RUSYA ve OSETYA BİRLİĞİ (1749-1776)

0
301

Heyet 1745 yılı ilkbaharında yola çıkar. Kabardey topraklarından geçerek Digora’ya varır. Digora’da bine yakın Oset vaftiz edilir. Badilate büyük kabilesine bağlı “Uezdan” aileler Müslüman oldukları için vaftiz olmayı reddederler, ama olanlara da karşı çıkmaz hatta kolaylık gösterirler.

RUSYA ve OSETYA BİRLİĞİ (1749-1776)

2. Bölüm

Hayri Ata

OSETLERİN 18. YÜZYILDAKİ YAŞAM KOŞULLARI

Heyet 1745 yılı ilkbaharında yola çıkar. Kabardey topraklarından geçerek Digora’ya varır. Digora’da bine yakın Oset vaftiz edilir. Badilate büyük kabilesine bağlı “Uezdan” aileler Müslüman oldukları için vaftiz olmayı reddederler, ama olanlara da karşı çıkmaz hatta kolaylık gösterirler. Heyet’e göre onlar Kabardeylerle ilişkilerini bozmak istemedikleri için vaftiz olmayı reddederler. Heyet birçok başka köylerden de davet alır ve Digora’dan sonra Alagir Boğazı’na giderler, ardından Kurtatıkom’a giderler ve Zurab Magkaty tarafından karşılanırlar. Osetler Heyet’e Kabardey Prenslerini şikâyet ederler ve ovaya inmelerine ve topraklarından geçerek Rus şehirlerinde ticaret yapmalarına izin vermediklerini ve Rusya’nın korumasını istediklerini iletirler. “Rusya eğer bizim ovaya yerleşmemizi sağlarsa ve bizi korursa biz Rus tebasına geçmeye hazırız” derler. Heyet bütün bu olayları raporlarında belirtir. “Her tarafı değerli madenlerle dolu” diye de ilave ederler. Rapordan anlaşıldığı kadarıyla o dönemde Osetler tarım ve hayvancılıkla geçinmekteler. Arpa, buğday ve yulaf ekmekte; ancak gerek iklim gerekse coğrafi koşullar nedeniyle bu ürünler yetersiz kalmaktadır. Bostancılık da şiddetli yağmur ya da don nedeniyle etkili değildir. Yanı sıra büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yapmakta, ama bu hayvanlar da sık sık Kabardey prenslerinin baskınları sonucu el konulup götürülmektedir. Halk çok fakir, yoksul ve eğitimsizdir. Ticaret ve el sanatları çok geridir, sadece silah ve silah üretimine bağlı el sanatları gelişmiştir. Giysilerini kendileri yapmakta ve bunun için yün ve koyun derisi kullanmaktadırlar. Kumaş giysi uzak ülkelerden gelen çok pahalı ve sadece “Uezdan”ların kullanabildikleri lüks bir giyecektir. Haydutluk, hırsızlık ve cinayetler çok yaygındır. Ülke Batı, Merkez, Doğu ve Güney Osetya olarak dörde bölünmüştür ve her bir bölgeyi bir “Boğaz” (Kom) temsil etmektedir. Digor Boğazı (Digorkom), Alagir Boğazı (Uellacırıkom), Kurtat Boğazı (Kurtatıkom) gibi. Her “Kom”da yaşayan aileler olağanüstü yoksulluklarının yanısıra kendi aralarındaki yaygın kan davaları ile de tüm enerjilerini tüketmektedirler. Diğer komlardaki topluluklarla da ilişkileri son derece cılız ve zayıftır. Tüm ülkede yaklaşık 6800 kadar aile vardır ve bu da 30-35 bin kişilik bir nüfusa tekabül etmektedir. Heyet raporunda Zurab Magkaev’den de övgüyle bahseder ve Magkaev’in de heyete alınmasını teklif eder. Zurab heyete Osetya’nın Rusya ile birleşmek istediğini ve bu konuyu görüşmek üzere tüm Osetleri temsilen bir Oset temsilciler heyetinin St. Petersbourg’a davet edilmesini önerir. Bu öneri de heyet tarafından Çariçe’ye iletilir. Rusya’nın bu misyonerlik faaliyeti Kabardeyler ve Gürcüler tarafından kuşku ve endişe ile karşılanır ve engelleme taktiklerine başvururlar. Heyetteki Nikolai ve Joseph, çalışmaları Gürcü çıkarlarına uygun yönlendirmek için çabalarken Kabardeyler de Osetler üzerinde baskı ve tehditle Rus vatandaşı ve vaftiz olmalarını ve Rusya’ya gidip gelmelerini engellemeye çalışırlar. Her iki bölgesel güç de “Osetya ve Osetler bizimdir” iddiasındadır. Heyet raporu Senato (Asiller meclisi) ve Sinod (Kilise meclisi) tarafından incelenir ve değerlendirilir. Değişik nedenlerle karar alma süreci uzar ve nihayet 1749 tarihinde Çariçe “birlik” görüşmelerini yürütmek üzere tüm Osetleri temsilen bir heyetin St. Petersbourg’a gelmesini kabul eder. Heyet bu bilgileri vermek ve Oset Temsilcileri Heyeti’nin seçimi için tekrar Osetya’ya gönderilir. Rusya’nın kararı tüm Osetya’da sevinç ve heyecanla karşılanır, şölenler düzenlenir ve kutlanır.

