Çeçenya işgalinin 13. yıldönümü………

0
11

K’oman Siy: Halkın Onuru
Dünya bana kapısını açtı, sonuna kadar
Çok şehir kasaba ve köyleri görüyorum,
Ama yüreğimi, şiirlerimi, size, halkım
Sevinçle, gururla veriyorum.
Raisa Ahmatova (Çeçenya, 1928-1992)
Ülkem, yanmış kentler, yıkılmış evler. Taş, kum, tahta, kan, et ve kemik. Kimsesizliğin ıssızlığında şimdi la mekan, şimdi persona non grata, halkım benim. Ülkem, simsiyah kavrulan toprağım, yüreğim benim.
Kim tutacak sizin ellerinizi, kim kaldıracak diz üstü çöktüğünüz yerden. Kaçırma bakışlarını yiğit halkım. Senin suçun, senin ayıbın değil. Sen değilsin ölüme aşık, ölüme teşne. Sen koşmadın kahrın, cefanın peşi sıra. Eğmediğin başında, umarsız sıktığın dudaklarında, mağlubiyetin izi yok.
Ülkem, yüzü gülmeyen anam benim. Kurumuş, çatlamış dudakların bengi suyu.
Öfkem, kamam, ateşim.
Bilinmez ne zaman kurulacak hükmün sehpaları. Ne zaman gelecek öpülesi gözlere sıcak bir bakış. Bilinmez duyulur mu bir gün sedanız. Ülkem benim, dinmeyen sızım.
Konuşuyor, konuşuyorlar. Büyük insanlık ideallerinden, insan hakları evrensel beyannamesinden, kitabın orta yerinden. Toplanıyor, ayrılıyorlar. AP’ye Fransız Haber Ajansı’na beyanat veriyorlar. Lord Judd dedi ki, Kvaşnin diyor ki, Moltensky demişti ki. Su değil, petrol değil, kan akıyor kan. Yaralı vicdan. Kırık insaf. Sahte adalet.
Bir halkın onuru nedir? Nedir bir halkın yaşatmaya çalıştığı düşleri?
Nasıl yaşar insan, hiçbir şeye inanmaz, inanamazken artık?
Bütün düşlerinizin kuyularına zehir atıldıysa nedir susuzluk?
Halkım benim sıkılmış yumruğum. Vazgeçmeyen, yılmayan, unutmayan tatar dikenim.
Nasıl taşır bir insan bir ömür içinde hasreti. Nasıl ama nasıl saklarsın bir avuç toprağı elli uzun yıl. Haybah’da, Dadiyurt’ta, Samaşki’de yarım hayatların silik suretlerini kim gördü. "De ja vu" kime, niye dendi.
Ülkem, nisyanla malul hafıza-ı beşerin taa göbeğine saplanası mızrak. Tayını yitiren al donlu kısrak. Anadan öksüz, babadan yetim, her şeyden azade her şeye ırak.
Yanağında gamze gamze hınzır bir gülümseme, özlemin bir yamçı hep seni ısıtan, elinde bir muşta gibi taşıdığın sevdan. Aldırma sen, yürü bildiğin gibi.
Ülkem benim, sevgilimin gözleri gibi derin, sevgilimin gözleri gibi benim.
Atilla Doğan
2007

Sayı : 2008 02

Yayınlanma Tarihi: 2008-02-01 00:00:00