“34. Avrupa’ya Açılan Pencere Film Festivali”nin büyük ödülü Anton Nefedov’un “Evimizin Arkasında Bir Bahçe Var” filmine verildi.
4-9 Ağustos tarihlerinde Vıborg’da düzenlenen festivalde birinci seçilen film, Grozni’de beş katlı bir apartmanda yaşayanların hayatlarını konu alıyor.
Filmin senaryosu, Anton Nefedov ve Alexander Rodionov’a ait. Konusu, Grozni’de doğan ve savaşın arifesinde ailesiyle birlikte şehri terk eden Nefedov’un çocukluk anılarına ve akrabalarının anlattığı hikâyelere dayanıyor. “Evimizin Arkasında Bir Bahçe Var”, sıradan bir şehrin, sanki yavaş çekimdeymiş gibi, savaşın uçurumuna düşüşünü bir çocuğun gözünden anlatıyor.
Grozni, 1993… Birinci Çeçen Savaşı’ndan önceki son barış dolu yıl. Beş katlı bir apartman. Çocuklar arkadaki bahçeye minik bir kulübe inşa etmiş. Her şey olağan. Komşular bahçede toplanıyor, yetişkinler işlerine gidiyor, çocuklar hayaller kuruyor. Ancak 1994 yılının sonlarına doğru bir şeyler yavaş yavaş değişiyor. Komşular birer birer şehri terk ediyor, sığınaklarda silah sandıkları beliriyor. Pazarda kuruyemişlerin yanında silahlar satılmaya başlıyor.
Ergenliğe yaklaşan Mitya’nın genç annesi Lena, her seferinde farklı bir arabayla gelen Çeçen işinsanı Ali’yi karşılamak için süslenip püsleniyor. Ali, her şeyin yakında değişeceğini ve mutlu olacaklarını vaat ediyor. Herkes yan yana, birlikte: Ruslar, Çeçenler ve diğerleri… Mitya’nın kız arkadaşı Kristina, öfkeli Çeçen talibi Aslan’la dalga geçiyor. Ve Aslan, Kristina için çılgın ve acımasız işler yapıyor. Hepsi aynı mahallenin çocukları. Ve hepsi 90’ların çocukları…
Mitya ve arkadaşlarının deneyimleri, ilk aşkları, imha edilmiş çocuklukları ve yaklaşan savaş… Buz gibi kışta savaş başladığında, erkeklerin donmuş gömleklerini çamaşır iplerinden toplayacak hiç kimse ve hiçbir sebep kalmayacaktır. Mitya, Lena’ya şöyle der: “Anne, bu savaş benim yüzümden çıktı…”










