Toplumcu duruşunun yanı sıra köklerindeki Çerkes kültüründen ve mitlerinden de beslenen; “Su Çürüdü”, “Son Ubıh”, “Hüznün İsyan Olur”, “Belki Yine Gelirim”, “Anısı Biz Olalım Bu Sokakların”, “Gülüşün Eklenir Kimliğime” ve “Gidersen Yıkılır Bu Kent” gibi hafızalara kazınan eserleriyle tanınan usta şair ve yazar Ahmet Telli, 10 Temmuz’da Ankara’da hayata veda etti.
79 yaşında yaşamını yitiren Telli, 12 Temmuz’da Karşıyaka Mezarlığı’nda defnedildi

Beyninde güneşleri
Koynunda yıldızları taşırdı
Halkı için düşünür
Halkı için yaşardı
Güneş gibi battı
Ardında milyonlarca yıldız
Ümit Özveri
Ahmet Telli’nin gidişi, sadece edebiyat dünyasının bir sesini yitirmesi değil; diasporanın sessizliğine ses, sürgünümüzün kadim kederine yoldaş olan bir vicdanın aramızdan ayrılışıdır.
Biz Çerkesler için o, sadece estetik dizeler kuran bir kalem değil; tarihsel trajedimizin üzerine örtülmeye çalışılan o tozlu örtüyü kaldırıp, “hicrandır ömrünün yarısı” diyerek kimliğimizin o bölünmüş, yaralı ve vakur coğrafyasını en derinden duyan bir yürekti.
Resmi tarihin bizden esirgediği o hakikat arayışında, kelimeleriyle kurduğu barikatlar, asimilasyonun amansız dişlilerine karşı en asil direnişimiz oldu.
“Atlar da yılkıdadır çünkü yürek de” derken, sistemin dışına itilmenin, unutulmanın ve coğrafyasız bırakılmanın o ağır sızısını öyle bir işlemişti ki, sanki Kafkasya’nın hırçın nehirlerinden süzülüp gelen bir hatırayı, diasporanın sessizliğinde yeniden diriltmişti.
O, Çerkes kimliğini folklorik bir dekor olarak değil, bir varoluş kavgası, bir onur meselesi olarak gördü ve muktedirlerin derin sessizliğine karşı, şairin o “tetik boşluğunda” duran duruşuyla meydan okudu. Şimdi onun ölümü, hafızamızda bir boşluk açsa da, dizelerinde nakşettiği o “gümüşün beyazı” ile “kederin gölgesi” arasındaki ince denge, bizim bugünkü mücadelemizin pusulası olarak kalacaktır.
Bir halkın köklerine sadık, boyun eğmeyen iradesini “yürek” vurgusuyla kutsayan bu büyük kalemin sessizliği, aslında unutturma politikalarına karşı geride bıraktığı en somut, en kalıcı haykırıştır. Güle güle, sürgünün ve haysiyetin şairi; senin mısraların, bizim “yılkıda” bırakılmamış yüreklerimizde, diasporanın rüzgârıyla yankılanmaya devam edecek.
Janberk Apiş

“Gülüşü bizimle, ismi Ahmet Telli dizelerinde..” demiştim annem için, bir doğum günüydü. Uzun sohbetler, bol kahkahalı, şiir dolu yemekler…
‘Gülüşün kalır bende’yi uygun görüp okumuştu benim için bir akşam.
Hep taşıyacağız onu yakından tanımış olmanın, adımıza şiir yazmış olmasının gururunu…
Sinem Kılıç
Her cümlen köklü bir ağaç,
Bozkır kokan bu topraklarda,
Bazen masmavi bir gökyüzü,
Özgürlüğün kollarında,
Sevdalar aşka tutsak mısralarında,
Sığınır emeğin yazgısına,
Katmer katmer hecelerin,
Dünya ters döner düşlerimizde,
Evren tutsak sonsuz kelimelerimizde,
Yağmur gözyaşlarımız oldu şimdi,
Sen gittin, kelimeler savruluyor,
Doru taylar gibi rüzgârlarda,
Ayın aydınlığı, yıldızların yoldaşlığı,
Yetecek elbette cümle dostlara,
Şimdi ıssızlığın ortasındayız,
Uğurlar ola, uğurlar ola,
Gönlümüzde taht kuran,
Sen dost, ulu yoldaşa…
Jiy Zafer Süren







