Ağıllı Köyü

0
10

Öncelikle Çerkesler’in toplumsal süreçlerini tamamlamadan bir elmanın iki yarısı misali ikiye ayrılıp bir parçanın doğal gelişme ve yaşama ortamında diğer yarısının doğal olmayan ortama sürülmesi sonucu yazılı bir tarihi vesikaya rastlamak pek mümkün olmamıştır. Köyümüz açısında Rusya Federasyonu’ndaki arşiv kayıtlarında bulunan hangi sülaleden kaç kişinin sürgüne gönderildiği, kaçının bayan kaçının erkek olduğuna ilişkin tutulan kütük çalışması dışında Abhazya müzesinde savaş öncesi bulunan kütük dışında yazılı bir belgeye rastlanılmamıştır.
Bu genel talihsizliğin üzerine bir de köyümüzün daha önce bağlı olduğu Zile/Tokat ilçesi hükümet konağında çıkan yangın sonrası köye ait nüfus ve tapu belgelerinin yanması eklenince köyün nüfusu ve yerleşimi hakkında somut yazılı belge ve evraklara ulaşmak olanaklı olmamıştır.
Bu konudaki ulaşılabilecek yegane belgelerin Osmanlı Arşivlerinin açılması ve tasnifiyle ortaya çıkacak nüfus ve tapu belgelerinin olabileceği umududur. Bu nedenle bu tarihçe tamamen yaşlı büyüklerimizin atalarından duydukları tanım ve anlatımlara dayanmaktadır.
Sürgünden, muhtemelen 1865 den sonra Osmanlı’nın iskan politikaları sonucu olarak, daha önce bugünkü adıyla Osmaniye önceki adları ile Burunören Lookıt köyünden saraya gitmiş ve orada bulunan muhtemelen bir paşanın eşi olan Gopsirgen ailesine ait bir bayanın inayeti ile köyümüz halkı bu bayanın akrabalarının bulunduğu Yozgat İli Sorgun ilçesine bağlı Osmaniye (Burunören Lookıt ) köyüne yerleştiriliyorlar.
Ancak bu köyün coğrafi olarak ova köyü olması, rakımının geldikleri yere göre düşüklüğü nedeniyle yaşayamayacakları zannı ile ve de köyün daha önce bir Kürt köyü olması ve köy halkı ile aralarında nizalar çıkması nedeniyle köy halkından önemli bir grup buradan ayrılmak zorunda kalıyor.
Ayrılan bu gruptan bir kısmı çeşitli bir biçimde soydaşlarının olduğunu duydukları Uzunyayla’ya yöneliyorlar. Önce Kayseri ili Pınarbaşı ilçesine bağlı Altıkesek köyüne gidiyorlar. Burayı da Osmaniye ile aynı coğrafyada gören bu insanlar, bu köyde Hapaet sülalesinden birkaç aile ile Laçış (Saban) sülalesinden bir aileyi bırakarak daha güneye iniyorlar ve bugün Adana ili Tufanbeyli ilçesine bağlı İğdebeli köyüne yerleşiyorlar.
Osmaniye köyünden ayrılan büyük ve önemli bir grupta köyümüze komşu olan eski bir Kürt köyü yerleşimi olan bugünkü adıyla Fuadiye olan Kendirlik Kuzgun köyünün arazisine yerleşiyorlar.
Uzun bir süre bu köyde kalanlar daha sonra Hapaet Sülalesinden ailesi ile geçinemeyen bir gencin ayrılması ve buna yakın çok sevdiği arkadaşlarından Laçış (Saban), Gegi ve Çıkoten gençlerinin katılması ile köyümüzün bugün yerleştiği yere gelerek köyü kuruyorlar.
Köyün halen yerleştiği yer eski bir yerleşim merkezi. Çünkü köyün hemen kıyısında eski mezarlıklar bulunmakta. Muhtemelen bu eski yerleşimde şimdi köyün tam olarak oturduğu yer değil köyün yerleşim yerinin doğusunda yer alan ve Aşağı Boğaz Mevkii diye adlandırılan yerdir. Bu yerde rivayete göre halen Aydıncık ilçesine bağlı Toraman isimli Kürt köyünün insanlarının oturduğu zannı yaygındır.
Bu sebeplerden dolayı köyümüzün Abazaca bir ismi bulunmamaktadır.
Köyün yerleşim ve tarihçesi konusunda bu konuda küçük de olsa çalışmaları olan Ziya Özbek, Şükrü Özbek, Kazım Özbek, Orhan Baran ve Osman Akyol’dan faydalanılmıştır.
Bu tarihçe tamamen anlatımlarla oluşturulmuştur. Ancak bu anlatımın aksi bir anlatımına da  bugüne kadar rastlanılmamıştır.
Hazırlayan: Mustafa Aziz ÖZBEK (Laçış)
Mart 2008

Sayı : 2008 12

Yayınlanma Tarihi: 2009-01-01 00:00:00