ABD Başkanı Donald Trump, 30 Ocak 2026’da, Küba’ya petrol satan veya sağlayan ülkelerden gelen tüm mallara gümrük vergisi uygulanmasını öngören başkanlık kararnamesini imzalamıştı. Küba’ya petrol ihracını fiilen imkânsız hale getiren kararname Kübalıların sağlık hizmetlerine erişimini kısıtlıyor, çocukların eğitim hakkını engelliyor ve ülkenin kalkınma olanaklarını bilinçli biçimde tahrip ediyor.
Petrol ambargosu nedeniyle yakıt sıkıntısı yaşayan Küba’da, aynı zamanda geniş çaplı elektrik kesintileri de yaşanıyor. Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, 13 Mart’ta yaptığı açıklamada ülkenin yaklaşık üç aydır dışarıdan petrol temin edemediğini belirterek, elektrik sisteminin güneş enerjisi, doğalgaz ve mevcut termik santrallarla ayakta tutulmaya çalışıldığını ifade etti.
Küba’ya bugüne dek Meksika, Çin, Brezilya, İtalya ve ABD’den sivil toplum kuruluşlarının da katıldığı çeşitli yardımlar gönderildi. Karayipler topluluğu Caricom, süttozu, tıbbi malzeme ve su tanklarını Meksika üzerinden Küba’ya ulaştıracağını açıkladı.
Küba’ya insani yardım taşıyan Granma 2.0 Filosu’nun ilk gemisi, 30 ton insani yardım ile 24 Mart’ta Havana’ya ulaştı. Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel tarafından karşılanan gemi; güneş paneli, bisiklet, gıda ve ilaçla yüklü olan üç gemiden ilkiydi. Granma, Küba Devrimi’nin lideri Fidel Castro ve yoldaşlarını taşıyan, devrimin ve direnişin simgesi olarak kullanılan ünlü teknenin adı. Tekne, Castro ve yoldaşlarını Meksika’dan Küba’ya taşıyarak devrimin başlamasında kritik bir rol oynamıştı.







