Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Kabardey Nart Destanı’nda toplumsal cinsiyete bakış



L.F. Kuasheva – Z.A. Kuchukova


Nart Destanı, Kafkasya’daki birçok etnik grubun ortak kültürel mirasıdır: Adigeler, Balkarlar, Karaçaylar, Osetler, Çeçenler, İnguşlar ve Abhazlar. Dağıstanlılar ile Megrellerde de masallar bulunur. Ancak, tipolojik ortak noktalarına rağmen, bu tür masallar “içerik ve gündelik gerçeklikler, biçim, şiir tekniği ve üslup bakımından ulusal folklor geleneği ve ulusal karakterin özelliklerini taşır” (1). Bu “ulusal Nart destanlarının” ayırt edici özellikleri arasında, halklara özgü cinsiyete dayalı dünya görüşleri de yer alır. Her versiyonun kendine özgü bir kadın imgeleri sistemi ve tarzı vardır. A.V. Kirilin’e göre, “Kültürel bir ürün olarak cinsiyet; folklorda, masallarda, geleneklerde ve dilde ifade edildiği şekliyle halkın kadınlık ve erkeklik hakkındaki fikirlerini yansıtır” (2).

Kabardey etnokültüründeki toplumsal cinsiyet kalıplarının özelliklerini inceleyen ilk kişilerden biri olan L.K. Sabanchieva, “Kadın ve erkeklerin statüsüne ilişkin görüş çeşitliliğini, geleneksel Adige toplumundaki ilişkilerin doğası hakkındaki yargıların çelişkili yapısını” şöyle vurguladı: “Kadınlara duyulan saygıdan aşağılayıcı ve küçümseyici tutumlara, aşırı özgürlükten köle statüsüne, erkeklerin despotluk ve her şeye kadir olmaları halinden kadınlara karşı şövalyece tavra dönüşmelerine, genel tembelliklerinden muazzam çalışkanlıklarına kadar…” (3) Sistem analizi ilkesini kullanan araştırmacı, Adige sosyokültürel geleneğindeki yaş, sınıf, mülkiyet hakları ve diğer özellikler de dahil olmak üzere toplumsal cinsiyet davranış kodlarını ayrıntılı olarak incelemiştir.

2006 yılında, M. Tekueva’nın “Adige Kültüründe Erkek ve Kadın: Gelenekler ve Modernite” adlı monografisi, gelişmekte olan Kabardeylerde toplumsal cinsiyet çalışmaları alanına önemli bir katkı olarak yayımlandı. Bu monografi, kadınların etnokültürel alanının diyalektik yapısını teorik ve tarihsel perspektiflerden ele alıyordu. Yazarın başarısı, Adige kadınının “biçimsel portresi”ne değil, genellikle araştırma kapsamı dışında bırakılan gündelik yaşamına ve rutinine ilişkin sorulara odaklanmasıydı.

Cinsiyetin etnik özelliklerini tanımlamada, halk etiği felsefesindeki klişeleri somutlaştıran sözlü folklor ve kurgu eserlerinin özellikle değerli olduğuna inanıyoruz. L.K. Sabanchieva’nın belirttiği gibi, “Folklor, tarihe sürekli ve benzersiz bir şekilde eşlik eder; ritüellerin, çeşitli gündelik işlerin ve çalışma süreçlerinin bir parçası olarak geleneksel yaşamda işlev görür, zihinsel bilgileri depolar ve iletir” (4).

Folklorun ve sözlü iletişim pratiklerinin (söylemlerin) cinsiyete özgü alanlarının incelenmesi, her biri yalnızca soyut bir “kişi” değil, “kişi artı başka bir şey” olan kadın ve erkeklerin psikolojisinin daha derin bir şekilde anlaşılmasını sağlar. Resmi cinsiyet çalışmalarının ortaya çıkmasından çok önce, geçmişin birçok büyük filozofu, kendi kavramlarını kullanarak bu “şey”i tanımlamaya çalışmıştır. Rus düşünür N.A. Berdyaev şöyle yazar: “Kadın, erkekten tamamen farklı bir düzenin varlığıdır… Dünya düzeninde erkek öncelikle antropolojik, insani bir ilkedir; kadın ise doğal, kozmik bir ilkedir. Kadın daha az insan, daha fazla doğadır. Öncelikle cinsel unsurun taşıyıcısıdır. Cinsiyetler arasında bir erkek, bir kadından daha az önemlidir. Bir kadın, cinsiyetin tamamıdır; cinsel hayatı, onu tamamen ele geçiren tüm yaşamıdır.” (5)

