Araştırmacılar, Batı Anadolu’daki 483 Tunç Çağı yerleşimini içeren, kullanımı kolay, açık erişimli bir dijital katalog oluşturdu.
Tunç Çağı (yaklaşık MÖ 3.300 ila 1.200) ilk kentlerin yükselişi, metalürji gibi yeni teknolojilerin gelişmesi ve geniş ticaret ağlarının kurulmasıyla bilinen, büyük değişimlerin ve insanlık açısından önemli ilerlemelerin yaşandığı bir dönemdi. Tüm bu sürecin merkezinde, Luvice konuşan toplulukların yaşadığı; Ege dünyası (Miken Yunanistan’ı) ile Yakın Doğu (Hitit İmparatorluğu) arasında bir kavşak oluşturan Batı Anadolu yer alıyordu.
Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ve İsviçre merkezli Luwian Studies Foundation’dan araştırmacılar, bölgedeki yerleşimlere dair mevcut tüm bilgileri derleyip sayısallaştırmaya yönelik 10 yıllık bir meta-analiz projesi başlatmıştı.
Nature Scientific Data adlı hakemli bilimsel dergide yayımlanan çalışma, bölgede Hitit ve Mikenlerden bağımsız, güçlü bir “Luvi Uygarlığı”nın varlığını kanıtlayan sağlam veriler sunuyor. Yüzyıllardır tarih kitaplarında Hititler ile Miken Yunanistan’ı arasında sıkışmış “boş bir alan” olarak görülen Batı Anadolu’nun, aslında başlı başına büyük bir medeniyete ev sahipliği yaptığı iddia ediliyor. Araştırmacılar, son keşfin bölgenin tarihine dair “tamamen yeni bir hikâye” anlattığını belirtiyor.
Araştırmadan ortaya çıkan sonuçlar, verilerin barındırılması ve paylaşılması için kullanılan Zenodo platformunda yayımlanan, kapsamlı ve açık erişimli bir dijital katalogda toplandı. Katalog, her bir yerleşim için ne zaman iskân edildiği, işlevi (kale, mezarlık, bölgesel merkez) ve yakın çevredeki maden kaynakları (altın, bakır, kalay ocakları) gibi çok sayıda ayrıntılı bilgi içeriyor. Veritabanı ayrıca Wikidata ve GeoNames gibi diğer küresel veritabanlarıyla da bağlantılı. Böylece araştırmacılar bu verileri kendi çalışmalarına kolayca entegre edebiliyor. (Arkeofili-Euronews)








