Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Al-Samaha: Bu köyde amansız bir emek, dayanışma ve özgürlük var

Erkek egemen ülkenin kalıplaşmış yargılarına meydan okuyan kadınlar

Dünyada sadece kadınların yaşadığı 4 köy var: Kenya’da, Kamboçya’da, Suriye’de ve Mısır’da.

2021 Mart sayımızda Kenya’daki Umoja Köyü’ne yer vermiştik (https://jinepsgazetesi.com/2021/03/baskaldiran-dayanisma-umoja/). Bu kez, Mısır’ın Al-Samaha Köyü’nden bahsedeceğiz.

Al-Samaha Köyü, boşanmış ya da eşi ölmüş kadınlara ve çocuklarına kucak açan, kadınlar tarafından yönetilen, emek ve dayanışmanın simgesi haline gelen bir yerleşim yeri…

303 kadın ve çocuklarıyla yaklaşık bin nüfusa ev sahipliği yapan köy, başlangıçta Mısır Tarım Bakanlığı’nın “Yaşam İnsana Yakışır” projesinin bir parçası olarak 1998 yılında hayata geçirildi, daha sonra Asvan Valiliği tarafından devralınarak kırsal kadınların güçlendirilmesi konusunda örnek bir köy haline geldi. 2019 yılının ekim ayında drenaj sistemlerinden taşan suyla oluşan hasar nedeniyle zor zamanlar yaşasalar da erkek egemen ülkenin diğer birçok yerindeki kadınlara kıyasla daha fazlasına sahip oldukları özgürlüklerin tadını çıkaran Al-Samaha kadınları, kalıplaşmış yargılara meydan okuyarak çocuklarını yetiştiriyor. Al-Samaha’daki tarlalar, bitkiler, hayvanlar ve ilkel tarım makineleri, amansız bir emeği ve umudu anlatıyor.

Kadınların tarım ürünleri, kümes hayvanları ve büyükbaş hayvan yetiştirerek istikrarlı bir gelir elde ettiği köyde, STK’lar aracılığıyla faizsiz kredi imkânları da sunuluyor.

Mısırlı kadınların güçlendirilmesi politikalarının bir dönüm noktası olan köy, kadınların zorluklara meydan okumasının bir simgesi haline gelmiş.

Yukarı Mısır bölgesinde, Nil Nehri kıyısındaki Asvan iline 120 km uzaklıktaki Edfu’da yer alan ‘Al-Samaha’da yazılı olmayan bir kural var: “Bu köyde erkekler kalamaz.”

Köydeki her kadının bir evi ve 6 dönümlük bir arazisi var. Evler tek katlı ve devlete ait. Küçük bir ücret karşılığında kadınlara devredilebiliyor. İki oda, bir mutfak ve banyodan oluşan evlerin ayrıca ahır bölümü var. Hayvan fiyatlarının  %20’sini Mısır Tarım Bakanlığı karşılıyor. Eğer bir kadın evlenirse, köydeki kullanım ve ikamet koşullarını ihlal ettiği için arazi ve evi elinden alınıyor.

Al-Samaha’da ilkokul ve anaokulu, cami, sağlık merkezi, fırın, postane, gençlik merkezi var. Köyün güvenliğini sağlamak için yakınında bir polis karakolu mevcut. Birbirleriyle dayanışarak yaşamlarını yeniden kuran bu kadınların, akşamları bir araya gelip hikâyeler anlattıkları, karşılaştıkları sorunları tartıştıkları toplantılarda keyifli anlar yaşanıyor. Bir başka ayrıntı da köydeki her mahallenin seçilmiş bir liderinin olması ve toplantı ya da diğer etkinliklerin bu liderler tarafından organize edilmesi…



Nazira Moustafa

Al-Samaha’ya taşınan ilk kadınlardan biri olan 52 yaşındaki Nazira Moustafa, “Geldiğim ilk andan itibaren mutluluğu, güveni ve huzuru hissettim. Bana bir ev, arazi ve besleyip gelir sağlamam için keçiler verildi. Şehirdeyken baskılarla, pahalılıkla, kalabalık sokaklarla ve birçok sorunla boğuşuyorsunuz. Burada daha iyi yaşıyoruz” diyor. 16 yıl önce köye nasıl geldiğini anlatırken üç keçisini okşuyor. “Boşanmıştım. İki oğluyla hiçbir gelir kaynağı olmadan hayatta kalmaya çalışan bir kadını hayal edin. Bu köy olmasaydı ne yapardım” diye soruyor.

Mısır’ın medeni yasası, eşlerini kaybeden veya boşanan kadınların haklarını koruyor gibi görünse de aktivistler, erkeklerin aileleri tarafından malvarlığı talep edilmesine yönelik manipülatif yasal boşluklar olduğunu söylüyor. Kadınlar ve çocuklar bu durumda yoksullukla savaşmak zorunda kalıyor.

2017 yılında bir gazeteciye açıklama yapan 53 yaşındaki Nora Hamed, eşinin ölümünden sonra evsiz ve işsiz kaldığını belirtiyor. Asvan’ın kuzeyindeki Kom Ombo kasabasından üç yıl önce Al-Samaha Köyü’ne gelmiş. “Bu evi 12.000 Mısır Lirası’na (yaklaşık 255 dolar) aldım. Sahip olduğum tüm para buydu. Yeni bir başlangıç umuduyla buraya geldim ve mutluyum” diyor.

Güney Kadınları Derneği’nin başkanı Safinaz İbrahim, “Bu köy, Yukarı Mısır kadınlarının ne kadar güçlü olduğunu ve kendi başlarına ne kadar büyük işler başarabildiklerini gösteriyor” ifadelerini kullanıyor.

46 yaşındaki Nour, eşi öldükten birkaç yıl sonra köye taşınmış. Pirinç ve buğday yetiştiriyor. “Buradaki hayatımız güzel. Elbette iniş çıkışlar var, ama dayanışarak ilerlemeye devam etmemiz gerektiğinin farkındayız” diyor.

(weforum.org, egyptianstreets.com, masravy.com, independentarabia.com,

elbalad.news, thearabweekly.com)

https://www.youtube.com/watch?v=ojfv0hbWnj8



Önceki İçerik
Serap Canbek
Serap Canbek
İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümündeki tahsilinin ardından sigorta sektöründe çalıştı. 2011 yılından beri Jıneps gazetesinde yayın kurulu üyesidir.

Yazarın Diğer Yazıları

Groznili Roza Dunayeva Avusturya’daki mültecilerin sesi oldu

Çeçen insan hakları aktivisti Roza Dunayeva, 2000’li yılların başında Çeçenya’daki savaştan kaçarak yerleştiği Avusturya’da sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalan ailelere destek veriyor....

İlham veren yaşamlar

Dünya çapında kız çocuklarının ve kadınların haklarını savunan, toplumsal değişime yönelik filmler üreten yeni nesil kadın film yapımcılarını ve yönetmenlerini destekleyen Los Angeles merkezli...

‘Hiçbir ülke ataerkillikten muaf değildir’

Oxford University Press tarafından 2014 yılında yayımlanan “Sex, Politics, and Putin: Political Legitimacy in Russia-Cinsiyet, Politika ve Putin: Rusya’da Siyasi Meşruiyet” adlı kitabın yazarı,...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img