
Türkçe konuşmayanların cezalandırılmasına dair bahsi geçen kanun teklifi Manisa’dan III, IV ve V. dönemlerde milletvekili seçilen, 19 Şubat 1938’de vefat eden Mehmet Sabri Toprak’a ait.
Türkiye’nin ilk genel nüfus sayımı 1927’de yapıldı. Verilere göre 22 anadili konuşuluyordu (Türkiye’de yapılan araştırmalar sonucu, 34 anadilinin konuşulduğu tespit edilmiştir).
1925; Şark Islahat Planı kapsamında kabul edilen bir programın 13. maddesi: “Aslen Türk olup Kürtlüğe mağlup olmaya başlayan kaza ve vilayet merkezlerinde resmi dairelerde, okullarda, çarşı ve pazarlarda Türkçe dışında dil kullanmak yasaklanmış; kullananların hükümete muhalefet ve mukavemetten cezalandırılacakları” …
Artvin ilinde büyük kısmı Gürcüce olan yerleşim adları İl Genel Meclisi kararıyla 1925 yılında tümüyle değiştirildi.
9 Haziran 1932 tarihli bir kararname ile Suriye’de hazırlanmış ‘Latince Çerkes alfabesinin memleketimize sokulması’ yasaklandı.
21 Mayıs 1936; Gönen Belediyesi çarşıda, pazarda, kahvehanelerde Çerkesçe, Gürcüce, Arnavutça, Pomakça gibi ‘yabancı dillerle’ konuşmanın yasaklandığını, konuşanların cezalandırılacaklarını tellal aracılığıyla duyurdu (Cumhuriyet gazetesi).
Fırat Üniversitesi Beşeri ve İktisadi Coğrafya Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Harun Tunçel’in araştırması yaşanan trajediyi gözler önüne seriyor; 1940-2000 yılları arasında 12 bin 211 köyün, yani tüm ülkedeki köylerin yüzde 35’inin ismi değiştirildi.
Ad değiştirme işlemleri İçişleri Bakanlığı’nın 1940 yılı sonlarında hazırladığı 8589 sayılı genelgeyle resmileşti ve ‘yabancı dil ve köklerden gelen ve kullanılmasında büyük karışıklığa yol açan yerleşme yerleri ile tabii yer adlarının Türkçe adlarla değiştirilmesi’ başlatıldı.
1949 yılında 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’yla isim değiştirme işlemleri yasal bir dayanağa kavuştu. 1957’de ‘Ad Değiştirme İhtisas Kurulu’ kuruldu. Bu kurulun çalışmaları, çeşitli kesintiler olmakla birlikte 1978 yılında ‘tarihi değeri olan yer adlarının da’ değiştirildiği gerekçesiyle işlemlere son verilinceye kadar sürdü.
UNESCO tarafından yayımlanan atlasa göre dünyada 2 bin 473 dil kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya. Türkiye’de de 18 dil için bu tehlike geçerli. Abhazca, Adigece, Kabardeyce-Çerkesçe ve Zazaca ”kırılgan” diller kapsamında sıralanıyor. Kapadokya Yunancası, Ubıhça ve Mlahso Türkiye’nin kaybolmuş dilleri arasında yer alıyor.







