Çerkesya’nın yok edilişi üzerine bir belge(*)

0
14

Şubat ayı sonlarına doğru, Yaver General Kont Yevdokimov, sıradağların güney bölümünde barınmakta olan yağmacı toplulukları (1) yerlerinden çıkartıp Kuban ırmağı boylarında, kendileri için ayrılan yerlere yerleştirmek ya da Türkiye’ye gitmelerini sağlamak üzere kararlı bir operasyon başlattı.

St. Petersbourg GazetesiKafkasya Bülteni, 19 Mayıs 1864
Fransızca’dan Çeviri: HADPAŞE Muzaffer Tanrıkulu
"L’Invalide Russe" dergisinin 78 ve 90’ncı sayılarında, Tümgeneral Heymann’ın komutasındaki bir birliğin 19 Mart 1864’te Vıbıhları (Убых) bozguna uğrattığı ve bu topluluğa yıldırıcı bir darbe indirdiği bildirilmektedir. Okuyucularımıza, konuyla ilgili ayrıntıları da sunmak istiyoruz.
Abadzehler’in topraklarından sürülmeleri1864 yılı ilkbaharı başlangıcında, Kafkasya’nın batı bölgesinde, doğudaki Laba ırmağından batıya doğru, Karadeniz’e değin uzanan dağların kuzeyinde kalan yerlerin tamamı ile, kuzeyde Kuban ırmağı ağzından başlayıp güneyde, eski Velyaminov (Tuapse) kalesine değin yayılan dağların tamamı (ve Karadeniz kıyıları) birliklerimizin eline geçmiş, bu yerler bizimle savaşan topluluklardan (Adigeler’den) temizlenmiş durumdaydı. Pşiş (Пщыщ) ırmağının doğu kesimleri ile daha batıdaki Ubin ırmağının batısında kalan ve Karadeniz’e değin uzanan yerleri ele geçirmiş olan Kazaklar tarafından sıkıştırılan ve dağlık bir alanda çember içine alınmış olan Abadzehler boyun eğmişti. Abadzehler 1864 yılı Şubat ayı boyunca ailelerini ve eşyalarını alıp, bu yerleri tamamen boşaltmışlar ve Kuban ırmağı boyundaki düzlüklerde kendilerine gösterilen yerlere yerleşmek ya da Türkiye’ye göç etmek üzere ayrılmışlardır.

Kıyıboyu Şapsığya’nın Ruslarca denetim altına alınması

Şubat ayı sonlarına doğru, Yaver General Kont Yevdokimov, sıradağların güney bölümünde barınmakta olan yağmacı toplulukları (1) yerlerinden çıkartıp Kuban ırmağı boylarında, kendileri için ayrılan yerlere yerleştirmek ya da Türkiye’ye gitmelerini sağlamak üzere kararlı bir operasyon başlattı.

Operasyonun tamamlanması için, Tümgeneral Heymann komutasındaki Daho Birliği’nin sıradağları aşması ve (Karadeniz’e dökülen) Tuapse ırmağı vadisini ele geçirmesi gerekiyordu. Ardından Tümgeneral Kont Sumarakov’un da Djouba Birliği’nin bir bölümü ile daha kuzeyde bulunan (ve Karadeniz’e dökülen) Şapsuho ırmağı havzasını denetim altına alması, ardından aynı birliğin Tuapse ırmağı ağzına ulaşması ve orada Daho Birliği ile buluşması gerekiyordu. Djouba Birliği’nin geride kalan bölümü ise, o sıralarda Psekups (Псэкъупс) ırmağı havzasında sürdürülmekte olan operasyonlara katılmak ve Pşeha Birliği ile işbirliği yapmakla görevlendirilmişti.

Daho Birliği 21 Şubat 1864’te, Yaver General Kont Yevdokimov’un komutasında harekete geçti ve Kafkas Dağları üzerinde bulunan geçidi buldu ve geçti, 23 Şubat’da kıyıya, Tuapse ırmağı ağzına vardı. Üç gün süren bu yürüyüş boyunca bazı küçük çatışmalar yaşandı, ama sadece 2 ölü ve 3 yaralı verildi ve eski Velyaminov (Tuapse) kalesi ele geçirildi. Bu harekat, Tuapse ile daha güneydeki Psesuape (Псыш1у) ırmakları arasındaki yerlerde yaşayan Dağlı toplulukların (Şapsığlar’ın) kesin olarak boyun eğmelerini sağladı. Aynı sıralarda, kıyı dağlarının iç yakasında, Thamaha Karakolu yakınlarında, kabarmış Şebş ırmağı sularının çekilmesini bekleyip durmakta olan Djouba Birliği’nin bir bölümü de, yürüyüşe geçti ve sıradağları aşarak 4 Mart 1864’ten önce kıyıya, Şapsuho ırmağı ağzına ulaştı.

