Oubykh Mektupları

50 yazı

Nerde kalmıştık... Nerde kaldığını bilemem ama nereye gittiğini biliyorum... Haşlanmış yumurta ile yol biter mi? 302 Mercedes otobüslerde tuz ve karabiber nerden bulunur bilinmez, soyulan yumurta kabuklarının koridora düştüğü olur elbet... Kusmaya, mide bulantısına o...

Bir şişe şarap anısına... Kapı almasını bilirdi, tavla arkadaşıydılar çünkü Rahmi Tuna ile... Suat Berzeg uğrardı, kapı kesmezdi onu, bi mars yapardı... Küskün gitti buradan... Oysa dile kolay ne kadar zaman evi oldu burası... Kadıköy,...

Topraktan değildi insanlar... Olsa, su çoktan götürürdü... ... Et ve kemik, ayrılmadan başladı acı çekmeye... Kan aktı... Gözyaşı aktı... Bıçak kesti gözyaşını... Kemiğe dayandı... Et ve kemik ayrılmaya başladı... Ruh dolaşıyor, dünden beri... Olan, bizim ne eski ne de yeni kitabımızda...

5 pasaport 54 ülke…

5 pasaport 54 ülke... Henüz bir eksik ama hep bir şeyler eksik kalacak, evde zaman geçirmeyeli epey olmuş, giymediğim kıyafetleri elden geçirdim, aslında üç dört ay önce yine elden geçirmiştim fakat zaman...

Bağlarbaşı ruhu

  Bağlarbaşı Ruhu... Evet, Bağlarbaşı’nın ruhu vardır ve ölümsüzdür... Çünkü ruh ölümsüzdür... ... Beden gidecek, et kemikten ayrılacak... Ruh kaybolmayacak... Bağlarbaşı Ruhu, ne duvarda ne çatısında... Nuh zamanından beri ruhu var... O ruh Maykop, Nalçik, Sohum’dur aynı zamanda... O ruh; Doktor...

Koşulsuz ve karşılıksız…

Soru sorarsınız bazen alır bazen alamazsınız cevabı... Sormadan cevabı aldığınız zamanlar olur elbet... ... Selam vermek için önce sağınıza dönersiniz, o aslında kendi soluna selam vermiştir... Sen öyle gelmedin, demiştir aslında sormuştur... Sonra gitmiştir... ... Seversiniz... Çok seversiniz.. Çok çok...

Oyun gibi hayat…

Savaş dönemi... Tahta sandalyelerin üstüne düşmüş kırılmış bir dal... Dekor sade, diğer tarafta bir sandalye, bir sallanan koltuk ve bir masa... Saksıda yetişen bitkiler... ... Öncesi... Zor bulunan bir bilet... On kişilik oyuncu kadrosu, yüz kişilik seyirci karşısında... Sahne...

Bir bakış yetmiş…

  Devamı olmaz mı, devamı olur, üstelik üstüne bir taş daha konarak... Yeter ki hamur sağlam olsun azalır hacmi, ama giderek pütürsüz, pürüzsüz hale gelir... İstenen un ufak olmasıdır... ... Mavi göz, yeşil göz... Bir bakış yetmiş... Ayna...

Bir yudum aldı…

       Saatin kaç olduğuna bakmasına gerek yok, zaman durmuş gibi. Bu kış mevsiminde ne zaman gün doğuyor, ne zaman batıyor doğru dürüst bilen yok...        ...       ...

Duvar yokmuş…

       Uzun zamandır yakın değiliz…        Bir kapı açılır gibi oldu, ardına kadar açmak lazım…        Ne zamandır açık değildi. Kapının ne kadar kolay açıldığını unuttuğumdan olsa...