Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Çeçenya’da giyim kuşam kuralları üzerinden kadınlara baskı

“Kafkas Düğümü” haber sitesinin 14 Kasım tarihli haberine göre, Çeçenya Kültür Bakanlığı, “kadın kıyafetlerinde erkeksi özelliklerin kullanılmaması” konusunda tasarımcıları uyardı. Bakanlık, örnek olarak, göğse dikilen fişek yuvaları olan ‘gazir’leri gösterdi. Bakanlık, bu unsurların kadın kıyafetlerinde kullanılmasının “erkek sembolizmine bir tecavüz ve asırlık geleneklere aykırılık” olarak algılandığını belirtti.

Siyasetbilimci Ruslan Kutayev, “Çeçen halkı, ister görev başında ister evde olsun, bir kadının pantolon giymesinden hoşlanmaz. Hiçbir yerde gazirli kıyafet giyen bir kadın görmedim; bu elbette saçmalık. Çeçen kadınları daha önce de gazir takmazdı: gazirler, barut depolamak için kullanılan bir araçtı. Barutun el altında bulunması bir zorunluluktu ve yalnızca savaşan ya da kendini aktif olarak savunanların buna ihtiyacı vardı” dedi.

İsminin açıklanmasını istemeyen bir Kafkasya uzmanı, herhangi bir geleneksel Kafkas kültürünün giyimi ve özelliklerini açıkça erkek ve kadın olarak ayırdığını belirtti ve “Gazirler oldukça geç ortaya çıktı; küçük silahların ve hazır barut taşıma ihtiyacının ortaya çıkmasından önce yoktular. Ancak gazirler şüphesiz erkek giyiminin bir parçasıdır, çünkü erkekler savaşırdı. Bir kadının ateşli silah kullanabilmesi için sıra dışı bir şeyin olması gerekirdi. Bir erkek kemeri ve bir kadın kemeri birbirinden tamamen farklıdır: İşlevsel olarak kemer olsalar da erkek veya kadın kemeri olduğunu vurgulayan unsurlar vardır. Ya da örneğin, hem erkek hem de kadın giyiminde bulunan tokalar çok belirgin bir şekilde farklıdır; bunları asla karıştırmazsınız. Şalvar ya da pantolon bile olsa, bazı kültürlerde bunlar da cinsiyete göre açıkça ayırt edilir” yorumunu yaptı.

Kafkasya uzmanı, “Geleneksel toplumlarda giyimi denetleyen belirlenmiş kişiler yoktur. ‘İnsanlar ne der?’ düşüncesi geleneksel bir toplumdan gelen biri için önemli bir husustur. İnsanlar sizi yargılayabilir ve bu, geleneksel bir toplumdan gelen biri için kötüdür. Genellikle toplumun kendisi, tabiri caizse, insanların davranışlarını değerlendirmek için bir tür özne görevi görür” diye belirtti.

“Sivil Yardım Komitesi” Başkanı Svetlana Gannushkina, hükümetin kadınların giyim kurallarına doğrudan müdahalesini saçma bulduğunu belirterek, Taliban’ın Afganistan’daki politikalarını hatırlattı. Gannushkina, “Her iki grup da özel hayatın her alanına müdahale etmeye çalışıyor; bu totalitarizmdir. Ayrımcılıktan daha kötü. Kadınların ne giydiği kimseyi ilgilendirmemeli. Pantolonlar uzun zamandır kadınsı bir kıyafet olarak kabul ediliyor; Doğu’da kadınlar her zaman pantolon giymiştir” dedi.

Kafkasya, Dünya, Kalkınma, Küresel Çağdaş Sorunlar ve Bölgesel Sorunlar Araştırma Merkezi Başkanı Saida Sirazhudinova, Çeçen yetkililerin geleneksel değerler uğruna mücadelede kapsamındaki eylemlerinin, kadınları orantısız bir şekilde etkilediği için ayrımcılık unsuru içerdiğini söyledi.

Sirazhudinova, “Bazı ayrıntılara paradoksal bir vurgu var, ancak geleneklerin özü kayboluyor. Giyim, stil ve modaya müdahale yüzeysel, popülist ve anlamsız. Kadınlar, diktatörlük baskısına maruz kalan tek kesim olmasa da, en yoğun baskıya maruz kalanlar onlar” dedi.

Sirazhudinova, bölgenin benzersiz ve vazgeçilmez birçok harika değer ve geleneğe sahip olduğunu, ancak neo-gelenekselci politikaların dayattığı baskı ve kısıtlamaların durumu daha da karmaşıklaştırdığını sözlerine ekledi.

Yazarın Diğer Yazıları

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img