Şapsığya’nın da insansızlaştırılması ve dağ vadilerindeki Abadzeh kalıntılarının temizlenmeleri

Majeste İmparator’un (Rus Çarı’nın) maiyetinden Tümgeneral Grabbe’nin Pşeha Birliği de Tuapse ırmağı vadisini izleyerek 1 Mart 1864’te Psekups ırmağı üst (yukarı) bölümüne ulaştı ve buraları yerli halktan temizleyerek, 17 Mart 1864’te sıradağların iç (kuzey) tarafındaki Hodiji kalesini zaptetti.

Mart ayı başlarında başlatılan ve dağların kuzey eteklerinin yerli halktan (Adigeler’den) tamamen temizlenmesiyle sonuçlanan bu kapsamlı harekat sayesinde, Kuban ırmağı boyundaki müstahkem hatlarda (2) konuşlanmış olan askeri birliklerimiz buralardan çekilmiş ve oralarda sadece küçük müfrezeler bırakılmakla yetinilmişti.

Tuapse’den güneye doğru yapımı sürdürülen karakolların tamamlanmasıyla birlikte, Tümgeneral Heymann, 4 Mart’da Daho Birliği’nin başında olarak, güneydeki Psesuape ırmağına doğru yürüyüşe geçti ve 5 Mart’ta Lazarev (Lazarevsk) kalesini çarpışmasız aldı.

6 ile 16 Mart arasında, Daho Birliği dağların güneyinde, kıyıdaki Tuapse ve Psesuape ırmakları arasında bulunan bölgeti yerli halktan temizlemek için operasyonlar (3) yaptı. Bu operasyonlar sonucu Şapsığlar büyük kitleler halinde Türkiye’ye göç etmek üzere Tuapse ırmağı ağzında toplandılar.

Vıbıhlar’ın son direnişi, panik, Vıbıh, Ciget ve Ahçıpsılar’ın boyun eğmeleri

Bu arada alınan bir habere göre Vıbıh gençleri, Ahçıpsılar’dan da yardım isteyerek, Şahe (Шэх) ırmağına doğru gelişmekte olan harekatımıza karşı koymak üzere hazırlanmışlardı. Direnmek üzere, kıyıda savunmaya elverişli Godlik ırmağı boyunca yığınaklar yapmışlardı. Tümgeneral Heymann, söz konusu haydutların takviye alıp güçlenmelerini engellemek için derhal Şahe ırmağına doğru harekat emri verdi. 18 Mart 1864’te Daho Birliği üç kol halinde yürüyüşe geçti. Ortadaki kol (3 tabur, 2 top ve süvari birliği) Heymann komutasında kıyıya koşut olarak, sıradağların eteğini izleyerek ilerliyor, sağ kol ise (3 tabur) Yarbay Soltan komutasında kıyı çizgisini izliyor, sol kol da (4 tabur ve 2 dağ ekibi) Binbaşı Kluki de Klugenau komutasında dağlık alandan yürüyordu.

Dağlılar birliklerimizin kendilerine yaklaşmasını beklediler, ardından mevzilendikleri yerlerden ateş açtılar. Düşmanın mevzileniş biçimini gören General Heymann, Sivastopol ve Baku avcı takımlarına, sırt çantalarını çıkarıp, hücum etmeleri emrini verdi. Aynı sırada Binbaşı Klugenau da emrindeki kuvvetlerin bir bölümü ile düşmanı yandan, bir bölümü ile de geriden çevirip saldırıya geçti. Dağlılar önlerindeki bir çukurdan yararlanıp ilk saldırımıza karşı koydular, ama ardından çekilip kesilmiş ağaç kütüklerinin gerisinde siperlendiler. Ancak gerilerinden sarıldıklarını ve saldırıya uğradıklarını anlayınca, sert ve kısa bir direnişten sonra kaçtılar.

Çatışma sonrasında Dağlılar’ın büyük bir bölümü kıyıya doğru hareket etti, küçük bir bölümü de dağlara çekildi.

