Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

İktidar, ikiyüzlü politikalarla geleceğini tahkim etme derdinde: Kalıcı barış için acil demokrasi!

İktidar gündemi oluşturma, halkı oyalama derdinde. Bunu da açık seçik yapıyor.

Oyalanacak tartışma konularıyla gündem oluşturup torba yasa vb. yöntemlerle ülkenin zenginliklerini yağmalamak, halkı yoksullaştırmak, yeni vergi-harç vb. zorlama gelirler icat ederek Hazine’ye para aktarmak derdinde.

Ekonomik sıkıntılar, asgari ücret ile yoksulluk sınırı arasındaki uçurum, grevler, giderek artan hukuksuzluk ve baskı, muhalefete yönelik antidemokratik uygulamalar, kırıma varan kadın cinayetleri, çocuk hakları ihlalleri, görmezden gelinen işçi ölümleri, çevre katliamları, gazetecilere gözaltılar ve tutuklamalar, üniversitelerdeki baskılar, köylülerin-çiftçilerin dertleri, dalında 3 lira olan mandalinanın pazarda 30-40 lira olması, korku iklimi ile her kesimi susturma girişimleri gündem olmamalı. “Ne istedi de vermedik” tiradını duyacağımız güne kadar Trump ile yapılan pazarlıklar ve buraya sıralanamayacak kadar çok konu/olay gündem olmamalı.

Sadece iktidar bileşenleri ve destekçilerinin ağzındaki “terörsüz Türkiye” süreci de bir başka oyalayıcı gündem.

Samimi, şeffaf siyasetçilere güveniriz, her nerede-hangi partide olurlarsa olsunlar. Barış ve demokrasi için sadece söylenene değil icraata da bakarız. Geçen on yılları, pratikleri değerlendiririz.

Her daim eşitlik-özgürlük-adalet, demokrasi ama doğrudan demokrasi, barış ama onurlu barış bizim gündemimiz. Gerçekleşinceye kadar gündemimiz budur.

Onurlu barış için toplumsal mutabakatı önemseriz. Toplumun bir kesimine, bugünkü örneğindeki gibi CHP tarafına antidemokratik uygulamalar, o tarafın barış konusuna şüpheyle yaklaşmasını körükler. İstenen de bu.

İktidarın bugüne kadar uygulamalarıyla gelinen pozisyon açıktır; barış her zaman demokrasi getirmez. Otoriter iktidarla barış, demokratik açılımın olmadığı bir barış ancak iktidarı besler, tahkim eder.

Sürecin şeffaflıktan uzak ilerlemesi, kapalı kapılar ardında nelerin konuşulduğunun bilinmemesi ayrıca sıkıntılı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Başkanı Numan Kurtulmuş’un Kürtçeye yaklaşımı iktidarın tutumunu özetlemektedir.

Her toplumsal kesim, iktidarın gündem oluşturma yöntemlerini elinin tersiyle itip kendi gündeminde ilerlemeli ve birleşik mücadelede saf tutmalı. Şimdilerde çok dillendirileni biz 14 yıl önce, Haziran 2011 tarihli sayımızda manşetimize taşımıştık: “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz”

Yazarın Diğer Yazıları

Şahdağ halklarının anadilinde eğitim hakkı

Şahdağ halklarının Türk kökenli olduklarına dair çeşitli geç dönem versiyonların bilimsel bir değeri yoktur Lezgi dili, Güney Dağıstan ve Kuzey Azerbaycan’ı birleştiren benzersiz bir kültürel...

Yeni çıkan kitaplar

Etnografik makaleler Fransız asıllı etnograf ve dilbilimci Leonti Yakovleviç Lyulye’nin yazdığı “Çerkesya, Tarihi-Etnografik Makaleler (1857-1862-1866)”, Murat Topçu’nun çevirisi ve Koyusiyah Yayıncılık etiketiyle raflarda... 19. yüzyılın ortasında...

Diaspora araştırmaları

İngiltere’deki Routledge Yayınevi’nden çıkan “Şiddet Dolu Geçmişi Hatırlamak ve Üstesinden Gelmek-Diasporik Deneyimler ve Ulusötesi Boyutlar” savaş, soykırım ve zulüm anılarıyla boğuşan diasporik toplulukların yaşamlarına...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img