Bu yazımda Latin Amerika’nın birlik ülküsünü anlatmak istiyorum. Geçmişte akim kalmış, ama umut olarak yarınlara taşınmış bir idedir “patria grande” (geniş vatan). Bazı yönleriyle “Hazar’dan Karadeniz’e” belgisini anımsatıyor.
“Patria grande”, kuzeyde Rio Grande Irmağı’ndan güneyde Patagonya’ya uzanan topraklar üzerinde siyasi ve iktisadi bakımdan bütünleşik bir kıta öngörüyordu.
Dün
Üç asırlık Avrupa hegemonyası, Latin Amerika’da ırksal bir hiyerarşi yarattı. Piramidin tepesinde Avrupa doğumlu seçkinler (peninsulares) vardı. Onların hemen altında Amerikalarda doğmuş Avrupalılar (criellos) tabakası bulunuyordu. Piramit aşağıya doğru, sırasıyla mestizo (Avrupalı-Yerli melezler), mulatto (Yerli-Afrikalı melezler), yerli halklar ve Afrikalı köleler kategorileri şeklinde devam ediyordu.
Bağımsızlık hareketine criellos tabakası önderlik etti. Ama kast sistemini bozmaya niyetleri yoktu. Irk ayrımının bu denli kurumsallaştığı bir yerde tek halk haline gelmek neredeyse imkânsızdı. Uzun vadede bu hakikat kendini daha net gösterecekti.
Pan-Amerikan ülkünün fikir babası Simon Bolivar 1783 yılında Caracas’ta dünyaya geldi. Varlıklı bir criellos aileye mensuptu. Tahsil için gittiği Avrupa’da “Aydınlanma” düşüncesinden etkilendi. Bağımsızlığa ve yeni bir düzen kurmanın gerekliliğine inanmış olarak doğduğu topraklara geri döndü.
1810-1825 yılları arasında kazandığı askeri başarılardan dolayı kendisine Kurtarıcı (El Libertador) denmeye başladı. Bolivar, konfederatif bir yapı tahayyül ediyordu. Avrupa ve Amerikan hegemonyasına karşı koymanın başka çaresi yoktu.
Bolivar bu hedef doğrultusunda ilk adımı 1819 yılında attı; Gran Colombia devletini kurdu. Gran Colombia bugünkü Kolombiya, Venezuela, Ekvador ve Panama’dan oluşuyordu. Gran Colombia çekirdek bir devlet olarak tasarlanmıştı. Bu nüve genişleyecek, kıta çapında bir konfederasyona dönüşecekti.
Simon Bolivar’ın konfederatif Latin Amerika ülküsünün tepe noktası, Panama Kongresi (1826) idi. Toplantı, Amfiktiyonik (*) Kongre (Amphictyonic Congress) olarak da anılır. Kongre; birlik parlamentosu kurmayı, ortak savunmayı ve ekonomik işbirliğini amaçlıyordu.
Ne var ki Bolivar’ın düşü gerçekleşmedi. Yerel oligarklar; coğrafyanın genişliği, yerelci duygular, ABD’nin müdahaleleri gibi olumsuz etkenlerden ötürü 1830 yılında Gran Colombia parçalandı. Bolivar aynı yıl hayata veda etti. Bağımsızlık kazanılmış ama birleşme ülküsü gerçekleşmemişti.
Bugün ve yarın
Geçmişte birlik çabalarının başarıya ulaşmamasına rağmen, Gran Colombia ülküsünün nabzı hâlâ atıyor. Farklı önceliklere sahip olsalar bile, 20. ve 21. yüzyılda bir dizi bölgesel blok kuruldu. En önemli örgütler şunlardır:
Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu (CELAC – The Community of Latin American and Caribbean States, 2011)… Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR, 1991)… And Milletler Topluluğu (The Andean Community, 1969)… Latin Amerika İçin Bolivarcı İttifak (ALBA – Bolivarian Alliance for the Peoples of Our America, 2004)… Güney Amerika Uluslar Birliği (UNASUR – The Union of South American Nations, 2008/2011).
Latin Amerika kıtasında Avrupa Birliği benzeri bir entegrasyon projesinin hayata geçmesi pek mümkün görünmüyor. Buna izin vermeyen bir dizi olumsuz dinamik mevcut. Her şeye rağmen, Patria Grande idesi canlı; felsefi ve siyasi bir çerçeve olarak kıta diplomasisini şekillendirmeye devam ediyor.
(*) Amfiktiyonik kelimesi Antik Yunan kökenlidir. Komşu kent devletlerinin ortak bir alanı korumak veya yönetmek için kurdukları siyasi birlikler anlamına gelir.