Çatışmadaki kaybımız ölü olarak 1 yedek subay (Sivastopol Piyade Alayı’ndan Teğmen Gavronski) ve 7 er, yaralı olarak da 1 subay (aynı Alay’dan Asteğmen İvanovski) ve 14 erdir.

19 Mart’da Daho Birliği aynı düzende Şahe ırmağına doğru yürüyüşünü sürdürdü. Yol boyunca küçük Vıbıh ve Şapsığ grupları General Heymann’ın birliklerine katıldılar. General Heymann, at sırtında ve katılmalar sonucu gittikçe sayıları artan yerli süvarilerle birlikte Şahe ırmağına ulaştı. 19 Mart 1864 günü öğleden sonra, saat 14. 00’de, Kazak Süvari Bölüğü korumasında ve 300 kadar Vıbıh ve Şapsığ atlısı da eşliğinde olmak üzere, eski Golovin kalesini ele geçirdi.

Casuslar tarafından komutanlığa ulaştırılan en yeni bilgilere göre, Vıbıh direnişine 19 Mart’da indirilmiş olan darbenin yankıları, dağların (Vıbıh yöresinin ve diğer yerlerin) en uzak noktalarına değin yayılmış ve dalga dalga kabaran büyük bir paniğe yol açmıştı. Vıbıhlar ile onların güneyindeki dağlarda barınan öteki boyun eğmemiş topluluklar (Ciget, Ahçıpsı, vb.) direniş umutlarını tamamen yitirmiş oldular. Buralarda yaşayanların büyük bir çoğunluğu Türkiye’ye göç etmeyi düşünmeye başlamış, bazıları kıyıya inip Türkiye’ye gitmek üzere kamplar kurmuşlardı. Bu gruplar kiraladıkları gemilerle ve birbiri ardından Türkiye’ye göç etmeye başlamışlardı. Bu avantajlı durumu değerlendiren General Heymann, Dağlılar’a toparlanmaları için bir zaman bırakmamak, ayrıca Vıbıh yöresinin merkezini de ele geçirmek üzere harekata devam emrini verdi.

General, birliklerini Şahe ırmağının sol yakasına geçirdi. Yayalar bir asma köprüden, atlılar da ırmağın uygun bir yerinden geçiş yaptılar. Geçiş sırasında şiddetli akıntı nedeniyle 12 at yitirildi. General 22 Mart’da, bir öncekinde olduğu gibi, üç kol halinde yürüyüşünü sürdürdü ve 25 Mart 1864’te Ş’açe (Шъачэ) ırmağı ağzındaki Navaginsk (Ş’açe/Soçi) kalesini ele geçirdi. Dört gün süren yürüyüş boyunca birliklerimize ateş açan olmadı.

Adige önde gelenlerinin Rus komutanlığına bağlılıklarını bildirmeleri ve Türkiye’ye zorunlu göç

Tümgeneral Heymann Tığemıps (Тыгъэмыпс/Dagomıs) ırmağı kıyısında eski çete reisi Vıbıh, Şapsığ ve Abadzehler’i sınır hatlarındaki devriyelerimize saldırtan Vıbıh lideri Hacı Dogumko’nun bağlılığını kabul etti.

Daha sonra Vıbıh, Şapsığ, Ciget ve Ahçıpsı yaşlıları da Kafkas Orduları yeni Komutanı Prens Hazretlerine (Çar’ın kardeşi Veliaht Grandük Mihail Nikolayeviç) bağlılıklarını bildirmek üzere, 30 Mart’a doğru Daho Birliği gözetiminde bir araya getirildiler.

2 Nisan’da Prens Hazretleri bu yaşlıların isteklerini dinledi ve bağlılıklarını kabul etti, ardından kıyıya inmelerini ve orada toplanmalarını emretti. Emre itaat edildi. Vıbıh ve Şapsığ toplulukları Karadeniz kıyısının birçok yerinde kamplar kurup toplandılar ve gemilerle Türkiye’ye göç etmeye başladılar.

Mart ayında Tuapse ırmağı ağzından 30 bin kişi, Anapa, Novorossiysk ve Djouba gibi yerlerden de 50 bin kadar kişi gemilerle Türkiye’ye göç ettiler. Bir o kadarı da Türkiye’ye gitmek üzere Vıbıh ve Ciget topraklarında beklemektedir.

