Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Analiz: İran’da yolun sonuna gelindi mi?

İran’da halkın güvenebileceği, örgütlü bir muhalefet yok. Rejim değişikliği ile sonuçlanacak bir yol haritası da mevcut değil. İran halkı her şeye rağmen, tüm riskleri göze alarak sokaklara çıktı.

Ne var ki cesaret, tek başına sorunları çözmüyor. Nitekim rejim protesto gösterilerini bastıracak gibi görünüyor, tıpkı 2009, 2018 ve 2022 yıllarında olduğu gibi.

Büyük olasılıkla rejim yoluna tökezleyerek devam edecek, ama devrilmeyecek. Hamaney’in yerini bir başka kıdem sahibi din adamı alacak… 2028 yılında devlet başkanlığına daha tutucu bir isim seçilecek… İran ABD ile anlaşma yapmayacak… Ekonomi kötüye gitmeye devam edecek… Periyodik protesto gösterileri bastırılacak. Kısaca, olan sıradan İranlılara olacak.

Gerçekleşme olasılığı düşük başka senaryolardan da bahsetmek mümkün.

Birinci senaryo; düşmeye devam eden petrol fiyatları ve yaptırımlar sebebiyle ekonomi daha da kötüleşir. Rejim yanlısı halk kesimleri desteklerini çekerler. Kolluk tarafsızlığını ilan eder. Rejim kontrolü kaybeder. Bu durumun biri olumlu, diğeri olumsuz iki çıktısı olur. Olumlu senaryoya göre, İran’ı demokrasi yolunda ilerletecek bir yönetim başa gelir. Ya da kolluk darbe yapar.

İkinci senaryo, İran önderliği içinde sistem-içi değişim arayışı güçlenir. Değişmemek için değişmek gerektiği kanaati hâkim olur. Eski devlet başkanı Ruhani bunu dile getirenlerden biri. ABD ile ilişkileri düzeltmek de dahil, reform yapılmazsa İslami rejimi karanlık bir geleceğin beklediğini söylüyor.

Üçüncü ve son senaryo, dışarıdan yapılacak bir askeri müdahale, rejimi protestocular karşısında ayakta duramayacak hale getirebilir. Ne var ki 2025 yılındaki İsrail saldırıları, rejimin dayanıklı olduğunu kanıtladı. Dahası, kaostan daha radikal bir kanadın çıkması ihtimali her zaman için mevcut. Ayrıca, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleri İran’a askeri müdahaleden yana değiller.

2026 yılı içinde İran’a yönelik bir askeri müdahale yapılması güçlü bir ihtimal. ABD olmasa bile, İsrail bunu yapar. Ne var ki İsrail’in müdahalesi rejim değişikliğini hedeflemez, İran’ın askeri kapasitesini zayıflatmakla sınırlı kalır.

Yukarıdaki olasılıklara bakıldığında, İran için iyimser olmak pek mümkün değil. Ama şu çok net; İran rejimi sorunları çözemiyor. Bu durum daha fazla sürdürülemez. Yine de geçmiş yıllarda “başarısız devletler” içinde güçlülerin istediklerini yapmaya devam ettiklerine tanık olduk. Güçsüzlerin payına ise buna katlanmak düştü. Umarım İran farklı olur.

Yazarın Diğer Yazıları

ANALİZ: Jabağı Enstitüsü

Instituto Cervantes, yani Cervantes Enstitüsü 1991 yılının 11 Mayıs günü kuruldu. Adını, Don Kişot eserinin yazarı ve İspanyol yazınının en önemli ismi olan Miguel...

Analiz: Güney Afrika: “Gökkuşağı Ulusu”

Güney Afrika kendini “Gökkuşağı Ulusu” olarak tanımlıyor. Buna paralel olarak, gökkuşağı dünyası kurulması gerekliliğine inanıyor. Uluslararası örgütler eliyle kurulacağı öngörülen gökkuşağı dünyasında, ülkelerin seçeneklere sahip...

Çerkesleşme pedagojisi

Bu toprakların en büyük sorunu otoriteye itaatin kutsallaştırılması, devamında ise tektipleştirmenin kanıksanmasıdır. Bu yüzden, medeniyetler beşiği olan bu diyar medeniyetler mezarlığı olmaktan kurtulamıyor. Oysa...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img