ZURAB MAGKATY ST. PETERSBOURG’TA İLK RESMİ OSET ELÇİSİ (1749-52)

Zurab Magkaty Zaramag Kasara’da dünyaya geldi ve aristokrat Tsarazonte kabilesinin bir üyesidir. Çocukluğunda Gürcü Kralı 6. Vakhtang’ın yanına eğitim alması için gönderilir. Orada vaftiz olur ve Gürcü dilinde eğitim görür. Zurab kısa sürede Gürcü sarayında sivrilir ve 1720’lerde İran’ın valisi olan 6. Vakhtang’ın hazine sorumlusu olur. Zurab Magkatuy, Digoron aristokrat ailesi Badilatelerin de damadıdır. Badilate büyük ailesinin bir kolu olan Tuğanateler’den Kelmemed’in kızı ile evlidir. Oset dilinin her iki lehçesini (İron ve Digoron), Gürcü, Kabardey ve Rus dilini ileri derecede bilmektedir. Bu yıllarda Rus Çarı Büyük Petro (1672-1725) Kafkasya üzerinden İran hâkimiyetindeki Doğu Gürcistan –Hazar- seferine çıkar (1722) ve Vakhtang da Petro ile birlikte İran’a karşı savaşa katılır. Bu arada Polonya ve İsveç sınırlarında sorun çıkması nedeniyle Petro savaşı sonlandırır ve çekilir. Vakhtang da aralarında Zurab Magkaty’nin de bulunduğu 1000 kadar maiyetiyle birlikte Gürcistan’ı terk eder ve Osetya üzerinden St. Petersbourg’a gider. Zurab Magkaty St. Petersbourg’da on yıl kadar kalır ve orada etkili politik ve saray çevreleri ile tanışır; Rusya’nın politik yaşamına doğrudan tanık olur. Büyük Petro ile de tanışır ve Kafkasya üzerine sohbet ederler. Vakhtang 1734 yılında ölünce Zurab’ın görevi sona erer ve o da anavatanı Osetya’ya döner ve tekrar Zaramag’a yerleşir. Zurab Magkaty gerek Gürcistan’da gerekse Rusya’da iken Osetya’nın bu kurtlar sofrasında yem olmaması için neler yapılabileceği üzerine sürekli olarak kafa yorar. Osetya üzerindeki, güneyden Gürcü kuzeyden Kabardey baskıları giderek artmaktadır. İran Gürcistan ve Dağıstan üzerinden Osmanlı ise Acaristan ve Abhazya üzerinden Kuzey Kafkasya’ya hâkim olmak isteklerini saklamamaktadır. Zurab Magkaty’nın kafasında Osetya’nın Rusya ile birleşmesi halinde olası bir İran ve Türk boyunduruğundan korunabileceği fikri iyice yerleşir.