Böylece birliklerimizin sabırlı, kararlı ve özverili çabaları sonucunda, Kafkasya’daki bu en son inatçı ve dik kafalı toplulukların dirençleri de kırılmış oldu. Bu topluluklar yenilgiye uğratıldılar. Ancak bütün bu başarılarımıza karşın, askerlerimiz dağları karış karış tarayarak, onları son bireylerine değin bu topraklardan söküp atmadıkça, Kafkas Savaşı’nın zaferle tamamlandığını söyleyemeyeceğiz. Yine de, en kötü olasılıkla, dağlarda önemli bir tehlike oluşturmayan, az nüfuslu ve güçsüz toplulukların (4) kaldığını ve bunların asla bizimle baş edecek güçte olmadıklarını bildiğimizi söyleyebiliriz.

 
Dip notlar:
(*)
1863 yılı sonbaharında, Çerkesya’da yeni takvime göre Ağustos’ta Abadzehler, Ekim ya da Kasım’da da Şapsığlar savaşa son verip Türkiye’ye göçü başlatmışlardı. Ruslar’a henüz boyun eğmemiş olanlar ise, Vıbıhlar ve komşuları (Ciget, Ahçıpsı, Aibga ve Pshu) idiler. Topraklarını boşaltmaları için Abadzehler’e Şubat ayına, Şapsığlar’a da 6 Mart 1864 günü akşamına değin Rus komutanlığınca süre tanınmıştı. Ateşkes nedeniyle Şapsığlar’la savaş da fiilen sona ermişti. -HCY
1) Vıbıhlar ve komşuları (Ahçıpsı, vb) kastedilmektedir. -HCY
2) Nijniy-Kuban (Abadzehskaya), Nijniy-Laba müstahkem hatları ile, Stavropol, Batalpaşinsk, Proçnookop ve Ust-Laba hat bölümleri.
3) Köylünün köyü boşaltması sağlanıyor, ardından köyler ateşe verilip yakılıyordu. Binlerce köy yakılmıştır, bu yakılmış köy enkazları uzun bir süre, yıllarca görülebilmişti. -HCY
4) Burada kastedilenler Hak’uçlar ile Aibga ve Pshular olmalı, çünkü Vıbıh, Şapsığ, Ciget ve Ahçıpsılar, yazıda da belirtildiği gibi temsilciler yollayarak Ruslar’a boyun eğmişlerdi. Bir köy halkı olan Aibgalar 12 Mayıs 1864’te direnişten vazgeçip Ruslar’a boyun eğdiler ve Türkiye’ye “göç” ettiler. Pshular da, herhalde, direnmenin anlamsızlığını görerek, Aibga direnişine katılmaktan vazgeçmişler, 1864 “göçüne” katılmışlardır. Hak’uçlar ise 1865 yılı sonbaharına değin (1 yıldan çok) ve sonrasında da direnişe devam ettiler. Bu son direnenlerin sayısı, Haziran 1865’te, Rus askeri makamlarınca 8-9 bin olarak daha üst makamlara bildiriliyordu. 1865 sonbaharında yürütülen ve 80 gün sürdüğü açıklanan kapsamlı bir Rus askeri harekatı sonunda Hak’uçlar imha edildiler, sağ kalan Hak’uç sayısı ise, 1880’de 83 kişiye düşmüştü. Daha fazla bilgi için bkz. “Aibga”, “Hak’uç”, “Pshu”, internet. -HCY

Not: Bu makale ricam üzerine arkadaşlarımdan HADPAŞE Muzaffer Tanrıkulu tarafından Fransızca’dan Türkçe’ye çevrilmiş, tarafımdan redakte ve daktilo edilerek “Kuzey Kafkasya Kültürel Dergisi”, sayı 87-88’de “Çerkesya 1864” başlığı altında yayınlanmıştı (Temmuz 1993). Ancak matbaa provaları bana ulaştırılmadan yazı yayınlandığından, bazı kısımları matbaa hatası olarak eksik kalmıştı. Şimdi yazıyı yeniden redakte edip tamamladım ve güncelledim, böylece sanırım yazı okuyucu için daha anlaşılır olmuştur. Düzenleme sırasında ise, yazının anlamını korumaya ayrıca özen gösterdim.

Bu yazının Rus askeri tarihçileri tarafından yazıldığı belli olmaktadır. Parantez içleri, ara başlıklar ve bazı cümle ve sözcüklerin koyulaştırılması HAPİ Cevdet Yıldız’a aittir.15.06.2008

Sayı : 2008 08

Yayınlanma Tarihi: 2008-08-01 00:00:00