Vietnam Komünist Partisi (VKP) dış politikasının statüsünü yükselterek ulusal savunma ve iç güvenlik ile aynı seviyeye çıkardı. Dış politikanın yükseltilmiş statüsü “çekirdek, daimi misyon” (core, frequent mission) olarak tanımlanıyor.
Hanoi, uluslararası kutuplaşmadan zarar görmek istemiyor. 2026 yılı hedefi olan gayri safi yurtiçi hasılanın %10 artması buna bağlı.
Vietnam uluslararası kutuplaşma ile ilk defa karşılaşmıyor. Fransa, ABD ve Kızıl Kmerlere karşı verilen savaşları anımsayalım. O zamanlar oyunun kuralları farklıydı. Diplomasi geri plandaydı. Hanoi “savaşarak konuşuyordu”. Masadaki güç, sahadaki güç kadardı.
Güç kullanımı etkili olmakla birlikte maliyetliydi. 1991 yılına gelindiğinde, Vietnam dünya üzerindeki en yoksul ülkeler arasındaydı. Kumanda ekonomisi ve katı bürokratik yapı, savaş esnasında halkı seferber etmek bakımından işe yarıyordu. Ama barış zamanında bir külfetti.
Vietnam “üç hayır” ilkesine dayanan tarafsız bir politika benimsedi. “Üç hayır” şu anlama geliyordu:
1. Hiçbir askeri ittifaka üye olmamak;
2. Bir başka ülkeye karşı hiçbir ülke ile birlikte hareket etmemek;
3. Vietnam topraklarında yabancı askeri üs kurulmasına izin vermemek.
Tarafsız dış politika bir yandan içerideki reformları destekliyor, bir yandan da Çin’e zeytin dalı uzatıyordu.
Hanoi, 2019 yılında dış politikasına dördüncü ilkeyi ekledi; dış ilişkilerde zora başvurmamak.
Vietnam militarizmden uzaklaştıkça ekonomisi düzeldi.
“Üç hayır” formülünün benimsendiği uluslararası koşulları hatırlamakta fayda var. ABD tekkutuplu düzenin hâkimiydi. Rusya içerideki sorunlarla uğraşıyordu. Çin zamana oynamaktaydı. Komşu Laos ve Kamboçya ise Vietnam’ın vesayeti altındaydı.
Ne var ki son 30 yıl içinde çok şey değişti. Bugün Vietnam’ın batı sınırı tehdit altında. Çünkü komşu Laos ve Kamboçya’da Çin’in etkisi giderek artıyor. Vietnam, Soğuk Savaş dönemindeki militarist politikalara geri dönemeyeceğinin farkında. Ayrıca, büyük güçler arasındaki rekabetin parçası olmak Vietnam’ın stratejik özerkliği için bir tehdit anlamına geliyor. Buna bir de nüfusun giderek azaldığı gerçeğini eklemek gerekiyor.
Hanoi uluslararası ilişkilerde “yumuşak güç” kullanmaya kararlı görünüyor.
Vietnam’ın dış politika felsefesi, 15. yüzyılda yaşamış Nguyen Trai’nin öğretilerine dayanıyor. Trai şiddete karşı merhameti öneriyordu. Modern diplomasi dilinde bu, anlaşmazlıkların çözümü için uluslararası hukuka başvurulması, son çare olarak silah kullanılması anlamına geliyor.
Hanoi’nin yumuşak gücü sert güç ile aynı seviyeye çıkarmasını şöyle okumak gerekiyor: İlkeler aynı kaldı, sadece taktikler değişti. Kutuplaşmış bir dünyada yaşıyoruz. Bu düzende yumuşak güç işe yarayabilir. “Çekirdek, daimi misyon” mottosunu yumuşak güç kullanma siyaseti bağlamında yorumlamak yanlış olmaz.