OSETLER’İN TALEPLERİ

Heyet Oset temsilcileri belirlemek amacıyla tekrar Osetya’ya gelince heyetteki Gürcü yanlısı Nikolai ve Joseph engelleme ve başarısızlığa uğratma çabalarını sürdürürler. Onlar “Osetya Gürcistan’ındır, Rusların değil…” diyerek heyetin Rus casusları olduğu şeklinde propaganda ile Osetleri heyete karşı kışkırtır… Yerel halk heyete karşı ayaklanır ve “Eğer öyleyse, öldürelim onları…” diye heyeti rehin alırlar. Başkeşiş Pakhomi, Zurab Magkaty ve Kabardey prensi Aldigirey Gilyaksanov’un çabaları sonucu ortalık yatışır ve her yerleşim biriminde “Nıhaş” toplantılarıyla Rusya’dan istekler ve St. Petersbourg’a gidecek temsilciler belirlenir. Buna göre: -Rusya Osetya’ya Kilise görevlilerini gönderecek ve Ortodoks olan herkes vaftiz edilecek, -Osetler toplumun ve “Mıggag”ların temsilcileri aracılığı ile Rus tebasına geçmeyi kabul ettiklerini yemin ederek ve parmak basarak beyan edecekler, -Rusya Osetlerin ovaya yerleşmeleri konusunda yardım edecek ve Kabardey prenslerini engelleyecek, -Osetlerin Rus şehirlerinde ticaret yapmaları için Kabardey topraklarından geçmelerine izin verilecek ve Kabardeyler Osetleri öldürmekten, rehin almaktan ve mallarına el koymaktan vazgeçecekler, -Bütün bunlar olduğu takdirde Osetya’nın Rusya ile birleşmesi gerçekleşecektir.

KABARDEY ENGELİ

St. Petersbourg’a gidecek Oset temsilcileri de seçilir ve üç temsilci Kurtatıkom’dan iki temsilci de Digora’dan seçilir. Kurtatıkom’dan seçilenler Zurab Magkaty, Eba Kesaev ve Batır-Mırza’dır. Digora temsilcileri ise Sozruko ve Devlet Tuganov’dur. Her bir temsilcinin yanında yardımcıları ve danışmanları da vardır. Heyet 25 Eylül 1749 tarihinde Zaramag’dan yola çıkar. Kabardey topraklarına giren heyet Kabardey prenslerinden Kurgokin tarafından durdurulur ve Digoron temsilcileri “Eğer Rusya’ya giderseniz bizim düşmanımız olursunuz” diyerek tehdit edilirler, bunun üzerine Digoron temsilciler vazgeçerler ve geri dönerler. Heyetin kalanlarını da Kabardeyler tutuklar ve rehin alırlar. Aldigirey Gilyaksanov araya girer, fidye ödenir ve heyet serbest bırakılır. Ruslar Kabardeylerle arayı bozmak istemedikleri için müdahale etmezler.

