Yıllar önce savaş nedeniyle Suriye’den ayrılarak anavatanına yerleşen Halid Keref’in 30 yaşındaki oğlu Nurdin Keref, yaklaşık altı ay önce Moskova’da kayboldu.
Yaklaşık altı ay boyunca ailesiyle iletişim kurmayan Nurdin’in Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nde yaşayan babası, çeşitli devlet kurumlarına başvurarak aramaya başladıktan sonra beklenmedik bir tehdit aldı. Adigece konuşan kişi telefonla arayarak Nurdin’in Ukrayna’daki “özel askeri operasyon”a gönderileceğini söyledi.
5 Ağustos akşamı, Çerkes aktivistler; Halid, eşi ve kızının FSB’ye çağrıldığını bildirdi. Aile üyelerine Nurdin Keref’in öldüğü söylendi.
Anavatan ve diasporadan sivil toplum kuruluşları, Nurdin Keref davası ile ilgili olarak Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Başkanı Kazbek Kokov’a bir çağrı metni iletti.
Çağrının imzacısı olan kurumlar, Nurdin Keref’in ölümüne ilişkin tüm bilgilerin aydınlatılmasını, cenazesinin ailesine teslim edilmesini ve bağımsız bir adli tıp incelemesinin gerçekleştirilmesini talep etti. Bunun yanı sıra Nurdin Keref’in olası yasadışı alıkonulması, işkenceye maruz kalması ve zorla silah altına alınması iddialarının soruşturulması, ayrıca ailesine yönelik baskı ve tehditlerin derhal sonlandırılması çağrısı yapıldı.
11 Ağustos’ta bir açıklamaya yayımlayan Uluslararası Çerkes Komitesi ise Nurdin Keref’in Ukrayna’ya karşı savaşmayı reddettikten sonra bir seferberlik kampına gönderildiğini iddia eden kaynaklara atıfta bulundu. Bu kaynaklara göre, Nurdin o kampta işkenceye maruz kaldı ve aldığı yaralar nedeniyle öldü.
Komite ayrıca Keref’in ailesinin, gencin cesedinin teslimi taleplerinin reddedildiğine dair açıklamasını aktardı.







