Berlin’deki seçimlerde Elif Eralp, Die Linke’yi (Sol Parti) zafere taşıdı. Ancak seçim zaferi, Eralp’in otomatik olarak Berlin’in başına geçeceği anlamına gelmiyor. Berlin hem bir şehir hem de eyalet olduğu için kentin belediye başkanı, aynı zamanda eyaletin başbakanı konumunda. Bu göreve gelebilmesi için Eralp’in öncelikle diğer partilerle koalisyon kurması gerekiyor.
Alevi anne ve Çerkes babanın kızı olan Eralp’i belediye başkanı olarak aday gösteren Sol Parti yüzde 24,5 ile birinci sırada. Sol Parti’nin en yakın rakibi Hıristiyan Birlik Partisi (CDU) ise yüzde 20 ile ikinci sırada. Berlin’de üçüncü sırada ise yüzde 16 ile aşırı sağcı olarak sınıflandırılan Almanya için Alternatif (AfD) partisi bulunuyor.
20 Eylül’de gerçekleştirilen seçimlerde oyları için seçmenlere teşekkür eden Eralp şu ifadeleri kullandı: “Bugünden itibaren Berlin’i birlikte değiştireceğiz ve daha iyi bir yer haline getireceğiz. Şehrimizde sevgi ve adalet, nefrete karşı galip geldi. Bunu bugün hep birlikte gösterdik ve bu mesaj tüm dünyaya yayılıyor.”
Eralp’in seçim kampanyasının merkezinde Berlin’in yıllardır büyüyen konut sorunu vardı.
Kiraların sınırlandırılması, daha fazla sosyal konut yapılması ve büyük konut şirketlerinin elindeki konutların kamu mülkiyetine geçirilmesi, kampanyasının başlıca başlıkları arasında yer aldı.
Eralp, özellikle büyük özel konut şirketlerinin kamulaştırılmasını savunuyor. Reuters’a göre Sol Parti’nin önerisi yaklaşık 220 bin konutun kamu kontrolüne geçirilmesini öngörüyor. Bu fikir, 2021’de Berlin’de yapılan ve seçmenlerin yüzde 58’inin büyük konut şirketlerinin kamulaştırılmasını desteklediği referandumun da devamı niteliğinde.
Eralp kendi seçim kampanyasını da “insanların evlerinin kirasını karşılayabildiği” bir Berlin hedefi üzerine kurdu. Kendi internet sitesinde belediye başkanlığı adaylığını doğrudan konut sorunuyla ilişkilendiriyor.
Eralp ayrıca Almanya’da uzun süredir yaşayan göçmenlerin siyasi karar alma süreçlerine daha fazla katılmasını savunuyor.
“Berlin düştü”
Almanya medyasında, Eralp’in seçimleri kazanmasında şehirdeki Müslüman nüfusun etkili olduğu belirtildi.
İsrail’e karşı tutumuyla bilinen Eralp’in seçimi kazanması özellikle İsrail yanlısı çevrelerde rahatsızlığa neden oldu.
Tepkilere yanıt veren Eralp, İsrail hükümetine yönelik eleştiri ile Yahudi karşıtlığının birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı, Yahudi karşıtı olduğu yönündeki suçlamaları reddederek Berlin’deki Yahudilerin yanında olduğunu ve korunmaları için kararlılıkla mücadele edeceğini söyledi.
Eralp, Berlin’de aşırı sağcı güçlerin yükselişte olduğunu belirterek demokratik partilerin toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren bir siyasete dönmesi gerektiğini kaydetti. Eralp’in seçim zaferi Alman polisler arasında kaygıyla karşılandı.
Polislerin kendi aralarındaki yazışma gruplarındaki mesajları, Alman medyasında yayımlandı.
Yayımlanan mesajlarda, polislerin, Eralp’in seçim zaferini “Berlin düştü” diye yorumladıkları görülüyor.







