Birleşik Krallık’a bağlı İskoçya, Kuzey İrlanda ve Galler’in bölgesel başbakanları, 14 Eylül’de bağımsızlık gündemiyle Galler’in başkenti Cardiff’te bir araya geldi. İskoçya Ulusal Partisi (SNP) lideri John Swinney, Sinn Féin Partisi lideri Michelle O’Neill ve Plaid Cymru Partisi lideri Rhun ap Iorwerth, Birleşik Krallık’tan ayrılmayı öngören mutabakat zaptını imzaladı.
Liderlerin imzaladığı ortak metinde, “Uluslarımızın her biri, demokratik yollarla ve halklarının iradesi doğrultusunda kendi geleceğini belirleme hakkına sahiptir” dendi.
Ortak metinde şu ifadelere yer verildi:
“Temsil ettiğimiz ulusların ve toplulukların daha büyük hedefleri, daha fazla ekonomik fırsatı ve kendi geleceklerini belirleme konusunda daha güçlü bir söz hakkını hak ettiğine inanıyoruz.
Bu adalar genelinde ve dünyanın dört bir yanında olup bitenleri izleyen insanlar için, Westminster’ın döneminin sona ermekte olduğundan daha açık bir işaret olamaz.
Daha iyi bir yol olduğuna inanıyoruz: Ulusların eşitler olarak birlikte çalışması, fikir ve uzmanlık paylaşması ve karşılıklı saygı ile ortak çıkarlara dayalı ilişkiler kurması…”
“Uluslarımızın geleceğinin Avrupa Birliği’nde olduğuna inanıyoruz”
Bağımsızlık hareketine desteğin arttığı belirtilen metinde, partiler arasındaki işbirliğinin güçlendirileceği ve birlikte çalışmanın fark yaratabileceği alanların belirleneceği ifade edildi.
Ortak çalışmanın başlıkları arasında daha güçlü ve daha adil bir ekonomi, enerji kaynaklarının genişletilmesi, Avrupa ve uluslararası işbirliği ile ulusların kendi kaderini tayin etme hakkı yer aldı.
Ekonomi başlığında Whitehall’ın “başarısız ekonomik modelinin” reddedildiği belirtilirken, sosyal adaleti sağlayan ve uluslar arasındaki eşitsizliği azaltan ekonomiler inşa edilmesi gerektiği savunuldu.
Avrupa Birliği ile ilişkilerin yeniden kurulması ve güçlendirilmesi çağrısı yapılan metinde, Brexit’in ekonomilere zarar verdiği ve halkların fırsatlarını sınırladığı savunuldu.
Metinde, “Uluslarımızın geleceğinin Avrupa Birliği’nde olduğuna inanıyoruz” denerek ticaret, yatırım, kültür ve işbirliği alanlarında Avrupa ile daha fazla fırsat yaratılması için birlikte çalışma iradesi ortaya kondu.
Bağımsızlık ve kendi kaderini tayin hakkına ilişkin bölümde ise şu ifadeler kullanıldı: “Hiçbir Westminster hükümetinin demokrasiyi engelleme veya halklarımızın kendi geleceklerine karar verme ilkesini zayıflatma hakkı yoktur.”
Partilerin anayasal konularda farklı görüşlere sahip olduğu ve her ulusun kendi geleceğini kendi yöntemiyle ve kendi zamanlaması doğrultusunda belirleyeceği kabul edilirken, İskoçya, Galler ve İrlanda arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesinin ortak hedef olduğu belirtildi.
Britanya Hükümeti’ne de “her bir ülke ve bölgedeki anayasal değişime hazırlanması, planlama yapması ve bu değişimi kolaylaştırması” çağrısı yapılan ortak metin, “Gelecek; uluslarımızın kendine güvenle işbirliği yapabildiği, kendi adlarına konuşabildiği ve birbirleriyle ve dünyanın geri kalanıyla eşitlik, saygı ve karşılıklı fayda temelinde ilişkiler kurabildiği bir gelecek olmalıdır” ifadeleriyle sona erdi.