Benzer bir algı, ana kadın karakter Seteney’i ele alan Kabardey Nart Destanı’nın açılış dizelerinde de yansıtılır. Seteney’in figürü hem tarihsel hem de felsefi açıdan eşit derecede anıtsaldır. Bu kadın kahraman kuşku yok ki tüm Kafkasya tarihsel bilinç sisteminde, anaerkillik döneminin kişileşmiş halidir (Anaerkil terimi, üç Yunanca kelimenin birleşimini içerir: Anne, köken ve güç). O, sağduyunun taşıyıcısıdır, otoritesi tartışılmazdır ve onun katılımı olmadan hiçbir kader meselesi çözülemez.

Temel cinsiyet imgesinin felsefi boyutu, içinde “ilk nedenin ve güvenliğin büyük sembolü” (6) olan Büyük Ana arketipinin tüm temel özelliklerini keşfetmemizi sağlar. Nartların torunlarının ona “Seteney, di Mazytkh’e-Mezithe” demeleri ve bu ifadeye “ormanların, bitki örtüsünün, hayvanların ve yeryüzündeki tüm canlıların tanrıçası” terimini eklemeleri tesadüf değildir.

Nartların “ilk kadını” Seteney’de, güneşi durdurabilen, hayvan ve kuşların diliyle iletişim kurabilen, ilaçlar yapabilen ve dünyaya tahıl tohumları hediye edebilen, daha sonra insanlığa aktarılan ilahi enerji bölünmemiş bir biçimde bulunur. Bir versiyona göre, Seteney sonunda ölür ve ruhunu ölen Sosrıkua’nın bedenine üfler. Erkeklere ilham veren bu dişil güç motifi, Kabardey Nart Destanı’nın tüm metnine nüfuz eder. Ana karakterlerden genç Adiyuf da tam anlamıyla benzer bir büyülü güce sahiptir. Adı, “ışık veren”, “eli hafif” anlamına gelir. İlginç bir şekilde, isimsiz hikâye anlatıcıları, sembolik soyutlamanın gelenekleriyle sınırlı kalmayarak, ışığın metafiziğini bedensel karşılıkların diliyle ifade ederler: Adiyuf’un geceye uzanan avuçları ışık yayma yeteneğine sahiptir ve bu sayede karanlıkta kaybolmuş bir eş her zaman doğru yolu bulabilir. Başka bir deyişle, kadın özünde Ay ve Güneş ile özdeşleştirilir. Kozmik ve toplumsal kaosun karanlığında dolaşan erkekler için bir rehber, bir işaret fişeği haline gelir. Kadınların aydınlık ellerinin davetkâr gücü, insan ırkına biyolojik ve tarihsel bir bakış açısı kazandırmaya çalışan doğa tarafından görünmez bir şekilde kontrol edilir. M.A. Tekueva, Adiyuf hakkındaki Nart hikâyeleri serisini yerinde bir şekilde “bir kadının erkek dünyasındaki yerinin dramatik hikâyesinin son derece yoğun bir yansıması” olarak adlandırır (7).

Işık, Kabardey Nart Destanı’nda genellikle bir kadının estetik ve ruhsal mükemmelliğinin bir ölçüsü olarak kullanılır. Gilasteney’in güzel kızı Badakh da bu imgeler arasındadır. Görünüşü şu şekilde karakterize edilir: “Gündüz güneş, gece ay.” (8) Birçok erkek onun eli ve kalbi için yarışır, ancak yalnızca Sosrıkua tüm sınavları geçip hayat arkadaşı olur.

