AKP’nin Kapatılması İsteniyor

0
6

Yargıtay Başsavcısı Yalçınkaya, “Laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği” iddiasıyla AKP’nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde dava açtı. Başsavcı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de aralarında olduğu 71 kişinin siyasetten yasaklanmasını istedi. Anayasa Mahkemesi, Parti’nin kapatılması istemini içeren iddianamenin Abdullah Gül dışında kalan bölümünün kabulüne oybirliğiyle, Abdullah Gül yönünden de kabulüne oy çokluğuyla karar verdi. 
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Ali Feyyaz Paksüt, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sunduğu AKP’nin kapatılması istemini içeren iddianamenin kabulüne karar verildiğini bildirdi.
Paksüt, Yüksek Mahkeme’nin saat 10.00’da başlayan ve yaklaşık 4 saat süren toplantısının ardından yaptığı açıklamada, "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkememize bir iddianame sunmuştu. Karar, iddianamenin Abdullah Gül dışında kalan bölümünün kabulüne oybirliğiyle, Abdullah Gül yönünden de kabulüne Haşim Kılıç, Sacit Adalı, Serdar Özgüldür ve Serruh Kaleli’nin karşı oyları ve oy çokluğuyla verildi" dedi. (Jineps)
 İDDİANAMEYE GİRENLER
İddianamede AKP’nin laiklik karşıtı fiillerin odağı haline geldiği iddiası ile kapatılan Refah ve Fazilet partileri ile bağını koparmadığı, AKP’nin nihai hedefinin şeriat düzeni olduğu vurgulandı. 
İddianamede, “AKP’nin eğilimi Siyasal İslam’dır. Siyasal İslam’ın temel düsturu şeriattır. AKP, şeriatı amaç edindiği için kaynağını şeriattan alan takiyyeyi kullanıyor” denildi. 
İddianamade;
*Son olarak türbanın serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliği ile anayasanın laiklik ilkesinin ortadan kaldırılmak istendiği savunuluyor, 
*İstanbul Haseki ve Vakıf Gureba hastanelerinde türbanlı doktorların çalışması, bazı bölgelerde içkili yerler için ‘kırmızı sokak’ uygulaması, İstanbul’da bazı afişlerin sansürlenmesi yer alıyor. 
Kapatma talebine gösterilen deliller arasında en ilginç olanı ise Danıştay saldırısı. Başsavcı, Danıştay’ın “öğretmenin türbanla okula giremeyeceği” yönündeki kararı üzerine, Danıştay’a gerçekleştirilen kanlı saldırıyı da iddianameye koydu. 
Ayrıca, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bazı sözleri laiklik karşıtı eylemlerin odağı olarak gösterildi. Erdoğan’ın “Türban konusunda söz söyleme hakkı yargının değil ulemanındır” açıklamasına dikkat çekilerek, partinin şeriat amacı doğrultusunda dini hükümleri referans olarak gösterdiği savunuluyor. 
Başbakan Erdoğan’ın türbana yönelik İspanya’da yaptığı “Velev ki siyasi simge, suç mu?” şeklindeki demeci de dosyada yer aldı. 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bakan olduğu dönemde Nur cemaatinin liderlerinden Fethullah Gülen ve Milli Görüş’ü desteklediğinin altı çiziliyor. 
Siyaset yasağı istenenler arasında Eyüp, Beyoğlu ve Kocaeli dahil 11 belediye başkanı da bulunuyor. Bu belediyelerin çıkardığı bazı yayınlara da dikkat çekiliyor. İddianamede, devlet kadrolarının, parti yandaşı, Siyasal İslami düşünceye sahip kişilerle doldurulduğu savunuluyor. 
İddianamede, Başbakan Erdoğan’ın Danışmanı ve İstanbul Milletvekili Egemen Bağış’ın “Türban, kamusal alan ve üniversitelerin dışında Meclis’te de geçerli olmalıdır” sözleri ile Cüneyt Zapsu’nun “Türbanını çıkar demek, sokaktaki bir kadına donunu çıkar demekten farksızdır” açıklamasına da yer verildi. (Jineps)
SÜREÇ NASIL İŞLİYOR
Siyasi Partiler Yasası’nda yapılan değişiklikle parti kapatmak zorlaştırılmıştı. Parti kapatmak için, ancak cumhuriyet karşıtı eylemlerin odağı haline gelmesi gerekiyor. 
Başsavcı Yalçınkaya’nın, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na gönderdiği iddianamede, AKP’nin “laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği” savunuluyor. 
Anayasa Mahkemesi, iddianameyle ilgili ön incelemeyi yapacak, herhangi bir eksiklik tespit edilmez ve iddianamenin kabulüne karar verilirse ön savunmasını yapması için iddianame AKP’ye gönderilecek. AKP yasal olarak 1 ay içinde ön savunmasını verecek. 
Ek süre talebinde bulunulursa bunu da Anayasa Mahkemesi değerlendirecek. Ön savunmanın Anayasa Mahkemesine verilmesinin ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yalçınkaya, esas hakkındaki görüşünü bildirecek. 
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın esas hakkındaki görüşü AKP’ye gönderilecek. Daha sonra belirlenecek bir tarihte Yalçınkaya sözlü açıklama, AKP yetkilileri de sözlü savunma yapacaklar. 
Bütün bu sürecin ardından, davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken, gerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, gerekse davalı AKP ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek. 
Raporun, Anayasa Mahkemesi’nin 11 üyesine dağıtılmasının ardından, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç bir toplantı günü belirleyecek. Üyeler, belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacaklar. 
AKP hakkındaki kapatma davasını, 11 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi Heyeti karara bağlayacak. Asıl üyelerden herhangi birinin bulunmaması veya emekliye ayrılması halinde 4 yedek üyeden en kıdemlileri heyete katılacak. 
Anayasa’ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranacak. Buna göre, kapatma kararı için Anayasa Mahkemesinin 11 asıl üyesinin en az 7’sinin oyu gerekecek. (Jineps)

Sayı : 2008 04

Yayınlanma Tarihi: 2008-04-01 00:00:00