Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Demokrasi ve Parti kapatmak

DTP kapatıldı. Her kesimde konu görüşülüyor. İyi oldu diye düşünenler, olmasaydı diyenler, bir de timsah gözyaşları mı demeli, kına yakmaktan mı söz etmeli…

Yaşamın her alanını ilgilendiren ve insan üzerine kurulu demokrasinin, etnik kimlikle ilgili kısmı “açılım” gündeme geldiğinden beri tartışılıyor. Demokrasi, kimlik cephesinde olmazsa olmaz durumda. Dünya ölçeğinde örnekleri ile bu durumun tartışılacak bir yanı yok.

 Demokrasi sınırlanmış ise kimlikler de sınırlanıyor. Anayasal düzenlemelerle vatandaşlık tanımı yapılıp tek kimlik, tek dil, tek kültür kabul ediliyor. Farklılık yok sayılıyor, anadiller yasaklanıyor, vd. Statüko sürsün isteyenlerin cephesindeki tavır nettir. Milli birlik ve beraberlikten dem vurulur, bölünme umacısı her daim gündemde tutulur.

 Diğer yandan, etnisiteye dair bir açılımla demokrasi tamamlanmış olmayacak. Hele tek bir etnisite sınırı ile..

 Düşüncenin özgürce ifadesi, basın yayın yoluyla yayılması, özgürce örgütlenebilme gibi diğer demokrasi ilintili konular da bu çerçevede önemli. Siyasi örgütlenmede de partiler çok önemli. Yaşamın her alanını ilgilendiriyor dedik ya demokrasi, evet işte ortada. Siyasi parti ve seçim yasasını da içeren bir durumdur demokrasi. Kısa gelirse ülke parti mezarlığına dönüşebiliyor. Siyasette halkın her kesiminin temsiliyeti de önemlidir ve bu da demokrasi ile ilintilidir. Siyasiydi, hukuksaldı derken bir gerekçeyle temsiliyeti engellerseniz ve bunun adına demokrasi derseniz…

 Bir siyasinin dediği gibi, partiyi kapattınız, seçmenleri nereye kapatacaksınız. 21-22 milletvekilinin seçimini sağlamış bir oy potansiyeli söz konusu. Sizin onaylayıp-onaylamamanızın bir önemi yok, seçmen özgür iradesini böyle kullanmış. Şimdi bu iradeyi yok sayıyorsunuz. Açılım dediğimiz şeyin kocaman bir aldatmaca olduğunu, iktidarı muhalefeti ile tribünlere oynamaya devam ettiğinizi her gün tescilliyorsunuz.

Olan bitenler aynı zamanda samimiyetsizliğin de açık göstergesi değil midir? Gündeme getirenler, muhatap olanlar, her kesim süreçten ne anladığını samimiyetle ifade etmelidir.

 Şiddetle varılacak bir yer yoktur, parti kapatarak da varılacak bir yer yoktur..

 *

 Ahmet Türk oğlunu askere göndermiş. DTP kapatıldığı günün bir gün sonrası. Ne düşünmüştür? Daha önemlisi, milli birlik ve beraberlik konusunda hamasi nutuklar atan siyasiler ne düşünüyordur? Belki de bir şey düşünmek gerekmiyor..

 

Sayı: 2009 12

Yaşar Güven
Yaşar Güven
1958’de, Düzce Köprübaşı Ömer Efendi Köyü’nde doğdu. 1980 yılında İTÜ Gemi İnşaat ve Deniz Bilimleri Fakültesi’nden mezun oldu. Üyesi olduğu Gemi Mühendisleri Odası’nın (GMO) 50. yıl ve İstanbul Kafkas Kültür Derneği’nin (İKKD) 60. yıl Andaç çalışmalarının editörlüğünü yaptı. Her iki kurumun yönetim kurullarında görev aldı. Kurucusu olduğu firmada iş yaşamı devam ediyor. 2005 yılı aralık ayında yayın hayatına başlayan Jıneps gazetesinin kurulduğu tarihten itibaren yayın kurulu üyesi.

Yazarın Diğer Yazıları

Drau’ya giden yol: II. Dünya Savaşı’nda Kafkasya – 6. Bölüm

Yaşar Güven Ocak ayında es verdiğimiz dizi yazımıza (tek nedeni tembelliğimdir, özür dilerim okurlardan) bu ay devam ediyoruz. Son bölüm olacak. Dosyalarımızda devam ettirecek kaynak,...

Suriye… Dürziler, Aleviler ve şimdi Kürtler

ABD, kendi yarattığı IŞİD'e karşı mücadele etmek temel gerekçesiyle desteklediği, donattığı SDG’yle, SDG’nin omurgası Kürtlerle “işinin bittiğini” -en azından şimdilik- net olarak açıkladı. HTŞ’nin cihatçı...

Drau’ya giden yol: II. Dünya Savaşı’nda Kafkasya – 5. Bölüm

Yaşar Güven Raşid Merkitsky, Almanca biliyordu, Naziler tercümanlık yapmasını istedi, reddetti, öldürüldü. Hikâyesini Emel Bezek ve Serap Canbek ayrı ayrı çevirip ilettiler. “Drau’ya giden yol; Kafkasya’dan...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img