Benzer bir hikâye, güzelliği “ipeğin beyazlığı” ve “gümüş rengi ay ışığı” ile karşılaştırılan Akhumida’nın öyküsüdür. Kültürbilimcilere göre, “dünya genelinde ışık, ilahiliğin bir simgesidir; ilkel kaostan sonra evrene nüfuz eden ve karanlığın yerini gösteren manevi bir unsurdur” (9). Cinsiyet paradigması, olumlu kadın imgelerinin “karanlığın ilkel kaosunu” temsil eden olumsuz imgelerle dengelendiği Nart Destanı’nda da düalist sisteme tabidir. Erdemi gölgeleyen “kötülüğün işlevi”, Bırımbıhu tarafından yerine getirilir. Bırımbıhu hakkında “iksir ve zehir demleyen, dudakları yalan söyleyen, kötülük yapmaktan asla yorulmayan” denir (10). Epik şiir dünyasında, ışık ve karanlığın birleşerek sonsuz devinimi belirleyen tek bir kutupsal güçler sistemi oluşturduğu unutulmamalıdır. İki kadının “komşuluğu”, aralarındaki akrabalık derecesiyle vurgulanır: Kötü büyücü Bırımbıhu, Şeytan’ın kuzenidir. Metnin itici gücü, ışık ve karanlık güçler arasındaki mücadeledir. Gördüğümüz gibi, ışık krallığı ilahi ve göksel niteliklere sahipken, karanlık krallığı cehennemsel, şeytani niteliklere sahiptir.

Evrensel kötülük nasıl yenilir? Birçok halkın destansı hikâyeleri, olağanüstü durumlarda fiziksel gücü erkeklerinkinden çok daha fazla çoğalan kadınlardan bahseder. “Savaşçı kız” ve “bakire süvari” dünya kültüründe eşit derecede yaygın imgelerdir: Toplumsal önyargılar nedeniyle bir kadın, yeteneklerini bir erkek kılığının altında gizlemek zorunda kalır. Kabardey Nart Destanı’nda bu karakter de Kara Saç’tır (Şhafitse). Yedi erkek kardeşi öldürüldükten sonra kahraman, erkek zırhını giyer ve devler diyarına doğru yola çıkar. Muzaffer bir savaşın ardından, gerçek doğasını sadık yoldaşına itiraf eder: “Kara Saç, miğferini çıkardı ve ışık saçan gösterişli siyah saçları omuzlarına döküldü.” (11) Bu hikâye, Zalimkhan Aksirov’un “Dakhanago-Dahenago-Kahverengi Gözlü Güzellik” adlı oyununun ve Adam Şogentsukov’un aynı adlı epik şiirinin prototipi haline gelmiştir. Hem folklorda hem de edebi eserlerde kahraman imgesi, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal olarak da gizli içsel gücü vurgular.

Kültürbilimci Clarissa Estes’in gözlemlerine göre, “Her kadının içinde iyi içgüdülerle, şefkatli yaratıcılıkla ve sonsuz bilgelikle dolu ilkel ve doğal bir varlık yaşar” (12). Nart masalı “Melechipkh”te de yansıtıldığı gibi, dünyevi kötülükle tam da bu sonsuz dişil bilgelik ve yaratıcı güç karşıtlık oluşturur. Halk fantezisi, isim tamlaması yoluyla adı “bir meleğin kızı” olarak çevrilen kahramanın erdemli özünü vurgular. Bu imgeyi anlamanın anahtarı, onun kısa boyuyla ilişkilendirilen antropolojik özellikleridir: “Doğduğu geceden beri Melechipkh’in boyu uzamadı; ne büyüdü ne de küçüldü.” (13) Kısa boyu, kadının entelektüel yeteneklerini vurgular: Kendini aforizma ve kinayelerle ifade etme biçimi, derin zekâsına, içgörüsüne, sezgisine ve kehanet yeteneğine tanıklık eder.

Kabardey Nart Destanı’nın toplumsal cinsiyet teorisi ışığında incelenmesi, kadınların geleneksel Kafkas toplumunda yüksek bir sosyokültürel statüye sahip olduğu sonucuna varmamızı sağlar. Kanaatimizce bu, yalnızca anaerkil çevrenin kendine özgü koşullarıyla değil, aynı zamanda metinlerinde, Varlık Evi’nin ortak kolektif zihninin bir parçası olarak kadınsı doğanın ve kadın zihninin benzersizliği fikrini doğrudan veya dolaylı şekilde onaylayan arkaik hikâye anlatıcılarının dünya görüşüyle de bağlantılıdır.