GÜRCÜ KOMPLOSU

Heyet Moskova üzerinden 09 Şubat 1750 tarihinde St. Petersbourg’a varır. Çok iyi karşılanırlar. Onlar en fazla üç ay kalırız diye düşünürlerken Ruslar bir türlü resmi görüşmeleri başlatmaz. Rusların ağırdan almasının iki nedeni vardır: Birincisi Osetlerin ovaya yerleşmeleri ve Rusya ile birleşmeleri Osmanlı ve İran’ın tepkisini çekebilir, ikincisi heyetteki Gürcü yanlısı üyeler hakkında Ruslar soruşturma açmışlardır ve bu soruşturmanın sonucu beklenmektedir. Öte yandan Gürcü yanlısı heyet üyeleri Oset temsilcilerin gerçekten temsil yetenekleri olmadığını, onların tüm Osetleri temsil etmedikleri ve hatta “Aristokrat” ailelerden birinin üyesi dahi olmadıklarını iddia etmektedirler. Onların hedefi birlik görüşmelerini başlatan ve yöneten Zurab Magkaty’inin konumunu tartışmaya açarak onu heyetten çıkarmaktır. Böylece birleşmeyi önleyebileceklerini hesaplamaktadırlar. Hatta Zurab Magkaty’e karşı bir öldürme teşebbüsü dahi yaparlar.

ANLAŞMA ve EVE DÖNÜŞ

Gerek Senato’da gerekse Sinod’da Osetya temsilcilerinin sözcülüğünü Zurab Magkaty yapmaktadır. Gürcü yanlıları hakkında soruşturma bir yıldan fazla sürer, suçlu bulunur ve heyetten çıkarılırlar. Birçok kez yapılan görüşmeler sonunda Çariçe Elizabeth Petrovna heyeti kabul eder ve isteklerinin kabul edileceğini bildirir. Osetler Rusya şehirleri ile serbestçe ticaret yapabileceklerdir, bunun için sınırdan geçerken vergi ödemeyeceklerdir; Alagir Boğazı Osetleri Fiagdon ve Ardon nehirleri havzalarına, Kurtatı Boğazı Osetleri ise Fiagdon ve Gizeldon havzalarına yerleşebileceklerdir. Ancak Osetya’nın Rusya ile birleşmesi şartların olgunlaşması için ileri bir tarihe ertelenir. Uluslararası şartlar bunun için henüz uygun değildir. 01 Şubat 1752 tarihinde heyet tekrar Osetya’ya doğru yola çıkar. Heyet Rusya’dan çok değerli hediyelerle uğurlanır. Altın ve gümüş işlemeli kılıçlar, kamalar, kemerler, pahalı kumaşlardan özel olarak dikilmiş “Çerkeska”lar, kumaş topları, takılar vs… Heyet Zaramag’a vardığında çok büyük bir coşku ile karşılanır, şölenler düzenlenir, kutlamalar yapılır. Zurab Magkaty’nin 17 yaşındaki oğlu da onunla beraber bu yolculuğa çıkmış ve St. Petersbourg’da hastalanmıştır. Zaramag’a dönüşlerinden kısa bir süre sonra da ölür. Çok sevdiği oğlunun ölümüne çok üzülen Zurab da kısa süre sonra vefat eder. Her ikisi de yan yana bir manastırın bahçesinde defnedilirler. Zurab Magkaty öncülüğünde başlatılan ve sürdürülen “Birlik” görüşmeleri ve Osetya’nın Rusya tarafında resmen tanınması bu halkın tarihin karanlıklarından çıkıp “Güneşin altındaki yerini almasını” sağladı. Oset-Alan tarihinin çok önemli bir dönüm noktasıdır ve Osetler için “Yeniden doğuş” anlamına gelmektedir.

RUSYA OSETYA’DA “MADEN BULUYOR”

