İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Bülent Bilmez’in görevine kayyım yönetimi tarafından son verilmesi tepkiyle karşılandı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanvekili ve Türkiye-Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Yüksel Taşkın, Prof. Dr. Bülent Bilmez’in işten çıkarılmasıyla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne soru önergesi verdi. Taşkın önergede şu ifadeleri kullandı: “Akademik özgürlükler hem bilimsel çalışmanın hem de bir üniversitenin temelidir. Bir akademisyene çalışma konuları nedeniyle baskı uygulanması açıkça hukukla ve bilimsel etikle bağdaşmaz.”
DİSK’e bağlı Sosyal-İş Sendikası da İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Bülent Bilmez’in işten çıkarılmasına ilişkin 8 Temmuz’da basın açıklaması düzenledi.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü Tarihi Kapı önündeki basın açıklamasında, 21 yıldır üniversitede görev yapan Bilmez’in işten çıkarılmasına tepki gösterilerek, kararın geri çekilmesi istendi. “Kayyımlara karşı akademik özgürlüğü savunuyoruz, Prof. Dr. Bülent Bilmez Bilgi’ye dönecek!” pankartının yer aldığı açıklamaya CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekili Ahmet Şık, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İstanbul İl Eşsözcüsü Didem Yılmaz da katıldı.
Basın açıklamasında önce Prof. Dr. Bülent Bilmez konuşma yaptı ve Bilgi Üniversitesi kayyım yönetimi tarafından işine son verilen edebiyatçı Murathan Mungan’a geçmiş olsun dileğiyle sözlerine başladı. Yaşadıklarının Dersim katliamı çalışmalarına tahammülsüzlük olduğunu dile getiren Bilmez, “çoğulcu ve özgürlükçü demokrasi mücadelesinin ayrılmaz parçası olarak tarihle yüzleşme, hesaplaşma ve onarıcı adalet konulu faaliyetlerinden vazgeçmeyeceğini” vurguladı.
Daha sonra basın açıklaması metnini okuyan DİSK Sosyal-İş Sendikası üyesi Sosin Aslan, “Buradan İstanbul Bilgi Üniversitesi yönetimine ve kayyım mütevelli heyetine açıkça sesleniyoruz; Prof. Dr. Bülent Bilmez Bilgi Üniversitesi’ne geri dönecektir. Kurum yöneticileri olarak sizi, bu hukuksuz karardan dönmeye ve sorumluluk almaya çağırıyoruz” dedi.
“Kayyımlar gidecek biz kalacağız”, “Bülent Hoca yalnız değildir”, “Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek” sloganlarının atıldığı açıklamada Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Eğitim-Sen temsilcileri ile Bilgi Üniversitesi öğrencileri de söz aldı.







