Türkiye’de kutuplaşmanın boyutları araştırıldı

0
35

İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen “Türkiye’de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması”na göre Türkiye’de görüş ayrılıkları artarken, diğer parti taraftarları ahlaki olarak aşağıda görülerek ötekileştiriliyor.
Türkiye’nin 18 yaş üstü nüfusunu temsil eden 4.006 kişiyle, 29 ilin mahalle ve köylerinde bulunan 500 örneklem noktasında kasım ve aralık aylarında yapılan yüz yüze görüşmelere dayanan araştırma, toplumsal uyum ve barışı tehdit ederek toplumu dezenformasyona alet eden kutuplaşma olgusunun önüne geçilmesine yönelik stratejiler ve araçlar üretmeyi amaçlıyor.

Siyasi hoşgörüsüzlük
“Duygusal siyasal kutuplaşmanın” da üzerinde durulan araştırma, üç temel noktada ötekileşmeyi anlamaya çalışıyor: Parti taraftarları arasındaki sosyal mesafe, parti taraftarlarının duydukları ahlaki üstünlük ve diğer parti taraftarlarına karşı güdülen siyasal hoşgörüsüzlük.

Araştırmaya göre çocuklarının beraber oyun oynamasını, evlenmesini, iş yapmasını, komşu olmayı istemeyen grupların, diğer bir gruptan uzak durma isteğini gösteren sosyal mesafe kriterine bakıldığında, Türkiye’de “birlikte yaşama arzusu” bir hayli düşük.
Kimlikler ve parti taraftarları arasında 2015 yılından itibaren bir “örtüşme” olduğu sonucuna ulaşan araştırmaya göre, Türkiye’deki kişilerin kendilerini tanımladıkları tek bir kimlik yok. Kimliklerin nasıl şekillendiği ve hangi kimliğin ne zaman ön plana çıkacağı ise ülkenin içinde bulunduğu siyasal ve toplumsal koşullara göre değişiyor. Araştırma bulgularına göre, görüşülen kişiler için en önemli kimlik yüzde 18 ile “Türklük”.

“En uzak hissedilen parti taraftarlarına karşı ahlaki üstünlük” kriterlerine bakıldığında ise parti taraftarlarının “vatansever, ülke yararına çalışan, onurlu, açık fikirli, zeki ve cömert” gibi olumlu sıfatların hepsini yakın oldukları partilerin taraftarları için uygun gördükleri ortaya çıkıyor. Katılımcılar “ikiyüzlü, bencil, kibirli, zalim, ülkeye tehdit oluşturabilecek ve bağnaz” gibi olumsuz sıfatları ise diğer parti taraftarları için uygun görüyor.

Siyasi partiler
Araştırmaya katılanların yüzde 34’ü AKP, yüzde 22’si CHP, yüzde 11’i MHP, yüzde 9’u HDP, yüzde 9’u ise İYİ Parti taraftarlarına kendini yakın buluyor. Araştırmaya katılanların yüzde 52’si Türkiye’de insanlar arasında görüş ve davranış farklılıklarının arttığını düşünüyor. CHP’liler yüzde 70, HDP’liler yüzde 67, İYİ Partililer ise yüzde 65 gibi yüksek oranlarda günümüzde görüş ve davranış farklılıklarının arttığını düşünürken, AKP’liler yüzde 60 ve MHP’liler yüzde 61 gibi yüksek oranda Türkiye’de geçmişte de benzer görüş ayrılıkları olduğunu söylüyor.

Temel haklara erişememeye onay
Çalışmaya göre parti taraftarları öteki parti taraftarlarının kendilerinin sahip olduğu haklara sahip olmalarını kabul etmiyor. Katılımcıların yüzde 41’i kendilerini en uzak hissettikleri parti taraftarlarının yaşadıkları şehirde yürüyüş yapmasını, yüzde 37’si toplantı düzenlemesini ya da basın açıklaması yapmasını, yüzde 34’ü ise kendilerini uzak hissettikleri parti taraftarlarının milletvekilliği, belediye başkanlığı gibi siyasal görevler için aday olabilmesini istemiyor.