Zurab Magkaty’nin ölümünden sonra onbeş yıl kadar bir süre hareketsiz ve sessiz geçer. 1766 yılında yine kilise görevlisi olarak Osetya’ya giden bir heyet üyelerine biri bir maden filizi getirir ve ne olduğunu sorar. Bundan çok var diye de ilave eder. Heyet başkanı bu maden filizini Rusya’ya gönderir ve incelettirir. Gelen cevap maden filizinin çok zengin kurşun ve gümüş ihtiva ettiğini ifade etmektedir. O dönemde Rusya askeri üretim için kurşun madenine çok fazla ihtiyaç duymaktadır. Urallar bölgesinde bir miktar üretimi vardır ancak bu çok yetersizdir ve ihtiyacının büyük kısmını ithal etmektedir. Heyet raporunda daha başka madenlerin de “çok bol miktarda” varlığı belirtilince Rusya birden bire Osetya sorununu yeniden masaya yatırır. Madencilerden oluşan bie heyet oluşturulur ve daha detaylı bir etüt ve araştırma amacıyla Osetya’ya gönderilir. Digora’da, Alagir Boğazı’nda ve daha başka yerlerde de zengin altın, gümüş, bakır, güherçile, aliminyum, mermer vb. yataklarının varlığı rapor edilir. Bunun üzerine Rusya Osetya’da olası uluslararası tepkilere aldırış etmeden maden işletme tesisleri kurmaya karar verir. Bu arada Rus sınırına yakın olduğu için Ruslar Mozdok’taOset çocukları için bir misyoner okulu açarlar. Kutsal metinleri önce Rusça sonra da kendi dillerinde okuyup öğrenebilmeleri için.

1768-74 OSMANLI-RUS SAVAŞI

Bu arada Fransa ve Avusturya, Osmanlı ve Rusya’yı, Karadeniz’in kuzeyinden ve Kafkasya’dan atmak için savaşa kışkırtmaktadır. Rusya bu ülkeler için tehlikeli bir genişleme politikası izlemektedir ve durdurulması gerekir. Rusya’nın Karadeniz’in kuzeyinde elde ettiği yeni topraklar Osmanlı’nın da bu bölgedeki varlığını tehlikeye atmaktadır. Osmanlı ile savaş kapıya dayanır. Nihayet 25 Eylül 1768 tarihinde Osmanlı Rusya’ya karşı savaş ilan ederek Kırım,Gürcistan ve Kuzey Kafkasya’daki Rus kalelerine karşı saldırıya geçer. Gürcüler Rusya’dan askeri yardım isterler ve 3700 kişilik bir Rus birliği Osetya’dan geçerek Gürcistan’a girer. Osetler de Gürcülerin saflarında Osmanlı ve İran’a karşı savaşa katılır. Osmanlı 1769 tarihli bir fermanla Kabardeylerin ve diğer Müslüman Kuzey Kafkas halklarının Rusya’ya karşı cihad savaşına katılmalarını ister ancak bu pek olumlu bir yanıt bulamaz. Kabardeyler Rusya’ya bu çağrıya uymayacaklarını bildirirler ve Rusya ile dost olduklarını açıklarlar. SAVAŞ SIRASINDA OSET- RUS İLİŞKİLERİ Ruslar savaş süresince Osetlerin Rus yanlısı tutumları nedeniyle Oset sorununu kesin olarak bitirmeye karar verir. 