Viktor Orban 16 yıldır iktidardaydı, elinin altında sınırsız kaynak vardı, Donald Trump ve Vladimir Putin tarafından destekleniyordu.
Siyasetin acemisi Peter Magyar’ın ise tek kozu vardı; umut. Macaristan’ı yaşanabilir bir ülke yapma umudu.
Sandığa gidenlerin oranı yaklaşık yüzde 80’di. Magyar’ın Tisza Partisi sandalyelerin üçte ikisini kazandı; bunun rakamsal olarak karşılığı, oyların yüzde 54’üdür. Orban’ın partisi Fidesz ise oyların yüzde 37’sini alabildi.
Orban’ın veda konuşması kısaydı. Magyar ise daha uzun konuştu. Demokratik bir sistemin yeniden inşa edileceğini söyledi. Devlet Başkanı’na ve kilit mevkilerde bulunan Orban yandaşlarına istifa etmeleri için çağrı yaptı. İstifa etmezlerse, mayıs ortasında kurulacak yeni hükümet tarafından görevden alınacaklarını dile getirdi.
Magyar, ülkesinin NATO ve Avrupa Birliği (AB) için güvenilir bir ortak olacağı vaadini yineledi. Ayrıca, bir AB kurumu olan Avrupa Kamu Savcılığı Ofisi’ne üye olacaklarını belirtti.
Magyar’dan beklentiler yüksek. Peki, Magyar beklentileri karşılayabilir mi?
Yeni hükümetten şeffaflığı tesis etmesi, denge-denetim mekanizmasını yeniden işletmesi ve 18 milyar avro tutarındaki dondurulmuş AB fonlarının serbest bırakılması için Avrupa Komisyonu’nun koşullarını yerine getirmesi bekleniyor.
Tisza bu beklentileri karşılayacak siyasi meşruiyete ve anayasal çoğunluğa sahip. Tarafsız yargı ve özgür medya hedeflerinin önünde de ciddi bir engel görünmüyor.
Ama zaman lazım. 16 yıllık tek adam rejiminin geride bıraktığı mirası yapısökümüne uğratmak vakit alacak.
Hatırda tutulması gereken önemli bir nokta, Magyar’ın seçmen tabanının homojen olmadığıdır. Tisza Partisi’ne oy veren kesimler arasında hayal kırıklığına uğramış Orban yandaşları, kent ve kır seçmenleri, sol eğilimli liberaller, apolitik seçmenler ve birçoğu ilke defa sandığa giden gençler var.
Bu grupların ortak paydası yüksek beklentiler içinde olmaları ve Orban’ın çürümüş sistemine duydukları tepkidir. Tisza’nın bir şemsiye parti olduğunu söylemek mümkün. Fidesz Partisi’ne fanatikçe bağlı seçmen profili Tisza için geçerli değil.
Eğer Magyar beklentileri karşılamaz veya güç zehirlenmesi yaşarsa çok kısa sürede seçmenin desteğini kaybedebilir.
Macaristan örneğinin, okullarda okutulacak kadar önemli bir vaka olduğunu iddia etmek sanırım abartı olmaz. İç siyaset açısından Tisza misali, 16 yıllık otoriter bir rejimin yıkılmasının ve demokratikleşme sürecinin başlatılmasının ipuçlarını veriyor. Dış politika bakımından ise Macaristan örneği, bir yandan benzer durumdaki Orta Avrupa ve Balkan ülkeleri, bir yandan da Batı Avrupa ve Amerika’daki merkez partiler için derslerle dolu.
Bir diğer önemli nokta; Magyar’ın seçim stratejisi yolsuzluk, kötü yönetim ve düşen yaşam standartlarının eleştirisine odaklandı. Buna karşılık, Magyar LGBT gibi tartışmalı sosyal konularda bilinçli olarak suskun kaldı.