(Kaynak: “Güney Rusya’nın Kültürel Hayatı Bilimsel Bülteni” No. 4 (51), 2013)

Çeviri: Serap Canbek


1. Петросян А. А. История народа и его эпос. М., 1982. С. 61.

2. Кирилина А. В. Гендер: лингвистические аспекты. http://old.strana-oz.ru/?numid=23&article=1038

3. Сабанчиева Л. Х. Гендерный фактор традиционной культуры кабардинцев (вторая половина 16 века – 60-е годы 19 века). Нальчик, 2005. С. 12.

4. Там же. С. 185.

5. Бердяев Н. А. Смысл творчества // Философия творчества, культуры и искусства: в 2-х т. Т. 1. М., 1994. С. 189.

6. Истомина Н. А. Энциклопедический словарь символов. М., 2002. С. 503.

7. Текуева М. А. Мужчина и женщина в адыгской культуре: традиции и современость. Нальчик, 2006. С. 14.

8. Нартхэр. Къэбэрдей эпос. Нальчик, 1995. С. 85.

9. Истомина Н. А. Энциклопедический словарь символов. М., 2002. С. 764.

10. Нартхэр. Къэбэрдей эпос … С. 117.

11. Там же. С. 523.

12. Эстес К. П. Бегущая с волками: Женский архетип в мифах и сказаниях. М., 2012. С. 4.

13. Нартхэр. Къэбэрдей эпос … С. 390.

***

1. Petrosjan A. A. Istorija naroda i ego èpos. M., 1982. S. 61.

2. Kirilina A. V. Gender: lingvističeskie aspekty. http://old.strana-oz.ru/?numid=23&article=1038

3. Sabančieva L. H. Gendernyj faktor tradicionnoj kulltury kabardincev (vtoraja polovina 16 veka – 60-e gody 19 veka). Nallčik, 2005. S. 12.

4. Tam že. S. 185.

5. Berdjaev N. A. Smysl tvorčestva // Filosofija tvorčestva, kulltury i iskusstva: v 2-h t. T. 1. M., 1994. S. 189.

6. Istomina N. A. Ènciklopedičeskij slovar simvolov. M., 2002. S. 503.

7. Tekueva M. A. Mužčina i ženŝina v adygskoj kullture: tradicii i sovremenost. Nalčik, 2006. S. 14.

8. Narthèr. Kèbèrdej èpos. Nallčik, 1995. S. 85.

9. Istomina N. A. Ènciklopedičeskij slovar simvolov. M., 2002. S. 764.

10. Narthèr. Kèbèrdej èpos … S. 117.

11. Tam že. S. 523.

12. Èstes K. P. Beguŝaja s volkami: Ženskij arhetip v mifah i skazanijah. M., 2012. S. 4.

13. Narthèr. Kèbèrdej èpos … S. 390.

Serap Canbek
Serap Canbek
İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümündeki tahsilinin ardından sigorta sektöründe çalıştı. 2011 yılından beri Jıneps gazetesinde yayın kurulu üyesidir.

Yazarın Diğer Yazıları

Al-Samaha: Bu köyde amansız bir emek, dayanışma ve özgürlük var

Erkek egemen ülkenin kalıplaşmış yargılarına meydan okuyan kadınlar Dünyada sadece kadınların yaşadığı 4 köy var: Kenya’da, Kamboçya’da, Suriye’de ve Mısır’da. 2021 Mart sayımızda Kenya’daki Umoja Köyü’ne...

Groznili Roza Dunayeva Avusturya’daki mültecilerin sesi oldu

Çeçen insan hakları aktivisti Roza Dunayeva, 2000’li yılların başında Çeçenya’daki savaştan kaçarak yerleştiği Avusturya’da sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalan ailelere destek veriyor....

İlham veren yaşamlar

Dünya çapında kız çocuklarının ve kadınların haklarını savunan, toplumsal değişime yönelik filmler üreten yeni nesil kadın film yapımcılarını ve yönetmenlerini destekleyen Los Angeles merkezli...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img