1770 yılında Khancho Mamsırov ve Murzabek Bitaev başkanlığında 24 “Uezdan” Tagaur ailesi ve Garsii Tsopanov ve Surhov Mirzahanov başkanlığında yine 24 İnguş ailesi Ruslara başvurur, Rus tebasına geçmek ve ovaya yerleşmek istediklerini iletirler. 1771 yılında Alagir Boğazı Osetleri de “Nıhaş” kararı ile Rusya’ya katılma kararı alır ve başvururlar. Alagir’i bu kez Kurtatı Boğazı Oset toplulukları izler. Osetler 1776 yılına kadar binlerle başvurup Rus tebasına geçmekte ve karşılığında hem ovaya yerleşmekte, Rusya ile serbest ticaret yapabilmekte, hem de Kabardeylere karşı Rusların korumasını sağlamaktadırlar. Zira Ruslar Kabardeylere kendi tebasına geçtiğine dair belge gösteren Osetlere karşı herhangi bir hareket yapması halinde buna aynı şekilde cevap vereceklerini bildirmişlerdir. 1776 yılına gelindiğinde Osetya’nın (Digora hariç) Rusya ile birlik süreci hemen hemen tamamlanmıştır. Ancak kimi Müslüman Kabardey, Oset, Çeçen ve İnguş kabileleriRusya’ya karşı savaşmaktan geri durmazlar. Ancak bu da savaşın sonucunu değiştirmez. SAVAŞIN SONU ve YENİ DURUM Osmanlı-Rus savaşı Rusya’nın üstünlüğü ile sona erer. Osmanlı Devleti 5 Haziran 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım’ı ve Kuzey Kafkasya’yı ve Gürcistan’ı Rusya’ya terk eder. Bir emperyal güç (Osmanlı) bu bölgeleri terk ederken yeni, genç ve daha açgözlü ve saldırgan bir başkası (Rusya) yerleşir. Rusya 1780 yılına kadar Kuzey Kafkasya’daki konumunu iyice güçlendirir. Yerel halkları kontrol edebilmek için askeri kale-kentler inşa eder. Topluluklarla yeni antlaşmalar yapar. 1784 yılında Vladikavkaz kale-kenti inşa edilir. Oset dağ toplulukları da Rusya’nın iznine bağlı olarak giderek artan hızla ovaya yerleşir ve ticaret yapmaya başlarlar. O dönem Rus belgelerinde Osetlerin parayı tanımadıkları, mal-para-fiyat-ücret konusunda hiçbir fikirleri olmadığı, bu konuda kötüye kullanımları önlemek için Rusya’nın bölgede çok katı ve değişmeyen bir fiyat ve ücret belirlemesi yapması gerektiği belirtilmektedir. Savaş nedeniyle kapatılan Mozdok Oset misyoner okulu yeniden açılır ve yanında bir de Oset askeri okulu yaptırılır. Rusya Osetlerden asker olarak da yararlanmak niyetindedir. 1780-90 arası Rus ordusunda görev yapan çok sayıda Oset, Rus-İsveç ve Rus-Polonya savaşlarına katılır ve büyük yararlılıklar gösterirler. Çok sayıda Oset savaşa asker olarak gider ve komutan-subay olarak döner.

