Bir atlının hikâyesidir, dolunay gecesi yol göstericidir ay…
Nehir kenarında su sesi yol gösterir, soğuk içine işlemiştir…
Bir ilmek rüzgârı geçirir ama deri geçirmez, keser rüzgârı…
…
Oğulların ismi okundu…
Oğullarının ismi, bir defa daha okundu…
Dilerim tekrarı olur…
…
Yol hikâyesinde yolu bilen at, suyu takip eder…
Önüne hangi engelin çıkacağını bilir…
Taş toprak, nalına zarar vermez, at yolu bilir…
Kıymetli olan at, çalınacak kadar değerli olan attır…
…
Hikâyede yoktu ama ekleyen olayım…
Tay, zamanında kurt ile karşılaşır, mücadele eder ve kurt tayda diş izi bırakırsa, makbul kıymetli sayılırmış…
Tay zamanından gelecek tehlikeyi bilen olarak, değerine değer katarmış…
…
Ata mıh ile nal çakılması için çekiç gerekir…
Gerektiğinde dörtnala koşturup terletmek için, gerektiğinde rahvan gitmesi için…
…
Nal ve mıh, “Demirci”nin elinden çıkar…
Şölende yeri unutulsa bile, at ve atlı onu unutmazmış…
…
Yolunu bilen at, o atın nalını, mıhını çakan demirci…
Atlıya yol gösteren dolunay…
…
Atlı yalnız değildir…








