‘Düş Fısıltıları’

0
199

-Hoş geldiniz sevgili İlkay Gökova.

Sizi Adiyüf Çerkes El Sanatları grubunun çalışmalarından tanırken bambaşka bir yönünüzle çıktınız karşımıza. Öncelikle ‘okurunuz bol olsun’ diyorum. Edebiyatın ‘şiir’ gibi çok özel bir alanını seçtiniz.

‘Düş Fısıltıları’ Aralık 2020’de ulaştı okurlarının kulağına. Bir solukta okudum. Dingin bir gülümseyiş kaldı bende satırlarınızın ardından. Öncelikle kutluyorum.

-Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

-Merhaba. Gülümsemenin ve gülümsetmenin, belki de bir insanın yapabileceği en güzel şey olduğunu düşünürüm. Bedelsiz olmasına rağmen içimizi sıcacık yapan, mutluluk veren, üstelik bulaşan bir şey.

Minik bir katkım olduysa ne mutlu bana… Teşekkür ederim.

İnsanın kendisiyle ilgili bir şey yazması ne zormuş. Ne diyebilirim ki… Okul ve iş hayatı geride kalmış, emekli, hayatın kısa oluşunun farkındalığıyla, ağlarken bile gülmeye çalışan, okumayı, yazmayı, sanatı, üretmeyi seven, insan olmaya çalışan biriyim.

Ubıhların Jude sülalesindenim. Evliyim, iki çocuğum var.

-Yazı serüveniniz nasıl başladı, ne zamandır yazıyorsunuz?

-Sanırım ortaokul yıllarımda başladım ufak ufak… Yazmayı seviyorum. Üzüldüğümde, sevindiğimde, gözlemlediğimde, kısaca her halde yazdım bugüne dek. Kaybolanlar da oldu ama gelişigüzel kâğıtlara değil de defterlere yazdığım için çoğu duruyor ve bugün baktığımda gülümsetiyor beni. Kimseyi üzmek istemediğim için olsa gerek, hikâyeleştirerek yazmışım hep.

Sanırım öykücü bir yanım var ve düzyazıyı da daha kolay yazıyorum.

Yazmanın bir de iyileştirici gücü var. Kızım küçükken bir yeri acıdığında, “Öp de geçsin anne” diyerek gelirdi. Öperdim, “Geçti” der, gülerek giderdi. Ben de fark ettim ki yazınca kendimi daha iyi hissediyorum.

Şiir biraz daha emek istiyor. Bazen resim çizer gibi ya da hikâye anlatır gibi kolayca yazsam da gidip gelip sözcüklerin yerini değiştiriyor, çıkarıyor, tekrar ekliyorum. Bittiğinde, ilk halinden çok farklı olabiliyor.

Şiir yapılabilen bir şey. İlla kişinin ruh halini, hissettiklerini yazıyor olması gerekmiyor. Tasarlayarak da yazabiliyorsunuz ama illaki emek vermeniz gerekiyor.

-Şiir yazmaya devam edeceğinizi umuyorum. Başka türlerde de yazıyorsunuz diye anlıyorum.

-Evet yazıyorum. Bu kitaba almadığımız, önceden yazdığım, epeyce şiirim var. Bazılarının üstünden geçmek gerekebilir belki…

Öykü, deneme olabilir diye düşünüyorum.

-Bundan sonraki planlarınız nedir, ikinci kitap ne zaman?

-Aslında birkaç kitap olabilecek kadar şiir biriktirmişim ama doğruyu söylemek gerekirse kitap haline getirmeyi hiç düşünmemiştim. Bu işlerin zor olduğunu düşünüyordum. Birçok arkadaşım “Niye bir kitapta toplamıyorsun” dediğinde ‘ne gerek var ki’ diyordum içimden. Sonra bir gün aynı sözleri, şiirlerine bayıldığım, kitaplarının hepsini okuduğum bir şairden duyunca niyetlendim. Şiirlerimin çok iyi olduğunu söylemesi falan değil de “Çocuklarına bir hatıra, bir iz bırakırsın” demesi hoşuma gitti sanırım. Bir dosya hazırladım, birlikte üstünden geçtik ve yayıneviyle görüşüp yolladım. Şans mı, başka bir şey mi bilmiyorum, her şey öyle hızlı gelişti ki inanamadım ve doğum günüme yetişir mi acaba diye düşünürken, çok daha önce basıldı. Yılı hoş bir sürprizle tamamlamak mutlu etti beni.

Şimdi ikinci kitap için ‘neden olmasın’ diyebiliyorum. Üretmek ve paylaşmak keyifli.

-Çok teşekkür ediyoruz ve lütfen devam edin diyoruz.

-Ben teşekkür ederim, sevgimle.

Önceki İçerikSaç
Sonraki İçerikKuzey Kafkasya’da kadının yeri
Birgül Asena Güven
1959 yılında Fethiye’de doğdu. Adigelerin Şapsığ boyundan. 1984 yılında Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümünü bitirdi. İş hayatına özel sektörde 1985 yılında başladı. İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Yüksek Lisans programına katıldı. Uzun yıllar global şirketlerde Finans Yönetimi yaptı. Kafkas derneklerinde çalıştı, yayın organlarında yazdı. Halen Jıneps yayın kurulu üyesidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here