1781 DİGORA KÖYLÜ AYAKLANMASI Digora aristokrat aileleri 1774 Mozdok’ta yapılan Rus-Oset görüşmelerine katılmadılar. Digora, Kabardeylerin etkisi ve “yönetimi” altındaydı. Ayrıca Uezdanlar Rusya ile birlik olma halinde köylü yığınları ovaya ineceklerdi ve böylece ayrıcalıklarını ve köylüler üzerindeki hâkimiyetlerini kaybedeceklerdi. Onlar Kabard prensleri ile anlaşıp Rusya ile birlik yapmayı reddettiler. Oysa Digora köylü ve çiftçileri büyük bir çoğunlukla Rusya ile birlikten yanaydılar. 1781 yılında köylüler Badilateler’e karşı ayaklandılar. Bölgede bulunan Rus birliğinin komutanı Shteder’in St. Petersbourg’a gönderdiği bir raporda Badilateler’in bu ayaklanmayı bastırdığı yazar. Köylüler ve çiftçiler “Badilateler bize Kabardeylerden daha kötü davranıyor” diyorlardı. Badilatelerve Kabardeyler’e karşı Rusların desteğini almak için toplu olarak İslamdan çıkıp vaftiz oldular ve kiliseye bağlandılar. Tekrar silahlandılar. Badilateler de 600 kişilik bir silahlı birlik oluşturdu ve Digora Boğazı’nı kapatarak isyancılarla Rusların bağlantısını kestiler. İsyancılar Ruslardan yardım istedi ancak Rus komutan Shteder bunu reddetti ve arabuluculuk yapmayı tercih etti. Ayaklananların sayısı birçok Balkar ve Adıge köylerinin ve Osetya’nın diğer bölgelerinden gelen silahlı gurupların da katılması ile 3000’e ulaşınca Badilateler görüşmeyi kabul ettiler. Ayaklananlar anlaşmaktan yana değildi ve “Badilateler’i toptan yok etmezsek aynı sorunları gelecekte de yaşarız” diyorlardı. Shteder’in ısrarlı çabaları ile taraflar görüşmeyi kabul ettiler. Düz bir ovada birbirlerinden 200 adım uzakta karşılıklı oturdular ve ikişer sözcü aracılığı ile görüşmeler başladı. Sözcüler kendi tarafının şartlarını karşı tarafa iletiyor, karşı tarafbu şartları görüştükten sonra karşı görüşlerini kendi sözcüleri aracılığı ile iletiyordu. Shteder’e göre inatçılıkları yüzünden geri adım atmayan taraflar anlaşmaktan vazgeçtiler ve savaşmaya karar verdiler. Savaş Badilateler’in tamamen yok olması ile sonuçlanacaktı ve Shteder tekrar devreye girdi ve ısrarla Badialteler’e anlaşmaları için telkinde bulundu. Sonunda Badilateler de bu “umutsuz savaşa” girmektense köylülerin şartlarını kabul ettiklerini bildirdiler. Yapılan antlaşmaya göre: -İstisnasız herkes Rusya’ya karşı bağlılık yemini edecekti, -İsteyen çiftçi ve köylüler ovaya yerleşebilecekti, -Badilateler’in haksız yere köleleştirdiği köylüler serbest bırakılacak, el konulan topraklar, evler ve hayvanlar eski sahiplerine iade edilecekti, -Badilateler’e ödenen vergiler eskiden uygulanan kurallara göre yeniden belirlenecekti, -Özgür çiftçiler de Badilateler’le aynı haklara sahip olacaklardı, … Bu antlaşmanın tarihi 20 Temmuz 1781 olarak tescil edilmiş. Antlaşmanın hemen ardından kayıtlara göre 47 köy, yaklaşık 3000 kişi Rusya’ya bağlılık yemini etti. Digora köylüleri ile birlikte isyana katılan Adıge ve Balkar köylüleri de bağlılık yemini ettiler. Böylece Digora da Rusya’ya bağlanarak Osetya’nın Rusya ile birliği tamamlanmış oldu. Sonuç Osetya’nın Rusya ile birleşmesi Oset toplumunun iç hiyerarşik örgütlenmesi ve yaşam biçimini değiştirmedi. Uezdan-ferşagleg-kevdeşart (Efendi – Efendiye vergi veren özgür çiftçi – Köle) ilişkileri devam etti. Bu ilişkiler 1860 yılında Rusya’nın köleliği yasaklamasına kadar devam etti. Tüm ayrıcalıklarını kaybeden Uezdanlar –ki çoğunlukla İslam dinini benimsemişlerdi- Şamil’in de savaşı kaybetmesinden sonra Osmanlı’ya göç ettiler (1864). Bu göç gerek Osetler gerekse diğer Kafkas halkları açısından her bakımdan çok yıkıcı oldu. Askeri ve entelektüel bakımdan topluma liderlik yapan hemen hemen tüm elitler göç ettiler. Bu göç nedeniyle Kuzey Kafkasya askeri ve entelektüel bakımdan daha da yoksullaştı ve zayıfladı. Bu Osetler için de böyle oldu. Ankara, 03 Aralık 13

Kaynaklar:

-Joining of Ossetia to Russia, Prof. Marc Bliyev, Vladikavkaz, Arvi-Asin, 2011

-Les Alains, Vladimir Kouznetsov et Iaroslav Lebedinsky, fr. Editions Errance

– 2005 Paris -Zaramag, By Ruslan Bzarov Source: www.ossetians.com -Who are the Ossetians, Marc Pliyev, İnternet -Değişik internet kaynakları

 
 
 
 
 

Sayı :

Yayınlanma Tarihi: 2014-04-10 00:00:00