Katılımcıların kendilerine en uzak hissettikleri parti taraftarlarının telefonlarının dinlenmesini yüzde 48 oranında onaylaması ise diğer parti taraftarlarına karşı siyasal hoşgörüsüzlüğün ne kadar yaygın olduğunu net olarak göz önüne seriyor.

Tüm parti taraftarları, yüzde 94.6 ile deprem, yüzde 94 ile salgın hastalık, yüzde 92.9 ile ekonomik kriz konusunda kaygılanırken, yüzde 88 oranıyla kadına yönelik şiddetin yaygın olduğu görüşünde birleşiyor.

Kadına yönelik şiddet
Kadına yönelik şiddetin çözümü gibi belli başlı konularda devletin sorumluluğu konusunda farklılaşmalar var.

HDP, CHP ve İYİ Parti taraftarları yüzde 80 oranında kadına yönelik şiddetin çözümü için sorumluluk hükümette diyor. AKP ve MHP taraftarlarında bu oran yüzde 60’ta kalırken, iki partinin taraftarlarının yüzde 57 ila 55’i ise çözüm için “aile”yi sorumlu görüyor. AKP taraftarlarının yüzde 59.1’i, MHP taraftarlarının ise yüzde 44.3’ü şiddetin azaltılmasında en büyük sorumluluk sahibi olan kişi veya kurumun elinden gelen çabayı harcadığını düşünüyor.

Devletin sorumlulukları
Araştırmaya göre çalışmak isteyen herkese iş bulmak devletin sorumluluğunda diyenlerin oranı HDP taraftarları arasında yüzde 92 iken, CHP’de yüzde 79, İYİ Parti’de yüzde 75, MHP’de yüzde 65, AKP taraftarları arasında ise yüzde 56’ya iniyor. Hastalara sağlık hizmeti vermek devletin sorumluluğunda diyen HDP’lilerin oranı yüzde 94, CHP’lilerin oranı yüzde 84 iken, AKP’lilerde bu oran yüzde 69’a düşüyor.

AKP taraftarlarının yüzde 57’si, MHP taraftarlarının yüzde 37’si ülkenin iyi yolda gittiği görüşünü paylaşırken, bu oran CHP’liler arasında yüzde 10, HDP’liler arasında yüzde 5’e kadar iniyor. AKP taraftarlarının yüzde 29’u ülkenin, yüzde 27’si ailelerinin ekonomik durumunun 5 yıl öncesine kıyasla daha iyi olacağını söylüyor. CHP, İyi Parti ve HDP taraftarları arasında bu oran yüzde 4-5 diliminde kalıyor.

Konu bazlı kutuplaşma
Siyasal kutuplaşmanın kendini gösterdiği alanlardan biri de “konu bazlı kutuplaşma”. Kasım ve aralık aylarında kamuoyunda sıklıkla tartışılan Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi, Kanal İstanbul’un yapılması, anadili Türkçe olmayanların kendi anadillerinde eğitim alabilmeleri, otoyol ve köprüleri yapan firmalara gelir garantisi verilmesi, belediyelere yerine kayyum atanması, Libya’daki asker varlığı, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Adalet Yürüyüşü ve Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesi gibi konular, farklı partiler ve parti taraftarları tarafından farklı şekillerde yorumlanıyor. Araştırmaya göre istisna olarak, Türkiye’nin geçen aylarda Karadeniz’de doğalgaz bulduğunu açıklaması ise bütün siyasi parti taraftarları tarafından benzer şekillerde yorumlanıyor.

Araştırmaya yönelik dikkat çeken bir diğer bulgu ise farklı parti taraftarlarının “kaygıları” söz konusu olduğunda ortak bir noktada buluşabilmeleri. Kasım ve aralık aylarında yaşanan depremler ve mart ayında dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını tüm parti taraftarları için ortak bir endişe kaynağı. İşsizlik, fiyat artışı ve koronavirüs salgını ülkenin en önde gelen sorunları olsa da parti taraftarlarının hangi konuyu öncelediğini gösteren Mütekabiliyet Haritası’na bakıldığında AKP taraftarları koronavirüs ve terör gibi konulara, İYİ Parti taraftarları Suriyeli mültecilerin varlığıyla birlikte kadınların ve gençlerin sorunlarına, CHP taraftarları işsizlik ve enflasyona, HDP taraftarları ise Güneydoğu ve Kürt sorununa odaklanıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here