19 Mart’tan bu yana demokratik hakkını kullanarak sokağa çıkan insanlar darp edilerek, işkenceyle gözaltına alındı. Gözaltında kadınlara yönelik çıplak arama, taciz, cinsiyetçi küfürlerin polisler tarafından bir işkence yöntemi olarak kullanıldığı tutanaklara geçti. Bu ülkede gözaltında, hapishanede çıplak aramaya “rutin uygulama” deniyor. Buna karşı çıkan feministler, “Gözaltında, hapishanede çıplak arama dayatması, taciz son bulana ve bu suçu işleyenler yargılanana kadar bunu yapanların peşini bırakmıyoruz” demek için 5 Nisan’da Eminönü’nde Üsküdar İskelesi önünde bir araya geldi.
Basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “19 Mart’ta başlayan eylemlerde, haklarımıza, kentlerimize, irademize, hayatlarımıza, geleceğimize, demokrasiye sahip çıkarken bir kez daha polisin cinsel şiddetine, kötü muamelesine, sağlık kuruluşlarında doktorların bunu kayıt altına almayışına maruz kaldık, tanık olduk. Biz feministler, İstanbul sokaklarından İstanbul Emniyeti’ne, cezaevlerinde çalışan infaz memurlarına sesleniyoruz:
Kadınlara, LGBTİ+lara cinsiyetçi küfür etmek, tecavüz tehdidinde bulunmak, cinsel tacizdir, suçtur.
Kadınları, LGBTİ+ları tek başına köşelerde sıkıştırıp memelerine, vücutlarına dokunmak cinsel saldırıdır, suçtur.
Gözaltında, hapishanede usulsüz çıplak arama, cinsel işkencedir. Cinsel işkence suçtur. Failinin üniformalı olması, bunu devlet adına işlediğini iddia etmesi, adına ‘rutin uygulama’ demesi bu gerçeği değiştirmez.”







