Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Hayriye Melek Hunç’u saygıyla anıyoruz…

Bugün, 1864’te Rusların Kafkasya’yı işgali ile büyük bir travma yaşayarak vatanlarından tehcire uğramış ve Osmanlı topraklarına göçe mecbur edilmiş, yaralı Çerkes halkına yazıları ve entelektüel kişiliği ile şifa vermeye çalışan kadın yazar, eğitimci, yönetici Hayriye Melek Hunç’un ölüm yıldönümü.

Zamanının çok ötesinde fikirleriyle kadın haklarını savunan, o dönem hâlâ yaşayan köleci anlayışa karşı çıkarak Osmanlı’da köleciliğin 1911’de kaldırılmasına öncülük eden kişilerin başında geliyordu. Bu mücadeleleri yaptığında henüz 20’li yaşlardaydı.

Çerkes mültecilerin sorunlarını çözmeye çalışmak amacıyla 1908’de kurulan Çerkes İttihat ve Teavün Cemiyeti’nde aktif olarak rol aldı, kurucuları arasındaydı. Bu cemiyetin çıkardığı Guaze gazetesinde toplumsal sorunları ele alan, yol gösteren çok sayıda makale yayımladı. Romanlarında yine yaşadığı çağa ve kadın haklarına yönelik anlatılar yer aldı.

1919’da Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti Başkanlığı’nı ve bu cemiyetin çıkardığı Diyane (Anamız) dergisinin başyazarlığını yaptı. Cemiyetin kurduğu Çerkes Numune Mektebi’nin hocaları arasındaydı. 1923 yılında Cemiyet’in kapatılması, okulun öğrencilerinin okuldan ayrılmak zorunda kalması üzerine büyük bir hayal kırıklığı ve suskunluk dönemi yaşadı.

İki evlilik yaptı. Bir dönem son eşi Aytek Namitok’la birlikte Mısır ve Fransa’da yaşadı. Sonra yazın ve cemiyet çalışmalarından çekildi. 1963’te sessizce aramızdan ayrıldı. Ruhu şad olsun.


Hayriye Melek Hunç, Kafkasya sürgününde Ubıh kolunun yerleştiği Manyas ilinin Hacıosman Köyü’nde doğdu. Hayriye Melek Hunç’un babası Kasbolat Bey, 1877-1878 Rus-Osmanlı Savaşı’nda Manyas çevresinden gönüllü bir Çerkes süvari birliğini harekete geçirerek Osmanlı’yı destekledi. İstanbul’da Fransız Notre Dame de Sion okulunda okudu. 17 Kasım 1908’de kurulan Çerkes İttihat ve Teavün Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer aldı. Türkçe, Fransızca, Adigece, Abazaca ve Ubıhçayı biliyordu. 1919’da Yusuf İzzet’le, onun ölümünden sonra 1931’de Prof. Aytek Namitok’la evlendi. 24 Ekim 1963’te İstanbul’da öldü. Kendisinin ve eşi Aytek Namitok’un kabri Karacaahmet Mezarlığı’ndadır.

Ahmet Özel

Yazarın Diğer Yazıları

Kahvaltı ve öykü yarışması ödül töreni

Şamil Eğitim ve Kültür Vakfı geçen aylarda ”Bir Sürgün Hikâyesi” başlıklı öykü yarışması düzenlemiş, birinciliği ”Yüz Sayfalık Defter” adlı öyküsüyle Arda Berrun Karaca kazanmıştı....

Çok eski bir özlem (*)

Utıj Boris (lутlыж Борис) İçinden çıktığı halkın geleceğini düşünen her Adige, kuşkusuz, kendi kendine sık sık şu soruyu sorar: “Tanrım, dünyanın dört bir yanına dağılmış,...

İstanbul Çerkes Buluşması Gazhane’de

İstanbul Çerkes Buluşması İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür’ün ev sahipliğinde 24-25 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek. Kafkas kültürünü odağına alan etkinlik, iki gün boyunca Müze Gazhane’de...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img