hafızam; ateşi yaktığı, odunu kestiği, hamuru yoğurduğu, ineği sağdığı, çiçeği diktiği, ekmeği yaptığı ellerinin fotoğraflarıyla dolu.

Sadece ekmeğe ayırdığı güne hamuru yoğurarak başlar, onu dinlendirirken fırının ateşi için topladığı çalı çırpıları yakar, sonrasındaysa üzüm yapraklarının üstünde ekmekleri fırınlardı.

Onun bu anılarını sadece hafızamda saklamış olsam da bugün bu yazıyı, köyümde babaannem kadar güzel ekmek yapan Zeynep Yenge’nin ekmek yapımıyla birlikte paylaşmak istiyorum. Buradan da tüm halkların emekçi sınıfındaki kadınlarını selamlıyorum.

* Tatsa: Abhazca ‘gelin’ anlamına gelen bir kelimedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img