Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Sosyalistçe “Buradayım” demek

Bund, sosyalist Yahudi örgütüydü. 1897’de, yani Dünya Siyonist Örgütü ile aynı yıl kuruldu.

Bundistler, Siyonizme güçlü (ve ilkeli) biçimde itiraz ediyorlardı. Varşova getto ayaklanmasının Bundist önderlerinden Marek Edelman’a göre “ne Mesih’in gelmesini bekliyorlardı ne de Filistin’e göç edeceklerdi”. Bund; Polonya’nın adaletin ve sosyalizmin hüküm sürdüğü, ulusal azınlıkların eşit haklara sahip oldukları bir ülke olmasını istiyordu. Bund’a göre, Filistin’e göç mücadeleden kaçışla eşanlamlıydı. Böyle bir “eylem”, sadece ve sadece Avrupa’yı Yahudilerden temizlemek isteyen anti-Semitlerin amaçlarına hizmet ederdi.

Anti-Siyonist ve anti-kapitalist Bund felsefesinin temelinde üç ilke vardı:

1. Sosyalizm;

2. Doi’kayt;

3. Yidiş formunda seküler Yahudi kültürü.

Doi’kayt kavramını biraz açmak istiyorum. Doi’kayt, Yidiş dilinde bir sözcüktü. “Burada-lık” (İngilizce karşılığı “here-ness”) anlamına geliyordu. Diasporacılık olarak kavramsallaştırabileceğimiz bir yaklaşıma denk düşüyordu. Buna göre Yahudiler yaşadıkları her ülkede köklerine sahip çıkmak, kültür ve kimliklerini yaşatmak zorundalardı. Pratikte bu Yahudilik, Aşkenazlık ve Yidişlik demekti.

Doi’kayt sözcüğünün açılımı, “olduğun yerde kal” ve “tüm gücünle mücadele et” idi. Bu sözcüğün, felsefi derinliği olan “tikkun olam” (“dünyayı onar”) tümcesi ile bağına işaret etmek gerekiyor. Bu yönleriyle doi’kayt, Marksist felsefenin çok da uzağına düşmüyordu.

Bund örgütüne göre, anti-Semitizmin tırmanışıyla Siyonizm arasında bir sebep-sonuç ilişkisi vardı. Bund’un Polonya’daki önemli isimlerinden Henryk Ehrlich 1936 yılında Siyonistleri eleştirirken tam olarak bunu söylemişti. Ehrlich’in iki şapkası daha vardı: Eski Petrograd Şûrası azalığı ve İkinci Enternasyonal Yürütme Komitesi üyeliği.

Ehrlich, tikkun olam ile sosyalizm arasındaki yakın ilişkiyi vurgulayacak şekilde şunları da söyledi: Yahudi işçilerin Yahudi sermayesi ve din adamlarıyla hiçbir ortak yanı olamazdı. Ulus farklı gözetmeden kapitalistlere karşı sınıf savaşımı verilmeliydi. Tüm emekçiler ve ezilenlerle birlikte uluslararası dayanışma zorunluydu.

Aynı Ehrlich, İkinci Dünya Savaşı sürerken, “Sovyetler Birliği’nin düşmanı” olduğu gerekçesiyle tutuklanarak hapsedildi. Eleanor Roosevelt ve Albert Einstein serbest bırakılması için girişimde bulundular.

Ehrlich hapiste hayatını kaybetti.

Bund, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından New York kentinde Uluslararası Yahudi Emek Birliği adıyla yeniden örgütlendi. Uluslararası Bund, 1947 yılında Filistin’in taksim edilme kararına karşı çıktı. Örgüt 1948 yılında Siyonist devletin bağımsızlık ilanını kınadı.

“Tikkun olam” el üstünde tutulan bir kavram; hem dindar hem seküler Yahudiler için bir kılavuz olabileceği düşünülüyor. Yahudilerin bu platform üzerinde bir araya gelmeleri ve Siyonist İsrail’in politikalarına muhalefet etmeleri bekleniyor. Doi’kayt kavramının diasporacılığı anlamlandırmada ve anti-Semitizm ile savaşımda kritik rolüne işaret ediliyor.

Ve şu sonuca varılıyor: Sosyalizm mücadelesi, Filistin mücadelesi, anti-Semitizme karşı verilen mücadele birbirinden ayrılamaz.

Bund üyelerinin mitingi (Rusya, 1917)

Yazarın Diğer Yazıları

Analiz: Patria Grande

Bu yazımda Latin Amerika’nın birlik ülküsünü anlatmak istiyorum. Geçmişte akim kalmış, ama umut olarak yarınlara taşınmış bir idedir “patria grande” (geniş vatan). Bazı yönleriyle...

Analiz: AfD mutabakat sistemini tehdit ediyor

Eylül ayı içinde yapılan Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinden, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) birinci parti olarak çıkmayı başardı. AfD, beş yıl önceki seçimlere göre...

Analiz: 100. yıldönümü yaklaşırken

Askerileşme, kemer sıkma politikası ve emperyalist saldırganlık dünya çapında tırmanıyor. Filistin’den Latin Amerika’ya, Afrika’dan Asya’ya halklar ve hareketler işgal, sömürü ve kolonyal baskı ile...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img